Yukarıdaki resimleri olan kitapları internet üzerinden sipariş vererek iki gün önce getirttim. Kabaralı Kundura ve Âşığın Oğlu. Yazar, E. Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ahmet Yılmaz. Kendisi Konya, Kadınhanı, Örnekköy'den. Benim Duman Mahmut dedemin, dayılarımın ve halalarımın köyü. Ahmet Hocanın babası köyün tanınmış simalarından Celil Hoca. "Kabaralı Kundura" onu ve ailesini anlatıyor. Anı- Biyografi türünde bir kitap. Önceki gün başladım az önce bitirdim. Bazı yerlerinde gözlerime hakim olamadım. Ahmet Hocanın rahat ve akıcı bir anlatımı var. Konu babası ve ailesi olmasına rağmen objektif ve nesnel bir anlatım hakim.
Kitapta Yörük olarak ( konar göçer) yaşayan ailesinin kışın Çukurova ( Osmaniye civarı) da, yazın Kayseri yaylalarında geçen hayatları etkileyici anektodlarla anlatılıyor. İtiraf etmeliyim ki - bu konu ile ilgili olmama rağmen- Yörüklerin hayatı ve kültürleriyle ilgili yeni bilgiler öğrendim.
1963 yılında Örnekköye iskan olan Celil Hocanın burada yeni hayata uyum süreci ve hayat mücadelesi çok etkileyici. Bu aile öyle sıradan bir aile değil. Celil Hoca Yörüklerin içinde ilkokulu okuyabilen (20.yüzyıl başları)en der insanlardan. Osmaniye'nim Burhan köyünde üç yıllık ilkokulu bitirmiş. Bilinçli bir baba, on ki evladı var, çocuklarını okutuyor, içinden üçü profesör oluyor. Kitabın yazarı Prof. Dr. Ahmet Yılmaz ( İlahyat), Prof. Dr. Kadir Yılmaz,( Üroloji), rahmetli Prof. Dr. Durmuş Yılmaz ( Tarih).
İkinci kitap Âşığın Oğlu. Benim de akrabam olan, 20 yüzyılın ikinci yarısında yaşamış, ülkemizdeki son eşkiyalarından birisinin romanı. Babası Âşık Hasan hakkında bir kitap yazma çabası içinde olduğum bir eşkiya. Osmaniye, Kadirli, Kozan, Pınarbaşı, Sarız ve çevresinde çok tanınan, ünlü bir eşkıya. Okumaya başladım, ilginç bir kitap olduğu kanaatindeyim. Bittiği zaman sayfa arkadaşlarım için bir paylaşım yapabilirim.
Kitabın yazarı Ahmet Hocayı ilk ve son olarak 1982 yılı sonlarında Ankara'da Kızılay'da bir akşamüstü görmüştüm. Polatlı'da yedek subay öğrenciydim ve Ankara'ya hafta sonları evci çıkıyordum. Akrabam, eniştem Mehmet Karabacak'ın evine. O da Örnekköylüydü ve yanımdaydı. Bizi tanıştırdı, o zaman hoca Ankara İlahiyat Fakültesinde görevliydi.
Sonra bir daha görüşmedik. Bugünkü bir saati aşan telefon görüşmemizde kadar... Hocanın başka kitapları da var. Kendisini bu güzel kitaplar için kutluyor ve sağlıklı uzun ömürler diliyorum,Celil Hocaya da sonsuz rahmet...
Yorumlar
Kalan Karakter: