TÜRKÇE FERMANI'NIN FARSÇA METNİ VE ÇEVİRİSİ
Reklam
Reklam
Yusuf Yıldırım

Yusuf Yıldırım

TÜRKÇE FERMANI'NIN FARSÇA METNİ VE ÇEVİRİSİ

12 Mayıs 2021 - 11:45

Hikâyeyi herkes biliyor. 13 Mayıs 1277’de Karaman oğlu Mehmed Bey Konya’yı aldı ve Türkçe Fermanı’nı Sultan Alaüddin Siyavuş adına okutarak ilan etti. Türkçe Fermanı da Mehmed Bey de tarihteki yerlerini alsalar da üzerlerindeki tartışmaların ardı arkası kesilmedi.

O tartışmalardan biri de ne ilginçtir ki, Türkçe Fermanı’nın doğru metnidir. Özellikle Farsça metnin sorunlu Türkçe çevirileri de fermanda uzlaşıyı sağlayamamakta. Trajikomiktir ki, bu olay Türk Dil Kurumuna kadar gidip hakemlik görevi istenmiş.

Bir de ferman kadar ferman metninin acaip ve garip yazımları var ki deme gitsin.

Türkçe Fermanı’nda neden Farsça metni üzerinden gidildiğini bilmeyenler vardır.. Öncelikle fermanın özgün Türkçe metni yok. Anadolu Selçuklu Devleti döneminden hiçbir arşiv belgesi günümüze ulaşmadığından Türkçe Ferman belgesinden söz edebilme durumu yok. Tarihte fermandan söz eden en eski ve tek kaynak İbn-i Bibi’nin Anadolu Selçklu Devleti’ni anlattığı el-Evâmirü’l-ʿAlâʾiyye fi’l-umûri’l-ʿAlâʾiyye adlı Farsça eseridir. Türkçe Fermanı da onun bize söylediği metin üzerinden bilinmektedir.

Gelelim fermanın Farsça metnine ve çevirisine!

“….hiç kes ba’de’l-yevm der dîvân ü dergâh ü bârgâh ü meclis ü meydan cer zübân Turkî sühan ne gûyed …”

Görüldüğü üzere metinde bir tek “ba’de’l-yevm” Arapçadır. Gerisi tamamen Farsçadır. Diğer kelimeler ve anlamları şöyledir:

ba’de’l-yevm: Bu günden sonra

bârgâh: Sultan çadırı veya sarayı, yüksek divan.

cer: Uçurum, çukur, yar,

der: -de durum eki, içinde

dergâh: Der kapı, gâh, mahal, yer, makam. Devlet ve tarikat kurumlarının kapısı, makamı.

divân: Büyük meclis, yüksek meclis, bakanlar kurulu.

gû(y): Söyleyen, konuşan.

hiç kes: hiç kimse

meclis: Bir konuyu konuşmak, görüşmek için yapılan toplantı, içtimâ. Bir başkan ve belli sayıdaki üyelerden meydana gelen resmî heyet, kurul.

meydân: Üzerinde binâ vb. şeyler bulunmayan düz, açık ve geniş yer, açıklık, alan, sâha.

ne: Olumsuzluk edatı.

sühan: Söz

ü: ve bağlacı

zübân-ı Türkî: Türkçe

Çeviriyi zorlaştıran üç kelime var metinde. Dergâh bugün hem tarikatların hem de kamu kurumlarının adıdır. Bargâh için yapılabilecek en doğru çeviri saray olup bugünkü karşılığı cumhurbaşkanlığı olmakta. Divan da bakanlar kurulu karşılığında.

Sorun burada başlamakta. Metne gerçek anlam üzerinden kelime çevirisi yapıldığında kuru yavan bir dil ortaya çıkmakta:

Bugünden sonra hiç kimse resmi-özel kurum kuruluşlarda, bakanlar kurulunda, sarayda, meydanlarda Türkçeden başka dil konuşmasın!

Günümüzde bargâh, makam; dergâh, makâm, divân da kurul anlamları ile karşılanmaktadır. Metne bu anlamlara dayalı bir çeviri yapılırsa şöyle bir metin ortaya çıkmakta:

Bugünden sonra hiç kimse kamuda, makamda, kurul kuruluşlarda, açık alanda Türkçeden başka bir dil konuşmasın!


Bu yazı 3295 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum