Anneler hep anadır, bizlerse kuzu.
Yaşımız yetmişe gelse onunki olur yüz.
Ve kapatamayız aradaki otuzu.
Kuzulara kıymayın.
“Ben büyüdüm anneee” demeyin.
Kanımızı, tenimizi, rahminde şefkatle yoğurur.
Acılar içinde bizi doğurur.
Kızıl kanını ak sütlere döndürür.
Rahminde kızıl kanıyla beslerken,
Kucağında ak sütüyle büyütür.
Dilini ağzımıza verir Anadilimiz olur.
Ortalık ana-baba günü olduğunda,
Ana kucağından daha güvenli yer yoktur.
Yeryüzünde ana sütünden daha helal içecek yoktur.
Yavrusu “Öf be ana” dese de,
Ana, “Of” demeden derdine derman olur.
Oğul, anasının ipliğini pazarda satsa da,
Ana, oğluna “Sütüm sana helal” der.
Analar kök gibidir, oğulları dal.
Analar kovan gibidir, oğulları bal.
Dallar kırılsa analar onu merhamet merhemiyle sarar.
Oğul, anasının gönül denizini bulandıramaz.
Yavrusunun derdine derman olmak, anaya yük olmaz.
Dünyada hiçbir yer, ana kucağı kadar rahat değildir.
Sarayda Demokles’in kılıcı altında yatmaktansa,
Köprü altında ana kucağında uyumak daha evladır.
Yolumuza kırmızı halılar değil, sırma saçlarını serer.
Kuş sütüyle değil ana sütüyle besler.
Ana sofrasındaki helal duru, ayranla kuru ekmek,
Köşkteki haram havyardan tatlıdır.
Aman, anaları ağlatmayın.
Yüreklerini dağlatmayın.
Hiçbir koku ana kokusu kadar güzel değildir.
Ana sütü nereden gelirse, kokusu da oradan gelir.
Cennet, anaların ayağı altında olduğuna göre,
Süt de, koku da, cennetten gelir.
Yar kokusunda şehvet, ana kokusunda şefkat vardır.
Yaşlandıkça şehvet azalırken şefkat artar.
Ciğerini söken yavrusunun eli acıyınca “Anam” dese
Ana, “Yavrum” der de, ciğeri kan ağlarmış annenin.
Oğul annesini sırtında hacca götürse,
Çölde gözyaşlarıyla annesini sulasa,
Dokuz ayın hakkını ödeyemez.
Hiçbir yürek, ana yüreği kadar temiz değildir.
Hiçbir söz, ana sözü kadar tesellici değildir.
“Cennet, anaların ayakları altındadır.” Demiş peygamberim
Cennet yanındayken cennet arayanlar,
Rızasız cennete varmak yok imiş.
Ana-babaya “Öf bile deme” diyor Rabbimiz.
Anaların duaları geri çevrilmez.
Bedduasını almamak lazım.
Gerçek analar beddua etmez.
Ne zaman cenneti özlerseniz annenizin yanına gidin ve ellerinden öpün.
Anne, çocuklarını kan bağıyla bağlar birbirine.
Ninnisinden bal, göğsünden süt akar.
İçi kan ağlasa dışı hep bahar.
Karşılıksız verirler.
Çünkü Cennetin üstünde gezinirler.
Dünyanın bütün belaları başımıza lav gibi yağsa,
Anamızdan emdiğimiz süt burnumuzdan gelse,
Yine de anaları ağlatmayacağız.
Sağ annelerimizin ellerinden öpmeye, hayır dualarını almaya çalışalım.
Ölmüş annelerimizi, beş vakit namazlarımızın son oturuşlarında okuduğumuz “Rabbenağfirli ve li valideyye…/Rabbimiz, beni, anne-babamı ve bütün müminleri afveyle” duasını okumaya devam edelim.
ANALAR AĞLAMASIN
Yayınlanma :
22.07.2023 15:04
Güncelleme
: 22.07.2023 15:04
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: