Ermeni Komitacılarının Tutuklanması ve Sonrası
Reklam
Reklam
Reklam
Ömer Karayumak

Ömer Karayumak

Av. Arb. Ömer Karayumak

Ermeni Komitacılarının Tutuklanması ve Sonrası

25 Nisan 2019 - 16:05

Dünkü  yazımızda, Emperyalist devletlerin talimatıyla hareket eden Ermeni diasporasının her yıl temcit pilavı gibi tekrar tekrar gündeme getirdikleri 24 Nisan yalanının ne olduğunu açıklamıştık.   Hınçak ve Taşnak terör örgütlerinin birleşerek Türklere karşı uygulanacak kanlı katliam teşebbüslerinin önlenmesi amacıyla bir takım  zecri tedbirlerin alınmasına karar verilmişti. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinin muhtelif vilayetlerinde  çıkartılan isyanlar kısmen de olsa önlenmiş, 24 Nisan 1915 tarihinde Osmanlı Devletinin almış olduğu bir kararla Ermeni komitalarının merkezleri kapatılıp, ilk anda tespit edilen çok miktarda terörist tutuklanmıştı. Avrupa Devletlerinin  eğitip donatarak ve vermiş olduğu  büyük çaplı silahlarla Osmanlı Devleti sınırları içerisinde isyanların çıkmasına  yardım ettikleri bu terör örgütlerinin tutuklanması , batılı  devletleri çılgına çevirdi. Bu tedbirleri hazmedemeyen başta İngiltere olmak üzere, Fransa, Rusya, İtalya, Belçika Amerik Birleşik Devletlerinin basın yayın organlarında  24 Nisan tarihi önce “ Büyük felaket”  daha sonraları da “ soykırım başlangıcı”  diye  kara propagandalar yapılmaya başlandı. Bununla yetinilmedi, tıpkı bugün Türkiye Cumhuriyetine  yaptıkları  gibi baskılar yapmaya ültimatomlar vermeye başlamışlardı.

Sözde Ermeni halkını korumak amacıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde azınlıklar ve Ermeni halkının haklarını korumak  iddiasıyla ıslahat hareketleri adı altında  açıktan açığa isyan hareketlerini desteklemeye ve  Ermeni terör örgütlerini silahlandırmaya hız verdiler.

İş çığırından çıkmaya başlamıştı. O sırada Başkumandan Vekili olan Enver Paşa başka çare kalmadığından, 17 Cemaziyelahir 1333 (2 Mayıs 1915) tarihinde Dâhiliye Nâzırı Talât Paşa'ya şu yazıyı gönderdi.

              "Van Gölü etrafında ve Van Valiliğin­ce bilinen belirli yerlerdeki Ermeniler, isyanlarını sürdürmek için daima top­lu ve hazır bir haldedirler. Toplu halde bulunan Ermeniler'in buralardan çı­karılarak isyan yuvalarının dağıtıl­ması düşüncesindeyim. III. Ordu Ko­mutanlığı'nın verdiği bilgiye göre Ruslar 5 L. 1333 (20 Nisan 1915) ta­rihinde kendi sınırlan içindeki Müs­lümanları sefil ve perişan bir halde sı­nırlarımızdan içeriye sokmuşlardır. Hem buna karşılık olmak ve hem yu­karıda bahsettiğim hedefe ulaşmak için ya bu Ermenileri ailelileriyle bir­likte Rus sınırı içine göndermek veya­hut bu Ermenileri ve ailelerini Anado­lu içinde çeşitli yerlere dağıtmak ge­reklidir. Bu iki şekilden uygun olanın seçilmesiyle tatbikini rica ederim. Bir mahzuru yoksa isyancıların ailelerini ve isyan bölgesi halkını sınırlarımız dışına göndermeyi ve onların yerine dışardan gelen Müslüman halkın yer­leştirilmesini tercih ederim.”( 1)

Bu yazı ile Enver Paşa, Ermeniler ‘in isyan çıkaramayacak şekilde dağıtılmalarını isti­yordu. Talebin, yalnızca isyan ve karışıklıkçıkarılan bölgelerdeki Ermenilerle sınırlı ol­ması gerektiğini belirtiyordu.

Durum gerçekten kritik bir hal almıştı. Bir taraftan savaşın tam  ortasında düşmanla mücadele eden ordunun arkadan kuşatılmasını önlemek için tedbirler alınmasını isteyen Başkomutanlığın son derece haklı talepleri, diğer taraftan ise; Ermenilerin bunca isyan ve katliamlarını görmezden geldikleri gibi onları daha da kışkırtan  emperyalist Batılı devletlerin sert notaları  ve baskıları karşısında  bunalan Dahiliye Nazırı Talat Paşa, geçici tedbirlerle bu işin olamayacağını anlamıştı. Sorumluluğu daha fazla taşıyamayacağı kesindi. Talat Paşa “Hatıralar”ında bu çaresizliğini uzun uzun anlatır.(2)

Bunun üzerine Harbiye Nazırı Talat Paşa, en son çare olarak Sadarete vermiş olduğu tezkere üzerine , “ 27 Mayıs 1915 tarihinde  “Vakt-ı seherde icraat-ı hükümete karşı gelenler için ciheti askeriyece ittihaz olunacak kanunu muvakkat”  adını taşıyan sevk ve iskan kanunu çıkartılıp yürürlüğe kondu.

 I Haziran 1915 tarihinde “Takvim-i Vakayi “ gazetesinde yayınlanan kanun metninde görüldüğü gibi “tehcir” kelimesinden bahsedilmediği, Ermenilerin adı bile geçmemektedir. Kanun ise kalıcı değil, MUVAKKAT bir kanundur. Dört madde halinde düzenlenen  muvakkat Kanun’un tam metni şöyledir:

" 1) Vakt-i seferde ordu, kolordu ve fırka kumandanları ve bunların vekil­leri ve müstakil mevki kumandaları ahali tarafından herhangi bir suretle vâmir-i hükümete ve mü'dafaa-i memlekete ve muhafaza-i asayişe mü­teallik icraat ve tertibata karşı muha­lefet ve silâhla tecavüz ve mukavemet görürlerse, derakap kuvay-ı askeriye ile en şiddetli suretle tedibat yapmaya ve tecavüz ve mukavemeti esnasından imha etmeye mezun ve mecburdurlar.

2) Ordu, kolordu ve fırka kumandan­ları icabat-ı askeriyeye mebni veya ca­susluk ve hıyanetlerini hissettikleri kura ve kasabat ahalisini münferiden veya müctemian diğer mahallere sevk ve iskân ettirebilirler.

3) İş bu kanun tarih-i neşrinde muteberdir. 

4)Bu kanunun meriyeti ahkâmına  Başkumandanlık vekili ve Harbiye Nazırı   me’murdur “(3) 

Kanunun uygulanması amacıyla çıkartılan 10 haziran1915 tarihli talimatname gereğince de:

1-Savaş bölgelerinde bulunan Ermenilerden birkısmının düşman saflarına katılmaları, Osmanlı askerini arkadan vurmaları ve düşman adına casuslukta bulunmaları nedeniyle kanuna ve talimatlara uygun olarak cephe gerilerine sevk edilmeleri,

2-Sevk edilen Ermenilerin mallarının koruma altına alınması, bu amaçla emval-i metruke komisyonlarının kurulması 

3-Kurulan bu komisyonların ayrıntılı bir şekilde defterlerinin  tutulması (defterlerin üç nüsha olması)

4-Sevk ve nakil esnasında yapılacak bütün masrafların muhacirin teşkilatından karşılanması “ isteniyordu.

Batılı devletler tarafından “ Tehcir “ diye adlandırılan ve 104 yıldır  “soykırım” diye lanse edilmeye çalışılan  bu asılsız iddia, bizim “ sevk ve iskan kanunu” diye tanımladığımız olay bu dört maddelik  muvakkat kanundan başka bir şey değildir.

Devam edeceğiz

----------------------------

 (1):LevonPanos  Dabağyan, Sultan Abdulhamid Han ve Ermeni meselesi, İst.2001

(2) Talât Paşa’nın hatıraları,Der. Enver Bolayır,1946 Sh.64, Tal^t Paşa, Tevfik Çandar, Kültür Bak.yay. 1995,Sh.343

(3):K.Gürün,Ermeni Meselesi Sh.214;Binark,a.g.e. Sh.65;Arşiv belgeleriyle Ermeni faaliyetleri, GKB. Yay.C.1,Sh.131,Belgeler için bkz.428-429;Askeri Tarih Belgeleri Dergisi, Aralık 1982 Belge 1831; Arşiv belgeleriyle Ermeni faaliyetleri, Sh.139-142, Belge için Bkz. (Kol. BDH, Kl.361, ED .1030 YD.1445  Fh.1-4)

-----------------

*Tarihçi-Yazar,  Başbakanlık Osmanlı Arşivleri E. Şube Müdürü

Bu yazı 2502 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum