"Emevi İslam'ı"kavramı ilk olarak 1970'li yılların sonlarında Ali Şeriati tarafından kullanılmıştır. Temeli İslam öncesi döneme dayanan, kabile asabiyeti ve kabileler arası kavgalara dayanır. Emeviler döneminde bu kavga Ebû Süfyan oğlu Muaviye tarafından yeniden diriltlmiştir. Haşimi- Ümeyye sülalelerine kavgası.
Bu tabir (Emevi İslam'ı), hurafelere, şekle ve gösterişe dayalı bir İslam anlayışını ifade eder. Samimi dindarlık yerine gösteriş ve riya ön plandadır. Uydurulmuş kandil geceleri, din hayatında zorlaştırma, Allah sevgisi yerine Allah korkusunun öne çıkarıldığı bir din anlayışını ifade eder.
Hz. Peygamberin ashabından olan Ebû Zer, Muaviye'nin Şam'daki şatafatlı sarayını görünce, ikili arasında şöyle bir diyalog geçer: Muaviye: Sarayımı nasıl buldun?
Ebû Zer: Ey Muaviye! Eğer bu sarayı kendi paranla yaptırdıysan israftır. Eğer halkın parasıyla yaptırdıysan ihanettir.
Bu diyalog "Emevi İslam'ı" kavramını anlamamız için tipik bir örnektir.
" Türk Müslümanlığı" kavramı bizde Yahya Kemal'den beri kullanılmaktadır. Bu kavram, Türklerin İslam'ı anlama, algılama, yorumlama ve yaşama biçimlerini ifade eder. Ancak, bazıları bunu,Türklerin Ehl- i Sünnet yolunda olmaları" anlamında kullanırlar. Bazıları ise, insan sevgisine, hoşgörüye, Allah sevgisine dayanan tasavvufi İslam anlayışını kastederler.
Bu anlayışta Hz. Peygambere duyulan sevgi son derece güçlüdür. Süleyman Çelebi'nin yazdığı "Mevlid" dini törenlerde yaygın olarak okunur. Türk halkı bunu Kur'andan bir metin gibi algılar ve sever. Hz. Peygamber için Türkler kadar çok Na'at yazan başka bir millet yoktur.
Türk Müslümanlığı"ehl- sünnet" anlayışı içinde, Hanefi- Mâtûridî- Yesevî ekolü olarak tarif edilir.
Tekrar Yahya Kemel'e dönersek; o, bu kavramı (Türk Müslümanlığı) Aziz İstanbul, Eğil Dağlar, Siyasi ve Edebi Portreler gibi eserlerinde çok kullanmıştır. Şimdi bunu örneklendirelim:
Bizim müslümanlığımız, Türk tarihinin ve Türk toprağının yoğurduğu müslümanlıktır. ( Aziz İstanbul)
Anadolu'da İslam, Türk'ün ruhu ile birleşerek yeni bir dünya meydana getirdi.( Eğil Dağlar)
Bizde din, halkın yaşadığı gibi yaşanır; gösterişsiz, derin ve tabii.( Siyasi ve Edebi Portreler)
Türk Müslümanlığı, aşırılıktan uzak, itidal üzere kurulmuş bir dindir.(Aziz İstanbul)
Bizim Müslümanlığımız, minarelerin ufka çizdiği bir güzellik ve huzurdur. (Aziz İstanbul)
Sonuç olarak, Emevi İslam'ı ve Türk Müslümanlığı kavramları iki ayrı İslam anlayışını ifade eder. Birbirine pek de yakın olmayan iki ayrı İslam anlayışını ifade etmek için geliştirilmiş iki ayrı kavramdır.
İslam'ın özüne, gerçeğine daha uygun olan anlayış hangisidir? Bize göre bu sorunun cevabı, Türk Müslümanlığıdır, şeklinde olmalıdır.
08.12.2025
Mestan Karabacak
Not: Bu konuda daha geniş bilgiye ulaşmak isteyenlere Sait Başer'in "Yahya Kemal'de Türk Müslümanlığı" kitabını öneririm.
EMEVİ İSLAMI-TÜRK MÜSLÜMANLIĞI
Yayınlanma :
08.12.2025 21:59
Güncelleme
: 08.12.2025 23:47
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: