Yaşam kazançlar ve kayıplar manzumesidir.
Kazanırsınız çünkü koşullar sizi o yöne itelemiştir. Koşullar ile ortam uyumu denk düşmüştür.
Kaybedersiniz çünkü talepleriniz için ortam hazır değildir.
En büyük kazançlar ise kayıpların doğru analizi ile ulaştığımız doğru sonuçlar sayesinde kapımızı çalmıştır.
Basın Yayın dünyasında kazanç ve kayıp savaşı başka hiçbir alanda görülmeyecek kadar sıcak ve amansız yaşanır.
Kazanç ve kayıpları salt maddi boyut ile değerlendirmek bizi doğru sonuçlara götürmez.
Siyaset ve yönetim ameliyesi iktidar gücünü elindeki araçların gücü ile sürdürebilir.
Bu güçlerin Yasama, yürütme ve yargı olduğunu biliyoruz. Bu ana üç gücü denetiminde tutabilen yönetimler, halkın kaynaklarını sınırlı sayıda bir sömürgen sınıf lehine kullanarak yapay bir hayal dünyası yaratmışlar ve halklarını manipüle etmeyi başarmışlardır.
Fakat buna karşı muhalif dünya basın ve yayın ile halkı söz konusu zorbalıklara karşı bir araya getirmeyi başarabilmişlerdir.
Yani basın asıl olarak muhalif dünyanın bir aracı olarak dünyaya gelmiştir.
Ahlâkı da ilkeleri de muhalif dünyanın talepleri doğrultusunda gelişmiştir.
Egemenler istemese de dördüncü güç olarak protokolde yerini almıştır.
Kısa sürede basın ve yayının kudretini anlayan muktedirler o alanı da çok kısa sürede kirletmeyi başardılar. Ekonomik güçleri ile basını bültene döndürmeyi başardılar.
Bu durum Kurtuluş Savaşı dönemlerinde olduğu gibi ihanete varan sonuçlar doğurdu.
Mütareke Basını denilen ve İngiliz sermayesinin yönettiği iğrenç bir topluluğa dönüştüler.
Bugün de o günlerin havasını teneffüs ediyor gibiyiz.
*
Muhalif dünyanın 57 yıl önce yarattığı Karaman’ da Uyanış Gazetesi ve Medya Grubu ilk günün heyecanı ve kararlılığı ile yoluna devam etmektedir. Medyanın kazancı halkın kazancı ile ölçülür.
Ahlâkı ve ilkeleri 57 yıldır halkına olan sevgisi be bağlılığı ile dokunmuş olan Uyanış, bir bataklık çiçeği gibi ışıldamaya devam etmektedir.
Kendisine yabancılaşmış ve bu vasfı ile de halkının taleplerinin tercümanı olmaktan uzaklaşmış bir dünyanın ortasında kalarak değerini korumaya çalışana bataklık çiçeğinden başka ne denir bilemediğim için öyle söyledim.
Ahmet Küçükcicibıyık’ın ve ailesinin olağanüstü çabaları ile şu ana kadar ahlâkını koruyarak dimdik ayakta kalmayı başardı. Yarınlar ne getirir bilemem ama yüksek sesle “iyi olacak” demekte zorlanıyorum.
Uğurlar olsun Uyanış…
57 YIL DİMDİK AYAKTA
Yayınlanma :
29.08.2025 09:47
Güncelleme
: 29.08.2025 09:47


Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: