Devleti yönetenlerin kısa ve uzun vadeli planlamalarını, bilim adamları ve toplum mühendisleri ile toplumun kısa ve uzun zamanda nasıl olması gerektiğini planlamak durumdalar.
Bireylerin sahip olmaları gereken nitelikler, toplumsal kurallar, devlet ve kurumların görevleri ona göre şekillenmelidir. Yeryüzünde şuanda hayatını sürdüren toplumlara bakıldığında aralarındaki farkın uçurumlar olduğu görülür. Çalışan, üreten, adil, eşit, başarılı ve mutlu toplumlar olduğu gibi, çarpık, eşitsiz, adaletsiz uygulamalar, ezen ve ezilenin biri birine düşmanca baktığı, çalışmadan, üretmeden rahat yaşam bekleyen, suçluluk düzeyinin tavan yaptığı, verimsiz, mutsuz ve gergin toplumlar.
Ekonominin her bireyin eğitimine ve yeteneğine uygun işte çalışabileceği, üst gelir gurubu ile alt gelir grubu arasındaki farkın en çok 5 katı olduğu, insan gücü planlamasının gerçekçi bir şekilde yapıldığı, rantın, kolay kazancın, çalışmadan kazanmanın olmadığı, eşit işe eşit ücretin uygulandığı, iş ahlakının her çalışan tarafından içselleştirildiği, her çalışanın iş güvenliğinin sağlandığı, bir ekonomik yapı olmalıdır. Gelir adaletinin sağlandığı, fakirliğin ve yoksulluğun hayatımızdan çıktığı, Ulusal gelir dağılımı dengesinin sağlandığı, yasaların eşit uygulandığı, işsizliğin, gayri meşru kazancın ve yolsuzlukların olmadığı, toplumun gelişen dünya koşullarına göre insan gücünü en iyi şekilde planlandığı ve sosyal adaletin sağlandığı…
Devletin temel hizmetleri her bireye, eğitim, sağlık, yol, ulaşım, su, doğal gaz, elektrik gibi hizmetleri eşit ve parasız sağladığı, bunu bilen vatandaşların toplumsal bilinçle israf etmeden, tutumlu bir şekilde yaşadığı, tüm canlıların ve doğanın korunduğu, yaşanılabilir bir dünyanın devam ettiği,
Devlet; bireyler ve kurumlar arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin, eşit, adil hizmet sunduğu, vatandaşın devlete ve topluma karşı görevlerini bilinçli bir şekilde eksiksiz bir şekilde yerine getirdiği, yönetimde liyakatin esas alındığı, birim zamandan ve birim alandan en yüksek verimin alındığı,
Kendi sağlığını toplumsal sağlık olarak düşünerek, dengeli beslenmeye, koruyucu hekimliğe ve sağlıklı olmaya azami gayret göstererek yaşamayı ilke edinmeli,
Eğitimde özel okulların olmadığı, her bireyin kendi yetenekleri doğrultusunda eşit, parasız, laik, bilimsel, çıkmaz sokağı olmayan, bireyin kendisini geliştirmeye açık bir eğitim alabildiği. Sanatın, edebiyatın, kültürün, sporun bireye ve topluma katkılarını bilinçli bir şekilde yaşama ortamlarının oluşturulduğu,
Ailelerde; eğitimle sağlanan anlayışlarla ve değerlerle, eşitliğin, sevginin, saygının, vefanın, dayanışmanın, yardımlaşmanın üst düzeyde yaşandığı, kadın erkek eşitliğinin içselleştiği,
Toplum yaşamında; her bireyin ahlaki ve toplu yaşam kurallarına uygun, saygılı ve nezaketle davrandığı, güvenli bir toplum yaşamının sağlandığı, özgüvenli, başarılı ve mutlu bir toplum…
Aklın ve bilimin rehber alındığı, teknolojik gelişmelerden her bireyin yararlandığı, ilerlemeye ve gelişmelere açık toplum…
Hukukun, adaletin, demokratik, ahlaki ve vicdani kuralların; ailede, sokakta, okulda, toplumsal örgütlenmelerde, partilerde, siyasi yaşamda, sendikalarda, iş yerlerinde tam uygulandığı, yaşanılabilir bir çevre bilinci ile doğamızın korunduğu, şiddetsiz bir toplum… Özlemiyle böyle bir ülke mümkün mü? Neden olmasın diye soruyor, 2026 başlangıç olsun…
Türkiye Cumhuriyetinin kurucu Önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün oluşturmak istediği çağdaş Türk toplumunun temel ilkeleri kesintisiz devam edebilseydi mümkündü… YENİDEN ATATÜRK CUMHURİYETİ…
Yorumlar
Kalan Karakter: