Adını haber bültenlerinde bile duymadığımız, duyup da çoktan unuttuğumuz, hatta bugünlerde yüzde 50 kozmetik, kuyumcu ve beyaz eşya indirimlerini daha çok konuştuğumuz bir 8 Mart daha!
Ne yazsam anlamlı bir şeyler söyleyip yazamayacağım hissi beni artık çok yoruyor. Sadece yorgunluk mu? Sürekli kaygıyla atan kalbimiz bunların hiç birini hak etmiyor. Yaşama hakkı elinden alınan her bir kadın için "artık bu son olsun" demek de çare ve çözüm olmuyor.
Kimin ne giydiğinin yada hangi görüşten olduğunun bir önemi olmadan; tüm siyasi partilerin üzerinde durmayı başardığımız gün 8 Martlar kuşkusuz daha anlamlı olacak.
Bugün yine salonlar dolacak ve sonra boşalacak... Hamasi övgüler, bir önceki yılın basın mesajları bir kaç değişiklik ile servis edilecek, yapay zekâ ile hazırlanan yapay görseller, kadına kendisini güzel olmak zorunda hissettiren iğrenç bir sistem, ha bir de çiçek böcek işleri var ki, hakikaten en haz etmediğim şey; 8 Martlarda kadınlara karanfil uzatarak günü kutladığını ve kurtardığını sanan kişiler ve kurumlar var.
Çiçek yerine fide, fidan, toprak, saksı derseniz anlarım. Ne bileyim bir sağlık taraması, bir hijyen kiti, bir sinema tiyatro bileti, kadının hayatına kolaylık sağlayacak, anlam katacak bir adım... Çok mu zor? İnanın çöp tenekelerine atılan karanfillerden çok daha manidar olacaktır.
Yüz bin kere yazmış olsam da yine yazacağım elbet... Zira işim bu. Zira bu kadarını yazmayı; Hiç bir bedel ödemeden sahip olduğum haklarımı, cumhuriyete borçlu olduğumu biliyorum. Cumhuriyet sayesinde kadının yolunun nasıl açıldığını bugünlerde çok daha başka şekilde anlıyoruz maalesef!
Evet dünyanın her coğrafyasında zor iş kadın olmak. Zoru başaran, direnen, kendisine yaslanarak; emeğiyle üretimiyle, hikayeleriyle hayata yön ve ilham veren kadınlar var ve iyi ki varlar. Bu köşenin kadın yazarı olarak tüm kız kardeşlerimin ellerinden, alınlarından öpüp sarılıyorum. Siz de öpün, sarılın isterim. Hani çeşitli kurum ve kuruluşlar başarıları, emekleri görünür olan kadınlara ödüller veriyor ya; gösterme şansı olmayan tüm kadınların en azından bu hakkını bugün siz teslim edin, edelim isterim.
Kadınıyla erkeğiyle hep birlikte yüzümüzü umuda, adalete, huzura, barışa, üretmeye, sevgiye saygıya çevirelim isterim. Çünkü kadınıyla erkeğiyle şiddetin her türlüsüne hayır demezsek "kadına şiddette hayır demeye bin yıl daha devam ederiz.
Evet kadın erkek fark etmez; insan haklarını bilmezse savunamaz, savunamazsa koruyamaz da!
Bazı yolları daha sağlam adımlarla yürümek için haklarını bilen kadınlara ve erkeklere ihtiyacımız var. Çünkü "bilmek" güzelleştirecek dünyamızı!
Son olarak!
Sosyal medyada görüp hikayelerimize yapıştırdığımız o spot cümleler ile sürünün ancak bir gün parçası olabiliriz. Kendi aklımızla kendi algımızla yılın kalan 364 günü için varlığımız inanın çok daha kıymetli!
Misal ben bugün " çiçek babandır" demeyeceğim ama! Yolunmuş çiçeklerin ahından uzak umudum hudayinabit bir çiçek diyeceğim. Çünkü yeryüzünde o kadar çok ve o kadar güzel yer kaplıyorlar ki; ne yaparsınız yapın kayaların bağrını dele dele baharı getirmeye devam ediyorlar.
Kalbinde hudayinabit çiçekleri yeşerten tüm kalplere sevgimle.
Yorumlar
Kalan Karakter: