Musiki Aşıkları ve Ses Telleri Alınmış Kentler
Reklam
Reklam
Reklam
Ahmet Tek

Ahmet Tek

Musiki Aşıkları ve Ses Telleri Alınmış Kentler

16 Mart 2019 - 13:42

Karamanlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Türk Sanat Müziği Korosu’nun Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Farabi Salonu’nda verdiği konserin ilk bölümünde Nihavend şarkılar ağırlıklıydı. Bu bölüm, koronun seslendirdiği Hicaz türkü ‘Erkilet güzeli bağlar bozuyor’ ile sona erdi.

   Konserin ikinci bölümünde Hicaz ve Kürdilihicazkar eserler ağırlıktaydı. Bu bölümün solistleri ise Beyza Aksel, Bülent Akgül, Rezzan Vural, Serpil Sanıvar, Dilek Uzun Öztürk, Ali Konur, Semiha Reyhan, Müzeyyen Öztürk, Turgay Aykut, Veli Bozkır, Alparslan Öğüt, Hüsnü Kalender, Sevinç Daver oldu. Başkan Veli Bozkır, Turhan Oğuzbaş’ın güftesi, Avni Anıl’ın bestesi ‘Ne olur akşamları gelsen otursan yanı başıma’yı okudu. Gecenin finalini ise Şef Hasan Eylen, peş peşe okuduğu dört eserle yaptı.

    TRT ekranlarında uzun süre Türk Sanat Müziği konserleri programlarını sunan Yasemin Pamukçu, koronun bir amatör topluluktan daha çok profesyonel sanatçılardan oluşmuş gibi performans sergilediklerini belirtti. Bu cümle övgüden çok bir hakkın teslimiydi.

Konukların sanat müziğine doydukları gecede sanatçıların konser sonrası mutlulukları da görülmeye değerdi.

    Korolar ve müzik toplulukları ülkemizde yükselen bir trend izliyor. Sadece Ankaramander Salonu’nda dört ayrı koro çalışıyor.

    Karamanlılar Türk Sanat Müziği Korosu’nu oluşturan kişiler arasında değişik meslek mensupları ve yaş grupları yer alıyor. Mimar, doktor, hemşire, albay, bürokrat, uzman, emekli işçi ve memurları, Türk Sanat Müziği sevgisi bir çatı altında birleştiriyor. 25 yaşındaki gençle, 75 yaşındaki büyüğü birbirlerine destek oluyor. Günlerce, aksatmadan koro çalışmalarına katılan bu musiki aşıklarının ödülü, konserleri oluyor. Konserde salonun dolması ve emeklerinin alkışlarla gösterilmesi onların yorgunluklarını hafifletiyor. Ne müthiş bir duygu dünyası. Sanatın yumuşak ve hoş görülü kıldığı koro sanatçılarını izlerken, sadece şarkı dinlemedim. Bir disiplin sonucu ortaya konulan bu performansın, insan emeğinin kutsallığının izleyicilerle paylaşıldığı bir eylem olduğu kanısına vardım. Emek çok yüce bir değerdir, kutsaldır. Sanata emek verenlere şükran borçluyuz.

    Yerel yönetimler, üniversiteler, ticaret ve sanayi odalarına ait salonların ne kadar gerekli olduğunu konser ve benzer etkinliklerde görüyoruz. Keşke daha çok salon olsa, daha çok etkinlik olsa diye düşündüğüm anda, konseri yan yana koltuklarda izlediğim ağabeyim ve dostum emekli polis başmüfettişi Kadir Tan’dan bir “keşke” duydum.

    Emniyet Teşkilatı’nda üst düzey görevlerde bulunan ve bir dönem Polis Radyosu’nun kendisine bağlı birimler arasında yer aldığı müdürlüğü dönemde, şairlere, edebiyatçılara ve Türk Sanat Müziği’ne özel önem veren, kalıcı programlar hazırlatan Kadir Ağabey’in ‘keşke’si “Varlıklı bir insan olsaydım, amatör koroların tamamının sponsorluklarını üstlenirdim. Salonlarını hazırlatır, koro çalışmalarının masrafını karşılar, konser kıyafetlerini ben hediye ederdim. Konser sonrası güzel bir mekanda ağırlar ve her birini evlerine bıraktırırdım. Her birine çiçek vermeyi asla unutmazdım” şeklindeydi.

   Bu keşke’ye daha güçlü bir keşke’den sonra ‘inşallah’ dedim.

    Sanat duygudur, estetiktir, insanı anlamlandıran eylemlerdendir. Bu ülkenin ihtiyaçları arasında ilk sırada sanat yer alır; sanatın her türü. Bazen bir türkü, bir şarkı, bir tiyatro eseri, bir resim bizi birleştirir. Ayrışma endişesinin yükseldiği dönemlerde sanatın yapıştırıcı ve birleştirici gücünden yararlanmayı bilmeliyiz. Özellikle yerel yönetimler, amatör sanatların ve sanatçıların hamisi olmayı becerebilseler, yaşadığımız şehirlere renk gelir. Korosu olmayan, müzik tutkunlarına imkan sağlanmayan, sanatçısına sahip çıkmayan şehirleri ses telleri alınmış korkunç yaratıklar olarak görürüm. Sosyal ve kültürel etkinliklere yüz çeviren, desteğini esirgeyen, bu alanda kendini ve sorumluluğunu taşıdığı kurumu bu aktivitelerin dışında tutan, kim olursa olsun, şehrin ses tellerini almak için ellerinde kanlı bıçaklarla gezen dev gibi kesiciler şeklinde tahayyül ederim.

    Bir keşke de Karaman için: Keşke bir kaç korosu olsaydı. Ayda en az bir konser verilseydi. Şiir ve müzik şehrin sakinliğidir. Şiir ve müzik şehrin güzelliğidir. Şiir ve müzik insanın ve şehrin hafızasının en değerli birikimidir. Bir şiiri olmayan, bir şarkı veya türküyü içselleştirmemiş insan var mıdır yeryüzünde?

   Şiirleri ve besteleri ile tanınan çok sayıda şairleri olan bir Karaman’da bir sanat müziği korosunun olmamasını talihsizlik ve eksiklik olarak görüyorum.

     Baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş.

Bu yazı 4151 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • M. Akif Akyüz
    3 ay önce
    Eline gönlüne sağlık abi, Karaman'ı ve Karamanlı'yı aşan yazılar bunlar biraz rezonansı düşürürsen daha iyi olur, Karasaakal hocamız buna misal. Selam ve muhabbetle..
  • M. Akif Dinç
    4 ay önce
    Karamanın TRT de çekim yapmış gayet kaliteli bir T. S. M. Korosu var ama sahip çıkanı yok daha öncede yazmistim.
  • M. Akif Dinç
    4 ay önce
    Daha öncede yazdım. Yine yazıyorum sanat müziği korosu var karamanın hemde TRT de program yapmış deneyimli ve kaliteli ama sahip çıkanı yok.