Karaman'ın Tropik Cenneti
Reklam
Reklam
Ahmet Tek

Ahmet Tek

Karaman'ın Tropik Cenneti

06 Nisan 2019 - 10:10

[email protected]

Hz. Muhammed’e bir adam, “Cennette deve var mı?” diye sordu. Hz. Muhammed’in yanıtı şöyle oldu:

“Eğer Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır.” (Hadis)

“Türkiye cennet”, “Türkiye’nin her yanında cennet köşeleri var”, “Cennette yaşıyoruz”, “Bizim ülkemiz cennet gibi” sözlerini ve benzer cümleleri  kullanmamış Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı var mıdır? Kanımca yoktur.

Edirne’de Tunca ve Meriç’in yan yana aktığı bölgenin yakınlarında bir bahçede oturuyoruz. Nane, lavanta, fesleğenler boy vermiş, meyvelerin ağırlığını ağaçların incecik dalları zor taşıyor. Üzüm salkımları öbek öbek. Domates, biber, salatalık kokusu yoğun. Meriç’ten 7-8 kiloluk levrek yakalamışlar, közde pişiyor. Ördek sürüleri, akıntısı azalmış ırmakta av peşinde. Her yerden kuş sesleri geliyor. Sohbet konusu, ‘Türkiye gibi güzel ülke yok.’ Trakya’da yaşayanların büyük bölümü muhacir; Yunanistan ve Bulgaristan’dan gelenler çoğunlukta. Bunlar sık sık akrabalarını görmeye Yunanistan’a ve Bulgaristan’a gidip gelirler. Yani sınır dışına çıkmış insanlardır. Sohbet edenlerden biri, “Dünyada Türkiye’den güzel ülke yoktur” dedi. Benim dışımda herkes, önceden tanıdıkları için bu arkadaşa, “Sen Edirne’den dışarıya çıkmadın ki” diyerek, tepki gösterdiler. O kişi, kendinden emin şu yanıtı verdi:

“Doğru. Hiçbir yeri görmedim. Edirne’den dışarıya da çıkmadım. Ama oturduğumuz bu bahçe ve çevresi bile dünyanın en güzel yeri. Buradan daha güzel yer olabileceğini düşünemiyorum.”

‘Burada doğsaydım’, ‘Burada yaşamak vardı’ dediğim doğa harikası yerler gördüm. Dünyanın çok güzel yerleri var. Ülkemiz diğer ülkelere göre daha şanslı. Sayısal ve nitelik olarak çok güzel yerlere sahibiz. Bu cennet köşelerden biri de Toroslar’ın ortasında Karaman il sınırları içinde yer alan Zeyve Pazarı’dır. 

Ermenekli için Karaman hiç uzak olmamıştır ama Karamanlı’ya Ermenek hep uzak gözükmüştür. Zeyve, Ermenek’e 26 kilometre uzaklıkta, İkizçınar ve Yayla Pazarı köylerinin ortasından geçen çayın çıktığı yerdir. Göksu’nun kolu olan Zeyne çayının kaynağı buradadır.

Zeyve, bir vadinin çok büyük olmayan koyağında, asırlık çınarlarla kaplı, her yanından soğuk suların aktığı, kuş seslerinin kesilmediği bir doğa harikasıdır. Gerçek sayısını bilemediğim ama yazılı kaynaklarda 300 olarak belirtilen çınarların dalları adeta gökyüzünde birbirleriyle buluşmuş, Zeyve denilen alanın üzerinde bir dev şemsiye gibi biçim almıştır. Bu yüzden Zeyve’de yapraklardan süzülen ışık dışında güneşin etkisini görmek mümkün değildir. Buradaki çınarların yaşı 600’ü aşkın olanlar, anıt ağaç olarak tescillenmiştir. Anıt ağaçların sayısını da tespit edemedim ama sayabildiklerim 20’den fazla oldu. Aynı alanda 20’den fazla anıt ağaca sahip bir başka yer olduğunu da sanmıyorum.

Zeyve’de bir çınar ağacının kovuğunu bir demircinin yıllarca dükkan olarak kullandığını anlattılar. 1960’larda ve sonraki yıllardaki sel yüzünden bu dev çınarla bazı çınarların gövdesi toprak altında kalmış. Hala çok büyük çınar ağaçlarını görebilirsiniz.  Sular her yerden adeta fışkırıyor. Yüzlerce minik şelale yosunlaşmış kayalardan ve setlerden akıp dereye ulaşmaya çalışırken Göksu nağmeleri söylüyor. Bitki örtüsündeki zenginlik, Toroslar’a özgü esinti, ağaçların, çiçeklerin ve toprağın dokununca damla damla dökülen nemi tropik bölgeleri çağrıştırıyor. Sadece ağaçlarda gökkuşağı renkli papağanlar yok. Tropik bölgelerin vahşi hayvanları da sanki başka yerlere göç etmiş. Zeyve, bakirliğini kaybetmiş bir muson ikliminden Anadolu coğrafyasına miras kalmış gibi.

Zeyve Anadolu’nun binlerce saklı güzelliğinden biri. Ne yazılı anlatımı ne görsel çekimlerinin izlenmesi Zeyve’yi tanımanıza yeterli değildir. Görülünce hüküm verilecek, onca zahmete değdi, denilerek huzur duyulacak bir servettir.

İnsan eli, değdiği yeri bozmak zorunda mıdır? Ülkemde ulaşımı çok güç olan yerler dahil, vatandaşa hizmet için ne yapılmışsa o güzelliği lekelemiş olarak gördüm. 

Zeyve’ye son gittiğimde, girişine çirkinlik örneği pvc bir kulübe kondurulmuş gördüm. Yazının başındaki hadisi hatırladım. ‘Acaba cennet köşklerinin doğramaları pvc’den mi olacak?’ Günümüz inşaatçıları, Hz. Muhammed döneminde yaşamış olsalardı, bu soruyu sormaktan çekinmezlerdi. Toroslar’da, doğanın kucağında, yüzlerce seyirlik ağacın yükseldiği bir yerde, ahşap ve taş dışında her yapay ürünün sırıtacağını, cennet görüntüsünü çirkinleştireceğini akıl edemeyenlere ne demeli, bilemedim.

Zeyve’ye geçen yıl tam mevsiminde yani Ağustos’ta gitmiştim. Her yer toz içindeydi. Suyun kaynağında toz çıkarma hünerine Zeyve’de tanık olmuştum.  

KOP tarafından aktarılan ödenekle Karaman Valiliği İl Özel İdaresi tarafından yaptırılacak olan Zeyve Pazar yeri rekreasyon ve çevre düzenleme projesi maalesef 3 yıldır bitmemiş.

Zeyve Pazarı projesi neleri kapsıyor, ne kadar ödenek aktarıldı, müteahhit işleri neden yarım bıraktı?

Tuvaletsiz mesire alanı, hijyenden uzak işyerleri ve diğer izlenimlerimi anlatmaya devam edeceğim. Zeyve Karaman için çok önemli. Avuç İçi kadar yeri koruyamazsak yazıklar olsun hepimize.

Bu yazı 6355 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum