1980 yılında Karaman Müzesinin açtığı resim yarışmasında benim resmim üçüncü olmuştu ve bana da ince ve küçük bir kitap hediyesi vermişlerdi. Katıldığım tek yarışma ve kazandığım ilk ve tek ödül o oldu. O yıl içinde en az üç kez okuduğum o kitabın adı Mevlana idi. O zamandan bu yana hem araştırmalar hem de Aktekke Camii rehberlikleri aracılığıyla Mevlana’yla olan bağım devam ediyor.
Yolum başka bir nedenle 7 Mayıs’ta hem Mevlana ile hem de Mevlana’nın 22. Kuşak torunu Esin Bayru Hanım ile kesişti.
Mevlana’nın hicreti vesilesiyle “Karaman’dan Konya’ya Sevgi ve Barış Yürüyüşü”nü başlatmak üzere Esin Bayru Hanım geçen hafta Karaman’da idi. Bu hafta ise KMÜ ’de düzenlenen “Karaman’dan Konya’ya Mevlana ve Ailesi” adlı panel için geldiler. Panelden, Sayın Prof. Dr. Nuri Şimşekler sayesinde haberim oldu.
Program fark edilen ve edilemeyen yönleriyle derin izler bıraktı. Panel, oturum başkanı Prof. Dr. İdris Nebi Uysal’ın açılış konuşması ve konukları sunuşuyla başladı. Doç. Dr. Mehmet Ali Kapar, sosyal, dini, ekonomik yapısıyla 13. yy Karaman’ından etraflı bilgiler verdi. Bu bilgiler, 13. yüzyıl Karaman'ına dair kaynak kıtlığı düşünüldüğünde, gerçek anlamda değer taşımaktadır.
Prof. Dr. Nuri Şimşekler Bey ise Mevlana’nın şimdiye kadar hiç duyulmamış Karaman hayatına dair bilgiler üzerinden keyifli bir konuşma yaptı. Dinleyiciyi düşündürürken hiç sıkmayan bir konuşmaydı.
Prof. Dr. Ali Temizel ise Sultan Veled’i ayrıntılı açıklayan bir konuşma yaptı. Bu konuşmanın en önemli özelliği Sultan Veled’in Karamanlı oluşu idi.
Doç. Dr. Seda Dilan ise mimarisi ve süslemeleri üzerinden bir Aktekke Camii sunumu yaptı. Sunumun öne çıkan kısmı ise burasının bir Mevlevihane olduğunu simgeleyen ana kapı üzerindeki Mevlevi sikkesi resmi oldu.
Panelin değerlendirmesi, Esin Bayru Hanım tarafından yapıldı. Esin Bayru Hanım yine son derece doğal, gösterişsiz, bir o kadar yapıcı bir üslupla dinleyiciye seslendi. Esin Hanım her cümlesiyle dinleyiciyi kendine bağladı. Konuşmasının ana konusu Karaman’dan Konya’ya Uluslararası Sevgi ve Barış Yürüyüşü Projesi idi. Bu konu çok önemlidir, vizyon projesidir, hem Mevlana’yı ve düşüncelerini hem de Karaman’ı ve Konya’yı temsil eden ortak bir projedir. Ayrıca uluslararası boyutuyla tüm insanları kapsamaktadır. İlerleyen yıllarda tüm dünyadan daha çok insanın katılacağı bu projenin daha kültürel bir yapıya dönüşeceği kesindir. Ne var ki, Esin Bayru Hanım’ın da sitem ettiği gibi, bu projeye dünyadan ulaşanlar yavaş yavaş artarken Karaman’dan ve Konya’dan maalesef çok az bir katılım var.
Programı benim için özel kılan başka bir durum ise Sayın Esin Bayru Hanım’a ve Sayın Nuri Şimşekler Bey’e son kitabım Sözüm Kendözüme Risâletü’n-Nushiyye’yi sunmak oldu. Daha güzeli ise hem Esin Bayru Hanım’ın hem de Nuri Şimşekler Bey’in kitabıma olan ilgileri oldu. Her ikisinin de kitap için özel teşekkürleri ve hatıra fotoğrafları ölümsüz bir an olarak belgelendi.
Son olarak bu programın üç kesimi ayrıca takdiri hak ediyor: konuşmacılar, dinleyiciler ve programı hayata geçiren KMÜ. Tüm panel konuşmacıları, son derece ciddi ve sıkıcı konuları, sohbet havasında akıcı biçimde sunum yaptılar. Aynı biçimde çoğunluğu öğrenci olan dinleyiciler, iki saat süren panelin sonuna kadar kalarak programa ne kadar önem verdiklerini gösterdiler. Tarihi ve kültürel misyon edinen KMÜ; günümüz genç kuşağını, Mevleviliğin en önemli temsilcisi Esin Bayru Hanım’la ve Mevleviliğin önemli uzmanları Prof. Dr. Nuri Şimşekler’le Prof. Dr. Ali Temizel’le buluşturarak bu özgün ve seçkin bir programı gerçekleştirmiştir.
Yorumlar
Kalan Karakter: