Efendim! Meseleyi hiç çekip sündürmeden direkt konuya giriyorum. Oruç mu sizi tutsun yoksa siz mi orucu tutun? Vallahi bizim oruç tutmamızdan daha çok "Orucun bizi tutmasına" ihtiyacımız var.
Bizim tutacağımız oruçta ne var? Kalk sahura, üç beş bir şeyler atıştır. Üstüne iç suyu, sonra bir niyet; "Yedim arıca, içtim duruca, niyet ettim Allah rızası için yarınki tutacağım oruca." Hepsi bu... Gün boyunca aç bir vaziyette akşam ezanını bekle. Tüm mesele bu; hiç uzatmaya gerek yok.
Ya orucun sizi tutması? Ne anlama geliyor hiç düşündünüz mü? Orucun sizi tutması demek, derinden bir arınma manasını taşır. Ramazan denen bu muhteşem ayda evinizin, barkınızın, bedeninizin iliklerinize kadar arınmasıdır. Misal; oruç sizi tutarsa, kibir, büyüklenme ve enaniyet denen o canavar küçülür ve yok olur. Çünkü orucun boyası, kapkara olan o hasletleri kendi rengine boyar ve apak edip ortadan kaldırır.
Oruç; öyle bir serinliktir ki, öyle yumuşak bir meltem, hatta öyle gümrah bir akarsudur ki Cehennemin alevi dahi onunla söner.
Ramazaaannn! Kur’an ayı... Ferahlığın, huzurun, neşenin, bolluk ve bereketin ılgıt ılgıt estiği kutlu ay. Bu ayda okunan her cüz sayesinde, telaffuz ettiğin her harf adedince bir melek misafir olur hanene.
Ramazan gelende; darıl nefsine... Sarıl kutlu günlerin Cennet'e kanat çırpan eteklerine. Huzuru koy kasvetli günlerin yerine. Ve de ki; Tut Beni Oruç...
Kul Kozâkîce seslen dostların cümle cemine;
Enâniyet çukuruna düşürme;
Hodgamlardan ayır, tut beni Oruç!
Cehennem nârında beni pişirme;
Yakma cayır cayır, tut beni Oruç!
Henüz okumadan bir küçük cüzü;
Göründü bir anda gerçeğin yüzü...
Yürüyemediğim dünyanın düzü;
Olmasın hep bayır, tut beni Oruç!
Sen gelince ben nefsime darıldım;
Yemedim, içmedim sana sarıldım!
Ben boz bulanıktım, senle duruldum;
Hakk katında kayır, tut beni Oruç!
Zindelik kazanır sana uyanı;
Allah ıslah etsin yiyip doyanı!
Hakk'tan bize gelen nurlu beyanı;
Sen üfle sen duyur, tut beni Oruç!
Otuz gün nefsime vurduğum geme;
Sabır ne çok yakışıyor âdeme!
Rüştümü ispata cümle âleme;
Hakk emrini buyur, tut beni Oruç!
İmanla ettiğim bütün taatler;
Sırat'ı geçmeye yeten vaatler;
Bitmeyi bilmeyen onca saatler;
Gözlerimde büyür, tut beni Oruç!
Karıştırmayayım sapı samanı;
Susuzluğa sabır işin yamanı!
Ferahlamak için iftar zamanı;
Helâlinden doyur, tut beni Oruç!
Kul Kozâkî! Deme hoştur sözlerim;
Ben tenimi Güneş ile közlerim;
Miskinleşir kör olası gözlerim;
Gece gündüz uyur, tut beni Oruç!
Aşağıdaki tarih, saat ve yer şiirin kaleme alındığı zamanı ifade eder. Yazımız güncel olup bugün itibarıyla kaleme alınmıştır.
05 Nisan 2024 / Saat: 03.37 / Mersin
Yorumlar 1
Kalan Karakter: