Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, bazılarının hiç istememesine rağmen yine geldi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi orada durduğu sürece de hep gelecek.
Türkiye Cumhuriyeti durduğu sürece de hep gelecek.
Mareşal Gazi Mustafa Kemal’ in yüreklerimize kazınan sevgisi sürdüğü sürece gelecek.
Kadınlarımız Cumhuriyetten önceki halleri ile bu günkü kazanımlarını kıyaslayabildiği ve bu devrimin bir kadın devrimi olduğunu anlayabildiği sürece hep gelecek.
Çocuklarımız 23 Nisan’ın, dünyanın tek çocuk bayramı olduğunu öğrenip, kendilerine verilen değerin derecesini kavrayabildiği sürece yine gelecek.
Kahramanmaraş’taki okul baskınında “öğrencilerim zarar görmesin de ben öleyim” diyerek onların üzerine kapanan ve yediği kurşunlardan ölen Ayla Kara Öğretmenler var oldukları sürece yine ama yine gelecek.
23 Nisan’ ı tartışmaya açanlar esasında Cumhuriyeti tartışmaya açan mihraklardır.
Ulusal ve laik eğitim sistemimizi tarikatların ve cemaatlerin cirit attığı yerlere çevirenler,
Kuvay-ı Milliyeciler’in vatan haini olduklarını söyleyen ve halkı kışkırtan İskilipli’ leri göklere çıkaranlar,
“Keşke Yunan kazansaydı” diyen feslileri ululayanlar,
Seyit Rıza’yı anma yarışına girenler ve onun şahsında cumhuriyeti katil ilan edenler,
Said’i Nursi’ ye yürekten tabi olanlar tartışıyorlar ve tartışacaklar.
Atatürk’ ün yolunun geriye dönüşü, Cumhuriyetin geri vitesi yok. Ama ülke insanının kardeşliğini dinamitleyenler maliyeti artırma peşinde.
Bu bayrama özel olarak 23 Nisan ile Ayla Öğretmeni bir arada analım istiyorum. Ayla Öğretmenin vicdanı Cumhuriyetimizin vicdanıdır.
İlk kurşunu atan Hasan Tahsin.
Devrim şehidi Kubilay.
Niceleri…
Onların vicdan terazisi hep doğru tarttı, ardıllarının terazileri de doğru tartacaktır.
Nice 23 Nisanlara…
Yorumlar
Kalan Karakter: