Karaman'ın Eski Sözleri ve Deyişleri - 2
Reklam
Reklam
Hasan Baran

Hasan Baran

Karaman'ın Eski Sözleri ve Deyişleri - 2

22 Eylül 2020 - 12:39

Bu sözlerin çoğu benim çocukken Karaman’da duyduğum sözler ve ben bir Karamanlı olarak bunları yazmadan edemedim efendim. Birde eski Karamanlılar ‘e’ yi ‘i’ olarak ‘k’ yi de ‘g’ olarak kullanıyorlardı.

Örneğin: Kardeşim yerine ‘Gardaşım’

‘Ne yapacaksın’ yerine ‘nörecen – nidecen’ derlerdi.

Kültürel geçmişimizi yaşatmak ve anmak gayretiyle yazdım derledim bunları, tüm Karaman halkına selam ve saygılarımla armağan ediyorum.

Ç

Çağrılmadık yere çörekçi ile börekçi gider.

Çayın hakkı üç, ev sahibi gülüyor içtikçe iç.

Çalmadan oynar kel güdük, ne davul ister ne düdük.

Çok güvenme dayına, azığını al yanına.

Çıktı bostan, ayrıl dosttan.

Çalmadan oynar kel güdük, ne davul ister ne düdük.

Çatal kazık yere geçmez.

Çıra dibine karanlık.

Çobana verme kızı, ya koyun güttürür, ya kuzu.

Çoluk çocuk ile eyleme pazar, arpa alır ambardan buğday yazar.

***

Çabıt: Eski bez parçası

Çalık: Bir yana eğilmiş

Çaman: Çemen

Çaptan düşmek: Eski gücünü ve kuvvetini yitirmek

Çardak: Gölgelik

Çarık: Sığır, manda derisinden dikilen bir cins ayakkabı

Çarşı Ekmeği: Somun

Çatal Kapı: İki kanatlı avlu kapısı

Çelebi: Kocanın erkek kardeşi

Çebiş: Bir yaşındaki keçi

Çemkirmek: Sözle karşılık vermek

D

Dayım ekin ekti. Yemeden başa kaktı.

Davulu görür oynar, mihrabi görür ağlar.

Derede gum, bizde para; çıra yak metelik ara.

Demir nemden, insan gamdan çürür.

Deveye oyna demişler, dokuz kazan süt devirmiş

Deveyi hendekten atlatan bir tutam ottur.

Dibi görünmeyen kaptan su içme.

Dilencinin torbası dolmaz.

Deniz yanında kuyu kazılmaz.

Deveci ile dost olan kapısını yüksek açar.

Dostun iyi olmazsa, tutuşan sakalından sigara yakmak ister.

Doluya gor almaz; boşa gor dolmaz.

Dükgân gapısı, hak gapısı.

Düğün olur iki kişiye, tasası düşer deli komşuya.

Dün bir bugün iki. Acep yârim yolda mı ki?

Davar, kömünü itsiz, sahibini etsiz bırakmaz.

Düğün evini bilmiyor, dımbırtıla göbek atıyor.

Dana papuç yiyor bunda bir iş var.

Danışa danışa danayı kurda yedirdi.

Değirmene vardım derdim yanmaya, değirmen başladı fır fır dönmeye.

Devenin dişi, avradın yaşı sorulmaz.

Deveciden dost tutarsan kapını yüksek aç.

Dilim dilim etti beni dilim. Dilim senden çektiğim zulüm

Dikeni battığı yerden çıkarırlar.

Döşe döşşeği, yat aşşağı.

***

Dam: Hapishane, evin çatısı

Deey daha: İşte orada

Depik: Tekme

Dibek: Ezmek için kullanılır

Dinelmek: Ayakta durmak

Dingildeme: Durduğu yerde sağasola hareket etme

Diyele gıy ana: Söyle anne

Dodak: Dudak

Donuzöllün körü: Kızınca söylenir

Dölek dur: Akıllı uslu ol

Dömbelek: Darbuka

Döş: Göğüs

Döşşek. Yatak

Duz: Tuz

E

Elinin battığı yenir.

Eşeğin canı yanarsa atı geçer.

Eşşek taşa bir kere yokundur.(Dokunur)

El ayranı ciğer soğutmaz.

El içinde vasiyet ettik ölmezsek olmaz.

El ağzına bakan, avradını tez boşar.

Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde gelmez.

El elin nesine, gülerek gider yasına.

Eşek tavlanmakla yola gelmez.

Evlek evlek sattık, böyle böyle battık.

Ehli gayrından eylersen pazar, arpa alırsın ambardan, buğday yazar.

El, yasına gelse de gülerek gider.

Eltiler geçinse de bohçaları hamamda dövüşür.

Erine göre bağla başını; tencerene göre kaynat aşını.

Ev ev üsdünde olurmuş da, il ilin üsdünde olmazımış.

Evini temiz tut misafir gelir. Kendini temiz tut ölüm gelir.

***

Ebe: Nine, kocakarı

Elini yüzünü güzelce yudun mu: Elini yüzünü güzelce yıkadın mı?

Ellaamki: Sanırım, sanki

Ellaham: Herhalde

Eletmek: İletmek, götürmek

Elcek: Eldiven

Emmi: Amca

Enik: Köpek yavrusu

Enkiyle: Öyle

Erinmek: Üşenmek, bir şeyi yapmak istememek

Essah: Doğru

Essahtan: Sahiden, gerçekten

Esselaam Aliiküüm... Aliiküm Selaam: Selamlaşma

Eşgi: Ekşi

Ezen: Ezan

Ezrail: Azrail

F

Fak: Tuzak

Farfarı: gelip geçici, sözleri önemsiz

Fıkara: Fakir

Fos: Boş

Fıcıtmak: Atmak, fırlatmak

G

Garşıdan er gelmeli, yanağına ter gelmeli.

Gök görmediğin bir oğlu olmuş; tutmuş bacağından ayırmış.

Güneş çarığı sıkar, çarık da ayağı.

Gücendiğim dağın odununu yakmam.

Giderken boş gitme

***

Gabala: Götürü yolla iş yapma

Gabara: Üzeri tümsek ufak çivi

Gah: Kalk

Garannnık: Karanlık

Garaltmak: Söndürmek

Garametli: Zavallı, başı sıkıntıdan kurtulmayan

Ganayaklı: Kadın

Gatık: ekmekle yenen, genellikle peynir

Gavurga: Buğdayın saçta pişirilmesi

Gavurun dölü: Kızınca söylenir

Gaylesiz: Vurdumduymaz

Gaynar: Çok sıcak

Gaysi: Kayısı

Geçinele şööle dip sedire: Şöyle geçin sedire

Gıdık: Gerdan

Gınnap: Kalın keten iplik

Gılkuyruk: Yaramaz, kötü

Gırıtma: Gülme

Gıvırtmak: Yan çizmek

Giçişmek: Kaşınmak

Gidi: Kötü

Gı Haççe nörün gı?: Hatice ne yapıyorsun?

Gıpı köpeği: Kapı köpeği

Gode: Gövde

Gonşu: Komşu

Gop: Koş

Gotçu. Kotçu

Gökgörmedik: Görgüsüz, sonradan görme

Göynek: Gömlek

Gunnamak: Bir hayvanın doğurması

Gupa: Bardak

Güccük: Küçük

Bu yazı 3237 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum