Yunus Emre'nin odunları
Reklam
Reklam
Ahmet Tek

Ahmet Tek

Yunus Emre'nin odunları

12 Şubat 2019 - 14:12

[email protected]

    Hemzemin kelimesi bazı okuyuculara yabancı gelebilir. Bilmediklerinden değil, kullanmadıklarından veya unuttuklarından.

   Bir tren yolunun üzerinden, yani raylardan, karşı tarafa geçecekseniz, geçecek olduğunuz yer hemzemin geçittir. Hemzemin geçit, demiryoluyla karayolunun aynı düzlemde kesiştiği noktadır.

   Bugün Larende Alt Geçidi olarak adlandırılan ve kaçmak isterken belinin ortasına taş yiyen yılanın kıvranıp can verdiği halinden ilham alınarak (esinlenilerek) yapılmış olmalı dediğim battıçıktının yakınında hemzemin geçit vardı.

   İşte o hemzemin geçidi çok kullandım. Çiftçiydik, traktörümüz vardı ve köyümüz Kılbasan’dı. Tarlaya ve köye gitmek için hemzemin geçitten geçmek zorunluydu. Ova köylerine geçiş buradan sağlanıyordu.

   İster römorkun içinde ol, ister traktörün üzerinde, hemzemin geçitten geçerken tetikte durmak gerekirdi. Yoksa bir yeriniz sakatlanabilirdi. Raylardan her geçişte, yogada en zor duruşlardan biri olan eller yerde, vücut kalçayla birlikte havada asılı pozisyonu almak gerekirdi. O günleri, bu duruşun kıymetini bilmeden geçirmişiz!

   Hep İstasyon Parkı ve gar nostaljisi okudunuz. Mısırcılar, kelleciler, faytoncular, at arabacılar, sucular ve daha neler neler. İstasyonlar hatıraların ölmediği mekanlardır. Daha çok anı okuyabilsek, geçmişin esintisini bugünlere çekebilsek ne güzel.

   Ben de sizlere hemzeminli günleri anlatmak isterim.

   Hemzemin geçidin başlangıcında çarpı işaretine benzer bir tabela uzaktan görülürdü. Hemzemin geçidiniki tarafında mekanik düzenekli bariyerler bulunurdu. Bir direğe bağlı olan bu bariyerler yavaş yavaş iner, yavaş yavaş kalkardı.

   Sinyalizasyonun henüz bilinmediği yıllar... Geçit bekçileri tren veya diğer demiryolu araçlarının hemzemin geçitten güvenli geçmelerini sağlamak üzere önceden (3 dakika da olabilir 10 dakika da, eskiden böyleydi) bariyeri indirir, bariyer olmayan yerde zincir çekerdi.

   Geçit bekçileri bariyerleri kapatıp kumanda kolu başında durarak bayrakla trene serbest yol işaretini verirdi. Bekçi, tren bariyeri tamamen geçince ve trenin arkasındaki işareti gördükten sonra bariyeri açardı. Geçit bekçilerinin minicik kulübeleri vardı.

   Elbette hemzemin geçitler tarih olmadı. Yüzlercesi aynı işlevi görüyor.

Ayakları Kokutmadık ya

     O hemzemin geçit, TCDD’nin üst geçit yapacağı vaadiyle kapatıldı. Vaat gerçekleşmedi. Üst geçidin ayakları diye, 1977 yılı olmalı, bir çirkinlik yükseldi. Başı, gövdesi olmayan dev yaratığın ayaklarına Karaman sakinleri 40 yıl baktı.

   Kokmadığı için birçok kişinin minnet duyduğu bu dev ayaklar, Karaman Belediyesi tarafından 6 Aralık 2012 tarihinde yıkıldı. Buranın temeli atılırken tören yapılıp yapılmadığını bilmiyorum. Ama herkesin çok sevindiğini hatırlıyorum. Karaman ilk kez üst geçit görecekti, nasıl sevinmeyelim? Yıkılırken ve enkaz taşınırken de tören yapılıp yapılmadığını bilmiyorum. Ama herkes yine çok sevindi. Yapılmayan bir hizmete iki kez sevinen başka şehir var mıdır, bunu da bilmiyorum.

 Lunaparka Uyum Sağlamış

    Karaman’a bir başka gelişimde Makro Üst Geçidi’ni gördüm. Düz ovaya hareket getirmek isteyen her kimse, süper bir proje hazırlamış. Projeyarıda kalmamış, hizmete açılmış. Yanındaki lunaparka aykırı düşmesin anlayışıyla, çocukların adrenalini yükselten kavisli lunapark trenlerinin hattı gibi bir eğrilik kazandırılmış. Buradan geçerken kaç derece eğim olduğunu öğrenemedim. Ama gördüğüm, Sümer Mahallesi’nin unutamayacağı bir yatırımdı. Tasarruf amaçlı olmalı ki, çok dar yapılmış, yayalar ve sürücüler için cambazlık gerektirecek kadar girift bir üst geçitti gördüğüm. “Oh, nihayet indik!” derken, karşımıza bir ev çıkmasın mı? Yüreğim ağzıma geldi.

   Orhan Veli’nin, “Gemlik’e doğru/ denizi göreceksin/ sakın şaşırma” dizelerini okumuşluğum da, Bursa’dan Yalova’ya giderken bir küçük tepede aynı dizelerin yazılı olduğu levhayı görmüşlüğüm de çoktur.

   Kendi memleketimde beni şaşırttınız ya, hatta korkuttunuz ya, helal olsun sizlere! Bir de o evde yaşayanlara hayret ederim. Hiç mi korkmazlar, bir araç üst geçitten hızını alamayıp ansızın içeriye dalar diye?

Karadeniz’de bile Böylesi Yoktur

   Geçen ay ilk kez geçtiğim Larende Alt Geçidi’ni görünce, düz ovaya yamuk üst geçit yapanlara bir kez daha helal olsun dedim. Larende Alt Geçidi, “Bu kadar da olmaz” adıyla yarışma yapılsa, birinciliği kimselere kaptırmaz.

   Bu alt geçit bir Karadeniz ilinde olsa, coğrafi koşullar zorunlu kılmıştır diye düşünülebilirdi. Bununla birlikte, “Karadenizli projesi böyle olur” başlığıyla günlerce televizyonlarda komik haber olarak izlenir ve herkesi güldürürdü.

   Larende Alt Geçidi televizyon kanallarında haber olamadı ama Karaman’da çok kimseyi güldürdüğünü gördüm. Gülüş, keyif gülüşü değil, kızgınlık belirtisiydi. Alt geçidin şeklini kimse tarif edemiyor. Bana kim tarif etmeyi denediyse başarılı olamadı; “Haydi gidelim, görmeden olmaz!” diyerek çare ürettiler.

   Alt geçitten geçerken önümüzde bir tır vardı. Buğday Pazarı’na çıkıştan sağa dönerken ne kadar zorlandığına tanık oldum. Şoför, belki de ilk kez gördüğü alt geçidin şeklini düşünmeden önce, kim bilir aklından neler geçirmiştir? “Zorlaştırmayınız, kolaylaştırınız.” hükmü, genel hüküm kabul edilirse, burayı yapanların vebali acaba nedir? Birkaç geçit daha yapılacakmış, bakalım ne sanatsal yapılar ortaya çıkacak!

    Niye Böyle Oldu

    Teknik eleman değilim, bu işlerden kesinlikle anlamam. Ama gördüğüm alt geçit bir garipti. “Niye böyle yaptılar”ın yanıtı ise hep aynı:

   “Petrol İstasyonu var ya, onu yıkmamak için.”

   Düz ovanın yoluna şekilsiz alt geçit yapılmasının hikmetini açıklayacak bir yetkili yok mu? Bu dedikodunun önüne geçmek bir sorumluluk değil mi? Doğruysa gereğinin yapılmasını istemek lazım gelmez mi? Gökçek’in 80-100 günlük alt geçitleri bile söz konusu geçitten güzeldir.

    Larende Alt Geçidi ile ilgili araştırma yaparken, “40 Yıllık Rüya Gerçek Oluyor” haberini gördüm. Mübarekler erken uyanmışlar. Biraz daha sabretselerdi, Ashab-ı Kehf’in 209 yıllık rekorunu kırabilirlerdi.

    Larende Alt Geçidi için Karaman Belediye Başkanı şu açıklamayı yapmış:

   “40 Yıllık bir sorunu artık çözüyoruz...Şimdi tren yolunun diğer tarafında kalan, mahallelerimize hayat verecek alt geçit projesinde çalışmalar başladı. Projenin bir an evvel hayata geçirilmesi için belediye olarak tüm imarsal ve teknik desteği verdik.”

   Özetlediğim haberin neresini düzelteceğimi bilemedim. Böyle kalsın. Bu açıklama da aynı Larende Alt Geçidi gibi, bir şekli yok. Ama hem açıklama var, hem alt geçit.

    Yarım bildiğimiz veya doğru zannettiğimiz şeyler bilgiyi engeller. Kaşgarlı Mahmut asırlar öncesinden ilan etmiş:

   “İşaret olsa, yol şaşırılmaz; bilgi olsa, söz saptırılmaz.”

   Bir daha soruyorum, Larende Alt Geçidi neden böyle yapıldı? Kamuoyunun bilme hakkı olduğunu hatırlatırım.

   Hurafe de olsa, her Karamanlı’nın bildiği Yunus Emre kıssasından bir cümleyi birlikte okuyalım:

   “Şeyhimin dergahına odunun eğrisi bile giremez.”

   Bu eğri geçitler bu şehre nasıl girmiş, bilmek istiyorum. Yunus’u biliyorsanız, her işinizin doğru olması gerekmez mi? Yunus’un odunundan yüreklere biraz olsun korku düşmez mi? Hizmetleri eğip bükerseniz, insanları kırarsınız. İnsanın kırığı, hakkını ötelerde mutlaka alacağına inanır.

Not: Karaman’da Uyanış Gazetesi, diğer gazetelerimiz gibi ekonomik krizden etkilenmiştir. Girdi maliyetleri artarken, gelirlerin önceki yılların gerisine düşmesi krizin temel nedenidir. Bu kaostan çıkış yolu arayan Karaman’daki günlük gazeteler, yayınlarını dönüşümlü yapma kararı almışlardır.

   Karaman’da Uyanış Gazetesi Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri yayımlanacaktır. Yazılarımı aynı günlerde Uyanış’ta takip edebilirsiniz.

   Basınımızın bu zor günleri atlatması için her kesimin desteğine ihtiyaç vardır. Ben öncelikle meslektaşlarıma, sonra da gazete sahiplerine sabır diliyorum. Bu günlerin geçici olması temennisiyle...

   Hemzemin geçidi yazarken, bariyerin bir traktör sürücüsünün kulağını kopardığını ve evi istasyonun karşısında olan, o tarihlerde henüz etrafı boş olan mahallenin ilk sakinlerinden, Karaman’da herkesin tanıdığı bir öğretmenin bisikletini kucaklayıp raylardan karşıya geçişini anlatacaktım, yerimiz bitti.

   Sırada Karadağ’daki kum ocakları, çevre yolu ve Türk Dünyası Parkı var.

   En iyi cevabın susmak olduğunu düşünenlerin, bu yanlışı terk etmelerini sağlamak için gayretimi sürdüreceğime inanmanızı isterim.

Bu yazı 2916 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 5 Yorum
  • fatih elitok
    3 ay önce
    birde canhasan köyünün oraya yapı*** üst geçidi görmelisiniz o zaman
  • selami taştan
    3 ay önce
    atı a*** üsküdarı geçti.şimden gerü sorsan ne olacak.
  • KARAMAN BİR SEDANIN ADIDIR
    3 ay önce
    YIKILAN ÜST GEÇİT AYAĞININ AYNISINDAN BİR TANEDE EREĞLİ İLÇESİNDE VARDI.
  • vatandaş
    3 ay önce
    yaş 59 küçükken mini etek giyenlere kumaşı yetmemiş denirdi eee şimdide lunaparka benzeyen üst geçidin betonu yetmemiştir cancağızım.
  • Karaman kalesi
    3 ay önce
    Yayıncılık anlayışıyla teksiniz karamanda.