Yeni yılın ilk yazısını daha umut dolu, daha heyecan verici bir konuyla kaleme almayı isterdim. Ancak 2025 yılı boyunca defalarca gerek haberlerimizde gerekse köşe yazılarımızda dile getirdiğimiz Karaman Futbol Kulübü’nün sahipsizliği ve çaresizliği, ne yazık ki yeni yıla da bizimle birlikte taşındı. Bu bir abartı değil; açıkça yaşanan bir yok oluş hikâyesidir.
Bu şehirde yaşayan biri olarak, Karaman’ın adını yıllarca futbol platformlarında milyonlara duyuran, imkânsızlıklar içinde sayısız başarıya imza atan bir kulübün bugün kapanmanın eşiğine sürüklenmesi içimi acıtıyor. Bu üzüntü yalnızca bir taraftar veya gazeteci refleksi değil; Karamanlı olmanın verdiği sorumlulukla duyulan bir utançtır.
Karaman Futbol Kulübü sahada değil, masalarda kaybediyor.
Umursamazlıkla, ilgisizlikle, “bize ne” anlayışıyla…
Bu şehirde herkesin göğsünü kabartan bir değer, yine bu şehrin sessizliği yüzünden yok olma noktasına gelmiş durumda. Ve en acı olanı da şu: Bu tabloya rağmen hâlâ gerçek anlamda ses çıkaran, sorumluluk alan, “ben buradayım” diyen yok.
Kulübü bu günlere getiren Han kardeşler, çeşitli ithamlar ve suçlamalarla önce takımdan, ardından şehirden uzaklaştırıldı. Ancak açıkça söylemek gerekir ki; Han’ların yaptığının üçte birini bu şehirde ortaya koyan çıkmadı. Kulüple resmi olarak hiçbir bağları kalmamasına rağmen, Karaman Futbol Kulübü ne zaman tıkansa el uzatan ilk isim yine onlar oldu. Karaman’dan verilen sözler ise hep havada kaldı.
Karaman Futbol Kulübü, sahadaki rakiplerine değil; bir şehrin umursamazlığına yeniliyor.
Sahipsizliğe…
Sessizliğe…
Görmezden gelinmeye…
Karaman Futbol Kulübü kapanma yolunda.
Ama kimse “nasıl oldu?” diye sormasın.
Bu bir kaza değil; bu bir terk ediliştir.
Sezonun ilk yarısı; futbolcuların maaş almadan, yöneticilerin cebinden harcayarak, teknik ekibin fedakârlık yaparak ayakta tuttuğu bir kulüp vardı. Karaman FK, imkânsızlıklar içinde bir onur mücadelesi verdi. Ancak ikinci yarıya gelindiğinde ne ekonomik güç kaldı ne de ayakta duracak umut. Bugün gelinen noktada futbolcular birer birer ayrılıyor, kulüp fiilen dağılma sürecine giriyor.
Ve şimdi soralım:
Karaman Valiliği neredeydi?
Karaman Belediyesi bu süreçte ne yaptı?
Şehrin milletvekilleri, Ankara’da kaç kez bu kulüp için kapı çaldı?
Ticaret ve Sanayi Odası, Organize Sanayi Bölgesi, milyonlarca liralık cirolarla övünen iş insanları neden suskun?
Her fırsatta “Karaman markası”ndan söz edenler, bu marka yok olurken neden ortada yok?
Bu şehirde tabela asmayı bilen çok, ama sorumluluk almayı bilen yok.
Karaman FK’nın yaşadığı bu çöküş “para yok” bahanesiyle açıklanamaz. Bu, tamamen bir öncelik meselesidir. İstenmedi, sahiplenilmedi, kaderine terk edildi. Çünkü bu şehirde spor; kriz çıkınca ilk vazgeçilen, alkış bitince unutulan bir detay olarak görülüyor.
Tam da bu noktada zaman Karaman FK’nın aleyhine işlemeye devam ediyor. Bahis soruşturması nedeniyle Türkiye Futbol Federasyonu, liglerin devre arasını olağan dışı şekilde kısa tuttu. 2. Lig Beyaz Grup’ta 28 Aralık’ta sona eren ilk devrenin ardından takımlara yalnızca iki haftalık bir ara verildi ve ikinci yarının 10 Ocak’ta başlayacağı açıklandı.
Bu takvim, güçlü ve planlı kulüpler için bile zorluyken; aylardır ekonomik darboğazla, oyuncu ayrılıklarıyla ve moral çöküntüsüyle ayakta durmaya çalışan Karaman Futbol Kulübü için adeta bir geri sayım anlamına geliyor. Mevcut şartlar altında Karaman FK’nın ligin ikinci devresine çıkabilmesi bile ciddi bir soru işareti. Saat işliyor, lig başlıyor…
Ama Karaman Futbol Kulübü için zaman hızla tükeniyor.
Bugün sessiz kalanlar şunu bilsin:
Bu kulüp kapanırsa suç futbolcuda değil.
Suç sadece yönetimde değil.
Suç, makamında oturup seyredenlerde.
Suç, gücü olup elini taşın altına koymayanlarda.
Yarın Karaman Futbol Kulübü’nün kapısına kilit vurulduğunda kimse timsah gözyaşı dökmesin, kimse “yazık oldu” demesin. Çünkü bu son, aylar öncesinden belliydi.
Bir takım yok oluyor.
Ve Karaman, yine sadece bakıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: