Birkaç gün önce en düşük emekli maaşı ile ilgili yazdığımız yazı üzerine bazı arkadaşlarımız “Siz parti olarak emeklilerin maaşları hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye sözlü ve yazılı bazı sorular sordular.
Bizim düşüncemiz şudur:
Emeklilerin açlık sınırı altında maaş almaları ciddi bir sosyal adalet sorunudur. Bu sorun sadece ekonomik degil, ayni zamanda insani ve vicdani bir sorundur.
Temel anlayış olarak şunu kabul ediyoruz: emekli maaşı, emekliye bir lütuf degil, kazanılmış bir hakkın ödenmesidir.
İnsanlar yıllarca çalışıp prim ödemişken, yaşlılıklarında temel gıda ihtiyaçlarını bile karşılayamıyorsa burada çok ciddi bir sorun vardır.
Açlık sınırı dediğimiz şey, en temel yaşam giderlerini ifade eder.
Bunun altında kalan bir maaş, "geçim" değil, hayatta kalma mücadelesi anlamına gelir ki hiç bir emeklimiz bunu hak etmemektedir. Bu durum emekliler ve aileleri için onur kırıcıdır ve aile içi ekonomik baskıyı da artır.
Gelişmiş toplumların bir göstergesi de, yaşlılarına nasıl davrandığıdır.
Emeklilerin bu şartlarda zorlanması, çalışan gençler için de Bir gelecek kaygısı ortaya çıkarmaktadır.
Çok zor şartlarda yaşamaya çabalayan memur emeklilerinin de kanunen hakları olan ve memurlara verilip emeklilerine verilmeyen seyyanen zammın verilmesi haklarıdır...
Seyyanen zammın verilmemesi açık bir hak ve adalet ihlalidir.
Seyyanen zam, memurun maaşına eklenmiş kalıcı bir unsurdur. Çalışırken bu maaş üzerinden prim ödenmişken, emekli olunca yok sayılmaları, hukuki olmasa bile, vicdani bir hak ihlalidir.
Memur emeklileri, özel sektör emeklilerine göre zaten düşük maaş bağlanan bir kesimdir.
Seyyanen zammın dışında bırakılmaları,
Her dönem bu farkı daha da derinleştirecektir.
"Bütçeye ek yük" gerekçesi geçerli bir sebep değildir. Burada yük olarak gösterilenler devletin yıllarca omurgasını taşıyan insanlardır.
Devlette tasarruf yapılacaksa, buna en kırılgan gruptan başlanarak yapılmaz.
Memur emeklilerine seyyanen zammın verilmemesi ne sosyal devlet anlayışıyla ne de hakkaniyetle bağdaşır.
Emeklilik dönemi, emeğin karşılığının korunması gereken bir dönemdir.
Milletimizin desteğini alan Kutlu Parti döneminde emeklilere farklı muamele yapılmayacak, primlerine ve devlette geçirmiş oldukları hizmetlerine uygun yeterli ve onurlu bir maaş ödemesi gerçekleştirilecektir. Çalışan memurlara verilen oranlarda her türlü haklardan da aynen çalışıyormuş gibi yararlanacaklardır.
Kutlu Parti iktidarında en düşük emekli maaşı bilimsel metotlarla gerçekçi olarak hesaplanan yoksulluk sınırının mutlaka üzerinde olacaktır.
Mesela 2026 yılı için belirlenen yoksulluk sınırı 30.000 TL ise, emeklilerin en düşük maaşı bunun üzerinde olacak ve çalıştıkları dönemde ödedikleri primlere paralel olarak kademelendirilecektir.
“Kaynağını nereden bulacaksınız?” diye sorulursa, cevabımız da şu olacaktır: Devletteki israfın önlenmesi ve devlet malının haksız yere alınması ve gasp edilmesinin önüne geçilmesiyle çok daha fazla kaynak bulacağımızı söyleyebiliriz.
Bugün emeklilerimizin yaşadığı çok büyük sıkıntıların temel nedeni emeklileri adeta gereksiz bir kesim gibi gören yanlış zihniyettir.
Bizden söylemesi…
Yorumlar
Kalan Karakter: