Bazen Beş On'dan Büyüktür
Reklam
Reklam
Yunus Turan

Yunus Turan

Bazen Beş On'dan Büyüktür

16 Ekim 2020 - 10:30

Sayın Sağlık Bakanının adını bilmiyordum. Bu pandemi sürecinde öğrendim. Diğer bir çok bakanın adını da bilmiyorum. Sağlıkta yapılan haksızlıklar ve yenilen kul hakkının tecellisini görene kadar da hiç bir Bakanın adı beni ilgilendirmiyor, öğrenmek te istemiyorum.

Ama yazmasam da olmaz.

Her gün Korona ile ilgili rakamlar açıklandı. Sanki rakamlarla salgın önlenecekmiş gibi. 

Aylar sonra; “Vaka-hasta farklı şeyler, bizim verdiğimiz rakamlar hasta sayıları idi.” dediler. Bugün “bundan gerü hasta ve vaka sayılarını birlikte verecez” dediler. 

Bir istatistikçi gözüyle açıkçası bu rakamlar hiç bir şey ifade etmiyor. Hiç kimse çıkıp ta bunu söylemiyor. O kadar istatistikçi var, o kadar televizyon yorumcusu var. 

Çünkü işlenmemiş, değerlendirilmemiş dört tane ham rakam. Zaten bu rakamların gerçekliğine de kimse inanmıyor.

Üzgünüm ama böyle...

İlk zamanlarda bir inandırıcılığı vardı, artık yok. 

Enflasyon rakamları gibi.

* * *

Muhtemelen Bakanlık bu araştırmaları derinlemesine yapıyordur. İnşallah yapıyordur. Bütün bunların oransal hesaplamalarını da yapıyordur. Şehirlerarası, ülkeler arası, yıllara, aylara, zamana göre durumları da araştırılıyordur. Bilemiyorum.

Ama vatandaş olarak bize televizyonlarda her gün yansıtılan sayılar çok anlamlı değil... Oransal değil çünkü.

Aslında etrafındakilerin bunu Bakana söylemesi ve uyarması gerekiyor lakin anladığım kadarıyla yok. Halbuki 50 kadar danışmanı var.

* * *

Ülkede bir günde bu virüsten 60 kişi ölmüş mesela... Az mı, çok mu?

Az ise neye göre az, çok ise neye göre çok!

Bunu bilebilmek için kıyas-mukayese yani karşılaştırma gerekiyor. Böyle olursa bir anlam ifade eder. 

Bunu en iyi, en sevmediğim bakan Recep Akdağ iyi bilir.

Örneğin geçen yıllarda ölen 20 kişi idi, bu yıl 30 kişi gibi. Yahut geçen yıl Mart ayında ölen şu kadar, bu yıl mart ayında bu kadar gibi. Aylara, yıllara, günlere göre... Bunlar bir kıyastır.

Veya illere göre de olabilir. Yahut illerde zamana göre de olabilir.

Ama Bakanın açıkladığı ham rakamlar boş ve anlamsızdır.

* * *

Mesela İstanbul’da ölen 10 kişi, Yalova'da ölen 5 kişi...

Hangisinde ölen fazla? Yalova'da mı, İstanbul'da mı? 10 beşten büyük olsa da Yalova'da ölen kişi İstanbul'dakinden fazladır. İşte beş bazen 10'dan büyüktür.

İstanbul'un nüfusu 15 milyon, Karaman'ın 300 bin. Her ikisinde de 5 kişi ölmüşse aynı sayılır mı?

Tekrar edeyim; ham sayı önemsizdir yani, yanıltır. Nüfusa göre; Yüzde-Binde-Onbinde, Yüzbinde.... yani oransal olmalıdır.

* * *

Kıyas ülkeler arası olabilir. Yani Fransa'da Yüzbin kişiden 10'u, Türkiye'de Yüzbin kişiden 5'i hasta ise biz Fransa'ya göre iyi bir yerdeyiz demektir.

Amerika'da 150 bin kişi ölmüş. 300 milyon nüfusu var. Yüzbinde 50 Kişi. Türkiye'de toplam ölen 6.895 kişi ölmüş. 80 milyon nüfus, Yüz binde 8,6. Biz Amerika'dan 10 kata yakın daha iyiyiz dersiniz.

* * *

Bir de yapılan test sayısı önemlidir. Şimdi mesela Türkiye'de bugün hiç test yapılmasın, vaka sıfır çıkar. 100 test yapın 80 kişi çıkar, 1000 test yapın 800 kişi çıkar.

Yapılan test ile de orantılıdır.

* * *

Kişi Kovit iken yerine başka bir hastalık denirse veya Kovit şüpheli denirse yine rakamlar gerçekliliğini yitirir.

Kovitten ölen kişiye MOY veya zatürre, kalp krizi, nefes darlığı, solunum yetmezliği gibi başka bir nedenle de öldüğü söylenirse kovitten ölen rakamları düşer.

Ama toplam ölen rakamları artar.

Bu toplam ölenlere de ne hikmetse hiç bir yerden ulaşılamıyor. Eskiden Tüik'ten ulaşılıyordu, şimdi oradan da ulaşılamıyor maalesef. Ölümlerin nedenlerine göre dağılımına zaten hiç ulaşılamıyor. Devlet sırrı gibi mübarek. 

* * *

Nüfusa göre test yapılan oran nedir?

Bu test yapılanlar içerisinde iyileşen ve ölenlerin oranı nedir?

Ölenlerin yaş gruplarına göre yüzde dağılım oranı nedir?

Bu oranlar zamana, illere, ülkelere ve zamana göre nasıl bir değişim gösteriyor?

Verilmesi gereken rakamlar bunlardır.

Rakamlar doğru mu, değil mi bunu bilmiyorum, bunu bilen Bakanlık. Gizlemek te doğru olabilir, çünkü bu bir politikadır ve süreci dışa karşı yönetmek adına yapılıyordur bilmiyorum. Lakin inandırıcılık ve güven yok olursa hiç açıklamaya gerek yok.

Biri söylemeli.

Etrafınızda işi bilen kimse kalmamış belli.

Destek istiyorsanız, utanmayın, önceden görevlerinden KHK ile alınıp “Araştırmacı” diye ne idüğü belirsiz bir unvan verilmiş, kağıt peçete gibi buruşturup atılan eski idarecilere soruverin. Onların hepsi vatanseverdir. Her şeye rağmen devletine, milletine yardım eder. 

Allah Türk Milletine yardım etsin.

Bu yazı 1207 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum