Efendim bugün, üç adet anımı anlatmak istiyorum.
Anlatmaktaki maksadı, siz çıkaracaksınız tabii ki.
Yukarıdaki isim, Yılmaz usta; aslen Karamanımızın Pınarbaşı köyündendir.
Kalorifer işi ile iştigal eden bir abimizdi.
Hoş sohbet bir insandı kendisi.
(Allah'ım rahmet eylesin)
Günlerden bir gün ustanın dükkânındayız.
Havadan Sudan konuşuyoruz.
Ben bir ara dedim ki;
Ayasofya’nın imamı karamana gelmiş...
Usta hemen:
Ayasofya’da imam mı var? Karamana niye gelmiş dedi.
Ben duymuştum Ayasofya'nın bir köşesinde bir mescit var.
Bizim Karamanlı Mahmut Toptaş hoca oranın kadrolu imamı diye.
Adam buralı o yüzden gelmiş dedim.
‘Usta kalk gidiyoruz’ demez mi?
- Ustam nereye gidiyoruz.
- Ayasofya’nın imamını görmeye.
- Yahu görürüz otur.
- Ben bulurum.
- Olmaz adam belki gider mider.
- Abi belki tanırsın, adam şurdan Göcer köyünden.
- Tanıyamadım kalk gidelim.
- Tanırsın, tanırsın, imamlığa, burada başladı.
- Tanıyamadım o zamanlar benim imamlarla pek işim olmazdı.
-Abi İlk imamlığı şu demiryolunun altında bir camideydi demiştim ki;
Usta olduğu yere yığıldı kaldı.
- Hayırdır gitmiyor muyuz?
- Gitmiyoruz boş ver otur.
Ne oldu abi, neden vazgeçtik diyecek oldum.
Yılmaz ustanın cevabı:
Demiryolunun altında imamlık yapmış birini niye merak edeyim ki.
Sakın demiryolunun altında imamlık yapan arkadaşlarım alınmasınlar.
Bende bir dış mahalle imamı idim bilirsiniz.
(Zembilli de. Bağlarbaşı)
Atalarımız demişler ki.
EVDEKİ DANADAN ÇAKAR ÖKÜZ OLMAZ...
Yani.
Yani si şu.
Evde yeni doğmuş danaya sarı dana diye isim konur ilk doğduğunda. Hayvancağız, on yaşına gelir hâlâ sarı danadır adı.
Dışardan olunca,
Hele de İstanbul’dan olunca,
Ayasofya da işin içinde olunca,
Has İmam, merak edilen İmam...
Yabandan gel, kömür gözlüm yabandan.
Aldık haberini diye devam eden bir Anadolu türküsü vardır.
İşte tamda bu veya.
Ye kürküm ye misali.
Yılmaz Ustam mekânın cennet olsun inşallah.
Efendim yılmaz usta demişken:
Rahmetlinin, bir yeğeni vardı:
Hasan Şahin (Merhum).
Mesleği öğretmenlikmiş.
Fakat onu yapmıyordu.
İsmetpaşa caddesinde mobilya mağazaları vardı.
Rahmetli Nusret Uysal beyle iyi arkadaştılar.
Cuma namazı için bizim camiye gelirlerdi.
Bir CUMA namazından sonra, Hasan bey dışarıda beni bekliyor.
- Hocam Allah kabul etsin.
- Cümlemizden inşallah.
-Hocam bir şey söylesem kızar mısın?
- Hayır, ne münasebet.
Kaldı ki benim soyadım Uysal, kızsam ne olur kızmasam ne olur. Gülüşmüştük.
- Hocam siz namaz aralarında boşsunuz ya, o aralarda bizim mağazada dursanız, size maaşınız kadarda biz versek.
-Nasıl?
- Çok teşekkür ederim, ama olmaz.
- Neden?
- Çünkü ben boş değilim bir.
- Ben o işi yapamam iki.
- Ne iş yapıyorsunuz aralarda?
- Düşünüyorum...
- Neyi düşünüyorsunuz?
- Sizi düşünüyorum.
- Hayret bizim neyimizi düşünüyorsunuz?
-Yahu siz haftaya yine gelmeyecek misiniz?
-Geleceğiz.
-İşte ben şimdiden size nasıl bir konuşma hazırlasam diye onu düşünüyorum..
Hem sizler kültürlü insanlarsınız.
Konfüçyüs ne demiş?
-Ne demiş?
-Düşüneni boş duruyor sanmayınız, onlar kömür işçilerinden daha çok yorulurlar.
Sonra atalarımız bir tazı iki tavşanı, beraber kovalarsa ikisini de tutamaz demişler.
İki, siz şimdi bana hocam hocam diyorsunuz ya,
-Evet.
-İşte bu, yanınıza bir savcı, hâkim, kaymakam gelinceye kadar sürer.
Bunlardan biri geldiği anda, bana kahve söyleme görevi verirsiniz ki, oda benim İmam Hatipliğime ters olur.
O yüzden ben almayım.
(Bir daha gülüşmüştük) ve Hasan bey merhum: hocam doğru söylüyorsunuz.
Ben hiç bu açıdan bakmamıştım demişti. Tekrar rahmetler olsun.)
Efendim bitirirken, genç ve şehirli arkadaşlar için şunu ilâve etmem lazım.
Yazının içinde bir "Tazı" sözü geçti.
Tazı bir köpek cinsidir.
Ama cinsinin en asil türüdür.
Çünkü atalarımız şöyle söylerler.
Tazıyı çullu da, bilirler çulsuzda.
Tazı yalnızca av için beslenir.
En iyi av hayvanıdır.
Köyde ev önünde kapıya yakın durmaz.
On metre uzakta odunların arasında bulunur genellikle.
Yani kapı köpeği değildir.
Kapı önünde durup gelene gidene havlamaz.
Evin sahibinin paçasına sürtünmez.
Yani patrona eyvallahı yoktur.
(Daha fazlası için Google yazın,)
Üçüncüsü, bir sonraki yazıya inşallah.
Kendinize iyi bakın diyeceğim ama daha benim hiç kimse ye kendine iyi bak demişliğim yoktur.
Bizim millete kendine iyi bak demek, gerekmez diye düşünüyorum.
Bilmem yanılıyor muyum?
Sağlıcakla kalın. Allah a emanet olun.
Yorumlar
Kalan Karakter: