Ne zaman geçti, bilemiyorsunuz
Acısıyla tatlısıyla 75 sene.
Buğulu gözlerle Karadağ yönüne bakıyorum.
Yolun sonu görünüyor.
Çoğu gitti, azında azı kaldı.
Ne kadar yaşadığımız mühim değil.
Nasıl yaşadığımız önemli elbette.
Öyle bir ömür geçirdik ki;
Kader nereye savurduysa oraya gittik.
Çokta plan yapmadık, yapamadık.
Sanki plan yapanlar, kafasınca yaşadı.
Geçelim.
Peki, ne görünüyor ekranda.
Epeyce bir keşke.
Ama bizim inancımız var hamdolsun.
OLANDA HAYIR VARDIR.
Dedik rahatladık.
Şöyle yapsaydık, böyle yapmasaydık.
Diyoruz bazen.
Netice değişir miydi peki?
Zerrece değişmezdi efendim.
Allah bilir kulunu, ona göre örter çulunu.
Başka ne görünüyor ekranda derseniz.
Sultan sofrasından, uzak durmuşum.
O'na çok seviniyorum.
Hatıra konuşmamaya özen göstermişim.
O'da çok iyi.
Dinimin emrince, olmaya gayret görünüyor.
Ona da, köpeğin kar'a sevindiği gibi seviniyorum.
(Bu benzetme Gırılan Ahmet abime ait. Rahmet olsun.)
Kabahat hanesinde olanlara gelirsek.
Yani keşkeler bölümüne.
İnsanlara çok inanmışım.
Hele de Allah, peygamber diyerek konuşanlara.
Aklımı az kullanmışım.
Daha doğrusu Partililerin aklına çok kanmışım.
Çok çekingen( utangaç) yaşamışım.
El nederi, çok hesaba katmışım.
Gibi, gibi, gibi.
Geldiğimiz noktada.
Finalde iyi bir mevkide oynuyor gibiyim.
Beklentisiz, bir meşgale.
Çoğunlukla Mustafa Amcalı günler.
Sözünüzün teraziye konduğunu görmek sevindirici.
Her mevkide değil tabii ki.
Tahsilli bir kitle ile birlikte olmak, hayat iksiri resmen.
Lakin onunda sonuna doğru gelmek acı veriyor.
Yarı şaka yarı ciddi, ben bu avludan çıkmam diyorum.
Sınıf arkadaşlarım bitiyor diye seviniyorlar.
Bitirirken şunu demek istiyorum.
İnsanımızın;
Dinin özünü anlatacak, münevver din bilginlerine çok ihtiyacı var.
Oturduğu yerden, cennet hayali kuran Müslümanların aydınlatılması gerek.
Söylenecek söz çok, zaman kıt.
Söylenenlerden, söylenmeyenleri de anladığınızı umuyorum.
Kalın sağlıcakla.
Yorumlar
Kalan Karakter: