Reklam
Reklam
Mustafa Uysal

Mustafa Uysal

Mustafa Uysal

Hutbe....

03 Haziran 2021 - 13:07

Mustafa UYSAL

Emekli İmam Hatip

Görevli iken hazırlayıp cemaatimle paylaştığım hutbelerimden birini bugün siz arkadaşlarımla paylaşmak istiyorum.

Başlığı şöyle:

"Efendimizin vefatı ve son tavsiyeleri."

Muhterem cemaatim

Nasr sûresi üç ayettir.

Mekke'de inmiştir ancak Medine devrine aittir.

Bu sûreden sonra Efendimiz'in sav.

Seksen gün yaşadığı rivayet edilir.

Rivayet ibni Ömer Ra. Aittir.

Efendimiz sav.

Bu sûrenin nüzulü ile vefatının yaklaştığını anladı.

Abdullah İbn-i mesud Ra. derki:

Allah'ın Resulü bizi topladı.

Biz'e bakınca gözleri doldu.

Hoş geldiniz.

Allah size ömür versin.

Allah'tan size selamet dilerim.

Allah sizi rahmeti ile esirgesin.

Allah sizleri korusun.

Allah size iyilik ve rızıklar versin.

Allah'tan sakınmanızı tavsiye ederim.

Sizi ona ısmarlarım.

Çünkü Allah benim ve sizin için:

"Mutlu sonuç ALLAH'tan sakınanlarındır" buyurdu.

("Vel'âkıbetu Lil muttekiyn".)

İbn-i mesud Ra.yine derki:

Yâ Resûlellah sizi kim yıkasın dedik.

Ev halkımdan yakınlık sırasına göre en yakınım buyurdular.

Sizi neye saralım dedik.

İsterseniz elbisemin içine isterseniz mısır bezine buyurdular.

Birgün Uhud'a gitti.

Şehidlere duâ etti.

Döndü minbere çıktı, vedâ eder gibiydi.

"Ben sizin Kevser havuzu na ilk erişeniniz  ve karşılayanınız olacağım. Sizin le buluşma yerimiz orasıdır."

"Vallahi ben'den sonra müşrikliğe dönersiniz diye korkmam.

Fakat dünyaya kapılır, 

Birbirinizi kıskanır, 

Öldürürsünüz diye korkarım."

Buyurdular.

Hz. Aişe validemiz:

Resulullah efendimizin yatağının izhir otu doldurulmuş bir döşek olduğunu söyler.

Ümmü Bişr bin berâ derki.

Resulullah efendimizin hastalığı humma idi.

Çok şiddetli idi.

Sebebini sordum.

Buyurdular ki,

Bize verilecek ecir kat kat olduğu gibi,

İbtilalarda katkat olur.

Efendimiz sav.

Son günlerin de sahabenin mescidde ağladığını duydu.

Amcaoğlu fadl'a:

Şu sarığı başıma sar,

Elimden tut ben'i mescide götür diyerek mescide gitti ve minbere oturdu.

Bu son oturuşu oldu.

Halkı mescide toplattı.

Şehadet ve hamdetti.

Uhud şehidlerine mağfiret diledi ve:

"Vefatımdan korkuyormuşsunuz.

Benden önce ümmeti içinde temelli kalmış peygamber varmı ki ben kalayım.

İyi biliniz ki ben RABBİM'e kavuşacağım

Bana kavuşmak isteyen,

El'ini ve dilini günahtan çeksin.

Günah nimetin değişmesine sebep olur.

Halk iyi olunca idarecide iyi olur.

İçinizde bana hakkı geçen olabilir.

İşte tenim, işte sırtım, işte malım,

Hakkı olan gelsin alsın.

Kin beslemek, benim huyum ve halim değildir."

Daha sonra helalleşti. Dua isteyenlere dua ettiler.

Kâinâtın efendisi  son bir Sabah namazında perdeyi açıp cemaati seyretti.

Sahabe Hz. Ebubekirin ardında saf tutmuştu.

Yüzleri mushaf sahifesi gibi sararmıştı. Cemaati görünce gülümsediler.

Son gün pazartesi:

Hz Fatıma ve safiyyeye,

"Allah katında makbul ameller işleyin. Çünkü ben sizi ALLAH'ın azabından kurtaramam."

Buyurarak bizlere ömürlük ders verdiler.

Dadısı ağlamaya başladı.

Ağlama o RABBİNE gitti denince:

Ben ona ağlamıyorum. "Semâdan gelen haber kesilecek" ona ağlıyorum diyerek hüznünün sebebini açıklamıştır.

Hz Ebubekir Ra.

Örtülü yüzünü açarak alnından öptüğü Efendimiz'e şöyle seslendi:

"PEYGAMBERİM, DOSTUM, SEÇKİN'İM, SAĞLIĞINDA GÜZELDİN,

ÖLÜM HALİNDE DE GÜZELSİN."

Enes bin Mâlik Ra.

Medine en aydınlık gününü hicrette,

En karanlık gününü de Peygamberimin vefatında yaşadı Buyururlar.

Şefâat yâ Resûlellah.

Şefâat yâ eshâb'ı güziyn.


Bu yazı 4738 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum