Allah’ın rahmeti, her an, her saniye, her yerde üzerimize yağıyor ama O, Latif olan Rabbimiz, öylesine veriyor ki; bizim o rahmetin varlığından haberimiz olmaz.
Her saniye, henüz sayısını bilemediğimiz hücrelerimizin gıdasını, havasını, suyunu onun mutlu olduğu, mutsuz olduğu, aç olduğu, tok olduğu… durumlara göre her hücremizin bizzat kendisine ihtiyacını gönderen Allah celle celalühün rahmeti Ramazan ayında kat kat fazla verileceğini ayet ve hadisler bize haber vermekte.
Rahman ve Rahim olan Allah, Rahmet Peygamberiyle bize:
“Ey iman edenler, oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, (Allah'tan) sakınasınız diye size de farz kılındı.” (Bakara Süresi ayet 2/183) diye hitap ediyor.
Bu bir satırlık rahmet ayeti, insanların akıllarıyla koydukları binlerce emir ve yasaklardan daha faydalı bir emir.
Hangi ayda tutulacağını da haber veriyor:
“Ramazan ayı öyle bir aydır ki, o ayda; insanlara yol gösteren, doğruyu ve hak ile batılı ayırt eden belgeler olarak Kur’an indirildi. Sizden kim o aya şahit olursa onda orucu tutsun… (Bakara Süresi ayet 2/183)
Ay takvimine göre oruç tuttuğumuzdan 35 sene oruç tutanlar senenin her ayı ve gününde oruç tutmuş olurlar.
Aynı zamanda dünyanın her tarafına dağılan rahmet ümmeti de senenin en kısa gününden en uzun gününe kadar hepsinde her mevsimde oruç tutmuş oluyor.
Dinimiz, bütün âlemleri yaratanın dini olduğundan emir ve yasakları da evrenseldir.
Her emir ve yasak mazeretli hali hariç herkes için geçerlidir.
Her akşam haberlerinde kulaklarımızı tırmalayan, yüreğimizi sızlatan, içimize kızgın ateş atan, kalbimizin ritminin hızlandıran haberler en aza inecektir.
Asmakla, kesmekle, müebbet hapislerle önü alınamayan suçlara ara verilecek bir ay.
Çünkü emir Yüceler Yücesinden geliyor.
“Sizden kim o aya şahit olursa onda orucu tutsun…”
Çağdaş putlardan biri “Bütün Müslümanlara emrediyorum, Ramazan ayından üç gün önce oruca başlanacak. Orucu üç güne indirdim. Emrime uymayanlara ceza keseceğim, vergi uygulayacağım” dese yeryüzünde bir tek Müslüman bu emre uymaz.
Her devrin ve her güçlünün ve gücün önünde eğilen ama Müslüman görünen bazı kişiler oruç tutar gibi görünürler ama aslında gizlice yerler.
Yalnız dünyanın değil yaratılan her şeyin, trilyonlarca yıldızın her bir milimetre karesini yaratan, yaşatan, yöneten, donatan Allah celle celalühün görmediği, bilmediği, duymadığı yer olmadığından O’ndan gizli iş yapmak mümkin değil.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın kulları, rahmet peygamberi Muhammed sallallahü aleyhi ve sellemin ümmeti olan ve rahmet ümmeti olma şerefine erişen bütün Müslümanlar, Çarşambayı Perşembeye bağlayan akşam yatsı namazından sonra teravih namazıyla Ramazan’a giriş yapacaklar ve gece sahura kalkacaklar, yaşlısıyla, genciyle, erkeğiyle kadınıyla, kapalısıyla, açığıyla, dervişiyle berduşuyla, özetle aklı başında, mazeretsiz her Müslüman oruca kalkacaktır inşallah.
Geçen sene tutamayan kardeş, arkadaş, komşu, tanıdıkları da bu sene oruç tutmaya ikna ederseniz, onun tuttuğu orucun sevabından eksiltilmeden aynısı size de yazılacaktır.
Bir kişi kazanırsanız bayrama iki oruç sevabıyla çıkacaksınız.
O sizin kazandığınız kişi eşini de başlatırsa üç oruçla, onun ikna ettiği de oruç tutarsa dört oruç sevabıyla bayrama kavuşacaksınız, yani sevap zinciri oluşturmaya çalınız.
Para için ne zincirlere bağlanıyoruz da bunu neden yapmayalım.
Haydi, bi gayret…
Yorumlar
Kalan Karakter: