Karaman'ın Tropik Cenneti (2)
Reklam
Reklam
Ahmet Tek

Ahmet Tek

Karaman'ın Tropik Cenneti (2)

09 Nisan 2019 - 14:31

Ahmet TEK

[email protected]

Antik dünyanın büyük bilim adamı Arşimet, M.Ö. 200’lü yıllarda “Bana bir dayanak noktası verin dünyayı yerinden oynatayım.” demiş. Doğal olarak bir de kaldıraça ihtiyaç duymuştur.

Günümüzde ise para göz müteahhit ve liyakatsiz sorumlular “Bize bir doğa harikası verin, orayı tahrip edelim.” noktasına gelmiş. Doğal olarak ihale bedeline ihtiyaç vardır.

İnşaat, rant ve moloz. Bu üç yaratık voltran oluşturup kentleri, ormanları, kıyıları, tarım arazilerini, ırmakları, gölleri ele geçirmiş. İstedikleri gibi at koşturuyorlar. Tepkilere ve eleştirilere kulak verilmiyor.

İnşaat kelimesi, Arapça inşa sözcüğünden gelir. Yaratma, kurma, yapılandırma anlamındadır.  Uygarlık eserleri ve kentleşme inşa ile mümkün olmuştur. İnşa insanoğlunun doğaya hakimiyetinin de tezahürüdür. Özünde olumluluk içeren inşa, maalesef doğa tahribatına, haksız kazanca veya ranta kapı açtığı için rahatsızlık kaynağına dönüşmüştür. Herhangi bir canlıya zarar vermediği, doğanın dengesini bozmadığı sürece inşa faaliyetlerinden şikayet söz konusu değildir.

Türkiye’de doğal güzelliklere sahip ve ticari kimliğe sahip nereye gitmişsem maalesef tahribata tanık oldum. Konaklama yerleri, işletme binaları, halkın kullanımına açılan alanlar için inşaatlar yapılmış. Çoğu yapılar, ortamla uyuşmayan tarzda olmuş. Kalıntılar, her türlü atık malzeme bölgeden uzaklaştırılmamış. İhalelerin sürelerinde bitirilmemesi de bir başka sorun olmuş. Örneklerini Ankara’nın merkezinde de görürsünüz, Karaman’da da görürsünüz. Karaman’ın her yanı moloz yığını, kim, ne zaman kaldıracak? (Bir başka yazı konusu) Kıyıların, otel ve yazlıklar için yağmalanması, sulak alanların toprak kazanımı için kurutulması, ağaçların maden ocakları uğruna kesilmesi, tarım alanlarının yerleşime açılması günümüzün en büyük sorunlarındandır.

Karaman’ın Tropik Cenneti başlıklı yazıda anlattığım Zeyve Pazarı’na dönersek, önce proje neleri kapsıyor, buna bakalım.

Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı’nın resmî internet sitesinden edindiğim bilgilere göre, Zeyve Pazarı Projesi konaklamaya elverişli kültürel evleri, restoranları, kır kahvelerini, ürün satış ve sergi alanlarını, piknik ve araç park yerlerini, alan peyzajını, elektrik, içme, sulama ve yağmur suyunu ve kanalizasyon gibi altyapı çalışmalarını kapsıyor. Bu haliyle bölgenin, dolayısıyla Karaman’ın çok önemli bir kazanım sağlayacağı anlaşılıyor.

Proje için 7 Ağustos 2015 tarihinde Ermenek Kaymakamlığı Toplantı Salonu’nda ihaleye çıkılıyor. Açık ihale usulü ile 1. Etap Rekreasyon Projesi bir müteahhit firmaya veriliyor. İhaleye göre firma, sözleşme imzalandıktan sonra bir yıl (365 gün) içinde işi teslim etmek zorunda. Yıl 2019 ve iş teslim edilmiş değil.

Yarım işler Karaman’ın kaderi mi? Çevre yolu, hızlı tren, şehir içindeki çok önemli yatırımlar böyle değil mi? 40 yılda bir üst geçiti yaptıramayan Karaman’ın talihsizliği mi, beceriksizliği mi, işini takip edecek insanı olmaması mı, seçtiği siyasetçilerin yetersizliği mi, her ne ise cevabını sizler verin.

İyi bir eğitime, TİKA’da koordinatörlük gibi başarılı bir geçmişe sahip olan KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, görevini vekaleten sürdürdüğü dönemde, şu açıklamayı yapmış:

“Yörük ve Türkmen kültürünün halen yaşatıldığı nadir alanlardan biri olan Zeyve Pazarı’nda yerel turizmin canlandırılması için yürütülen proje kapsamında doğal ve kültürel denge gözetilerek, rekreasyon çalışmaları yapılmaktadır. Bu çerçevede Zeyve Rekreasyon Alanı’ndan Ermenek Baraj Gölü ile de etkileşim içerisinde olacak şekilde çevre düzenlemesi gerçekleştirilmektedir.

Rekreasyon alanı ve peyzaj düzenlemesi içeren proje başkanlığımızca (KOP İdaresi kastediliyor) aktarılan ödenek ile Karaman Valiliği İl Özel İdaresi tarafından yürütülmektedir.”

Yine Sayın Bostancı, ‘2016 yılında ilk çalışmaları başlayacak rekreasyon projesi için 4 milyon lira ödenek ayrıldığını’ açıklamıştır. Bostancı’nın açıklamasına göre, ‘yöre halkı özellikle yaz aylarında bahçesinde, tarlasında yetiştirdiği sebze ve meyveleri, el emeği, göz nuru yöresel ürünlerini kurdukları bu pazarda yerli ve yabancı turistlere sunuyor ve yıllarca süregelen bu kültürü devam ettiriyorlar.’

Dönemin Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz da Zeyve Projesi’nin Kalkınma Bakanlığı’nın 2015 yılı yatırım programında ve KOP Eylem Planı’nında yer aldığını ifade etmiştir.

Proje her yerde ‘Yörük ve Türkmen Kültürü’nün yaşatılmasına yönelik olarak belirtilmiş. Burada nasıl bir kültür olduğunu anlamış değilim. Ticari faaliyet evrensel bir iş ve binlerce yıldır sürmekte. Üstelik faaliyet gösteren bakkallarda satılan peynirler, yoğurtlar ambalajlı, fabrikasyon ve tatsız tuzsuz cinsindendi. Takas yöntemi olsa, kültürel ifadesini kullanmakta sakınca yoktu. Yoğurtsuz, peynirsiz Yörük ve Türkmen kültürü mü olur? Ermenek ve Kazancı belediyeleri Zeyve’de bir yer açıp, doğrudan üreticiden aldığı yöresel ürünleri satışa sunabilir. Açıkta satılan ve sağlıklı olup olmadığı belirsiz ürünler bölge halkına ve turistlere fayda getirmez. Ankara - Adana Karayolu güzergahında satılan düşük kalite kuruyemişler gibi bir satış yöntemi tüketiciyi aldatmaktır. Su değirmeni yaptırılıp, özel unlar ve bulgur çeşitleri üretimi yapılabilir. Zeyve markalı, su değirmeninden çıkan ürünler piyasada rağbet görebilir. Koyun, keçi peyniri çeşitleri satılabilir. Ama seçim öncesi oy kaygısıyla Kızılay’ın, Sıhhiye’nin ortasına kurulan çirkin ‘Halk Pazarı’ çadırlarının benzerleri kurulmasın. Ermenek ve Kazancı belediyeleri bu işe sıcak bakabilir.

Bu yazı 6329 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • vatandaş
    7 ay önce
    Ah Karaman vah Karaman attığın taş ne hikmetse ileri gitmeyen Karaman neden gitsin ki ?caziben ne koskoca bir hiç ! hele şu cazibeyi bir bulak da, o zaman kim tutar bizi