Karaman Eski Söz Kültürünü Gelecek Kuşaklara Ulaştıralım
Reklam
Reklam
Hasan Baran

Hasan Baran

Karaman Eski Söz Kültürünü Gelecek Kuşaklara Ulaştıralım

11 Ocak 2020 - 12:47

Aklı yayvan: Aklı havada.

“Allı güllü giyyodu, ben de aklı yayvan bellediydim.”

**

Ayaklarını kösmek: Ayaklarını uzatmak, ayaklarını uzatarak oturmak.

“Ayaklarını kösmeden otur.”

**

Azına bakmak: Bir kişinin sözünü dikkate almak.

“Anasının azına bakıyo hep”

**

Boğazına geçirmek: Vermemek niyetiyle borç almak.

“Önce boğazına geçirdiğin paraları bi vir.”

**

Öküzün bostanda gezdiği gibi gezmek: Dikkatsiz, kıra döke yürümek.

“Gözüyün önne bah, devenin bostanda gezdiği gibi geziyon.”

**

Dişine taş değmek: Olumsuz bir durum olduğunu hissetmek, endişelenmek.

“Gel didi ya dişime daş değdi.”

**

Döv döv kara demir: Nasihatten anlamamak.

“Nolacak döv döv kara demir, ne desen boş gardaşım.”

**

Eke bilmiş: Yaşından veya kendisinden beklenmeyecek şeyleri bilen, akıllı, bilgiçlik taslayan.

“Seni eke bilmiş seni! Bunları da mı bilirdin?”

**

El üfelemek: Muhtaç olmak.

“Kimsiye el üfelemedim çok şükür.”

Gönünü görmek: Razı etmek.

“Gönünü görün, savışdırın gitsin.”

**

Harp itmek: Ağız kavgası yapmak.

“Gız, anasıynan harp idiyo.”

**

Heç yön ardı olmak: Beceriksiz olmak, basit bir işi dahi başaramamak.

“Bacım anam heç yön ardında mısın, ıcık gayret it.”

**

İtten irezil etmek: Sözle hakaret ederek küçük düşürmek.

“Adamı milletin içinde itten irezil ittin.”

**

Pel pel baķmak: Anlamsız, şaşkın bir biçimde bakmak.

“Emmimgil pel pel bakakaldılar.”

**

Zıllıkçılık etmek: Oyunbozanlık etmek.

“Zıllıkçılık itme adam.”

**

Gavurga: Kavrulmuş buğday.

“Misafire gavurga ikram edildi.”

**

Cavurtu: Gürültü patırtı.

“Kesin şu cavurtuyu.”

**

Eftikli: Vesveseli, kuruntulu.

“Bu eftikli gızın lafına bakma.”

**

Ganiyetsiz: Aç gözlü.

Nadar ganiyetsiz bi adammış bu!

**

Ziyinsiz: Safça düşüncesizse hareket eden insan.

“Ziyinsiz senin bu gızın.”

**

Gaçılmak: Yoldan çekilmek, yolu açmak.

“Gaçılın len, motur geliyo.”

**

Ķısıktırmak: Köşeye sıkıştırmak, darda bırakmak

“Çok bunaldım, alacaklılar kısıktırdı.”

**.

Başını bağrını yemek:

1-Beklenmeyen, abartılı bulunan, garip karşılanılan bir durumda söylenirdi.

2- Ölmek anlamında beddua olarak kullanılırdı.

“Başını bağrını yiyesiceler, gül gibi çocuğu mahvittiler.”

**

Burgu: Matkap

“Kirişi burguynan delelim.”

**

Gısdırğaç: Mandal

“Gısdırğaçları getir, çamaşır asacam.”

**

İlenger: Büyükçe leğen. Geniş ve çukur tencere. Büyük kazan.

“Çabık, ilengeri getirin.”

Bu yazı 2732 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum