Reklam
  • Reklam
SARIVELİLER İLÇESİNDE Kİ KARAMANOĞULLARI SÖYLEŞİM
Reklam
ŞERAFETTİN GÜÇ

ŞERAFETTİN GÜÇ

SARIVELİLER İLÇESİNDE Kİ KARAMANOĞULLARI SÖYLEŞİM

28 Ağustos 2017 - 14:43

SARIVELİLER İLÇESİNDE Kİ KARAMANOĞULLARI SÖYLEŞİM
Şerafettin GÜÇ-Karaman Tarihi Araştırmacısı-Yazar

24-27 Ağustos 2017 tarihlerinde Ermenek 22 nci Sıla Etkinlikleri içerisinde Sarıveliler İlçesi Belediye Konferans salonunda 25. 08. 2017 tarihinde saat 19 - 20 arasında Karamanoğlları Tarihi söyleşisi yaptık.
İlçe halkının yoğun ilgisi, özellikle yöre gençlerinin katılımları dikkat çekti. Söyleşim sonunda sorulan sorulara kaynaklarıyla birlikte verdiğim cevaplarla, gençlerimizi araştırmaya yönlendirdim. Toplantımızı imzalı kitaplarımı dağıtarak sonlandırdık.
KONUŞMAMDA Kİ KONU BAŞLIKLARIM
A- Anadolu'ya gelen bu Türkmenlerin başında dervişleri ve dini liderleri bulunmakta idi. Bunlardan Baba İlyas Amasya'nın Çat köyüne yerleşmiş, burada halkın hayvanlarını parasız olarak gütmüştür. Bunun yanında karı-koca arasındaki geçimsizlikleri giderebilmek ve hastaları iyileştirebilmek için muskalar yazmış ve hatta sihirbazlık yapmıştır. Halk, Baba İlyas'ı sevmekte ve onun kerametine inanmaktadır. Baba İlyas Çat Köyünde bir dergâha kurarak burada kadın ve erkeklerin bir arada bulundukları dinsel törenler düzenlemiştir. Onun mensup olduğu tarikatın Yesevilik mi, yoksa Vefailik mi olduğu kesin olarak bilinmiyor.
B- 1219’da başlayan Moğol akınları yüzünden Asya’dan yola çıkan boyların büyük bölümü Anadolu’ya akıyordu. Ardından Karahıtaylar ve Harezmşahlar çatışması sırasında harap olan Fergana şehirlerinin ahalisi Anadolu’ya geldi.
C- Medrese İslami-Halk İslami Yerleşikler de konar-göçerler de Müslüman olmakla birlikte İslam anlayışları farklıydı. Şehirliler medreselerde işlenen ve öğretilen kitabi esaslara dayalı İslam anlayışına (Sünnilik, özellikle de Hanefi kolu) sahipti.
D- Çoğu okuma-yazma bilmeyen, sade ama son derece zor hayat şartlarında yaşayan konar-göçerlerdi. Karmaşık ve anlaması zor kitabi İslam yerine İranlı ve Türk sufiler tarafından geliştirilen geleneksel hurafelerle karışık, tasavvufun basitleştirilmiş kurallara dayanan, mistik İslam inancını (Vahdet-i Vücutçuluk, Suhrevilik, Kübrevilik, Melamilikten doğan Kalenderilik, Yesevilik, Haydarilik, Vefailik, Dailik gibi) benimsemişlerdi.
E- Karaman aşiretinin beyi (reisi) “Karamanoğulları” devletinin kurucusudur. Karamanlılar’ın, Oğuzlar’ın Avşar boyundan veya Salur boyundan olduğu tartışmalıdır. Hangisinden olursa olsun illâ Oğuz Türklerindendir.
Şikari Tarihinde aile şecereleri şöyle:
1- Şirvan Han
2- Kâl Han
3- Alp Arslan
4- İbrahim Han
5- Sadeddin Bey
6- Nureddin Bey
Kim olduğunu böylece anlattıktan sonra, şimdi de adı üzerinde kısa bir açıklama yapalım.
Asıl adı yukarıda da görüldüğü gibi “Nureddin” dir. O zamanın saygın bir tarikatı olan “Babai” tarikatına girip Sufi olunca, Nureddin’in kısaltılmışı olan “Nur” ile “Sufi” sıfatı birleştirilip “Nur Sufi” veya “Nur Sofu” denmiş. Halk arasında “Nur Sofu” diye söylenir.
Yazışmalarda; “Nureddin Sofi”, “Nuri Sofi”, “Nur Sofi”, “Nure Sofi” olarak geçer.
F- İlk olarak Ermenek kalesini alıp kışı orada geçiren Nureddin Bey, İlkbahar’da Mut üzerine yürüdü. Kale dışında (şimdi Mut öreni) oturan Mutlularla birleşip kaleyi kuşattılar. Kırk gün kuşatmadan sonra kaledeki Ermenilerin Kız Kalesine kaçmaları
ile boşalan kaleye kale dışında oturan Mutluların yerleşmeleriyle kale artık “Mut Kalesi” adını aldı.
G- Nureddin Bey zapt ettiği ve sultanın izni ile egemen olduğu bu bölgede asayişi sağladıktan sonra buradaki kuvvetlerin başına oğlu Karaman Bey’i bırakıp kendisi Sivas’ta olan obasının başına döndü. Orada Babai şeyhi Şeyh İlyas adında bir şeyhle tanıştı. Ona mürid oldu, yedi yıl mağaralarda yaşadı “sofi” oldu. Şeyh İlyas’ın halifesi (vekili) olarak buralara tekrar geldi. Kuvvetlerinin başına geçti. 1256 yılında Silifke kalesini de aldıktan sonra artık yaşlanıp seferlere çıkmaya gücü yetmeyince bütün yetkilerini oğlu Karaman Bey’e bırakıp kendisi Mut’un Yalnızcabağ köyü yakınındaki Değirmenlik yaylasına çekilip 1264 yılında ölünceye kadar orada oturdu.
H- NURE SOFİ'NİN OBASINDAN; 5 BEYLİK, 1 YARI DEVLET, 1 HAKANLIK ÇIKTI
Aydın Bey, Hamit Bey ve Dündar Bey dağılarak kendi beyliklerini oluşturdu Tekeoğulları ve Hamitoğulları
Oğlu Karaman Bey ise Larende'yi Yahudilerden temizleyerek Karaman Beyliği'ni oluşturdu.
Akrabaları Turgut Bey ise, Turgutoğullarını kurdu.
Nure Sofi'nin torunlarından Mahmud Bey ise, Anadolu Selçuklu'nun Kıbrıs Şovalyeleri'ne kaptırdığı Alaiye (Alanya)'yi Memlük Sultanı'nın desteğiyle ele geçirip, Alaiye Beyliği'ni kurdu. Eşrefoğulları yine Nureddin Sofi'nin obasıyla gelmişlerdi.
Turgutoğulları, Ahiler ile işbirliğine girip, Karamanoğulları'nın da desteğiyle Ankara'da Ahi Devleti(Ahiler, Ahi Beyliği, Ahi Cumhuriyeti) kurulmasında öncülük ettiler. Bölgenin Osmanlı Devleti eline geçmesi ile birçok Türkmen; Kıbrıs'a, Balkanlar'a götürüldüler. Bunlardan Mustafa Kemal Atatürk'ün anne tarafından dedeleri ile Afrika'ya gidip yerli halkın gönlünü kazanarak Afrika Karaman Hakanlığı'nı kuranlar sayılabilir.
I- (H.976 (M.1569) tarihli belgenin Türkçeye çevirisi) Karaman oğullarının büyük dedesi Nure Sofinin türbesi taştan inşa edilmiş olup çatısı ahşaptır. Nure Sofi Mut nahiyesine bağlı Değirmenlik köyündeki bu türbede yatmaktadır. Burası bir yaylak olup çok kişi çıkar. Burada vakfa ait 9 değirmenden elde edilen 304 akçenin vergiden sonra kalan 270 akçe, yaylacıların ve otlakıyecilerin ödediği bal öşrü vergiden hariç 400 akçe, Sarayşah, Balanur ve Oruçhan yaylalarından elde edilen hububat, meyve ve bağ öşürlerinden 850 akçe olmak üzere toplam 1520 akçe vakfa varidat olmaktadır. (Günümüz Türkçesine Çevrilmiştir)
 

Bu yazı 440 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar