Karaman Türk Ocağı Ne Zaman Açıldı?
Reklam
Reklam
Reklam
Yusuf Yıldırım

Yusuf Yıldırım

Karaman Türk Ocağı Ne Zaman Açıldı?

02 Temmuz 2019 - 13:53

Yusuf YILDIRIM

Karaman Türk Ocağı 1925 Yılı Faaliyet Raporu yazımın sonunda cevabını arayan üç soru ortaya çıkmıştı. Karaman Türk Ocağı binasının yerine dair en kıymetli bilgi, Başkan Yunus Turan Bey’den geliverdi. Yunus Turan Bey’in araştırma ve açıklamalarına göre Karaman Türk Ocağının ilk binası şimdiki Canbaz Gazi Türbesi’nin ön tarafı ile taş bina arası alandaki bir binadır.

Diğer iki soru ise Karaman Türk Ocağının ne zaman ve kimler tarafından kurulduğuydu. Bu konuda Türk Yurdu dergisinin 1912-1926 yılları arasında yayınlanmış Osmanlıca baskılı 17 cildindeki yaklaşık 3600 sayfa kelime kelime tarandı. Özellikle 1912-1919 yıllarında yayınlanmış Türk Yurdu dergisi sayılarına ayrıntılı ve çapraz taramalar yapıldı. O dönemlerde Karaman ile ilgili yazılar olmasına rağmen Karaman Türk Ocağına ait bir bilgiye ulaşma durumu maalesef olmadı.

1917 tarihli özel bir bilgiyi de burada paylaşmadan geçmek olmaz. Konya Öksüz Yurtlarına dair bir konu içinde Karaman Öksüz Yurdu hakkında da çok önemli bilgiler verilmiştir:

Karamanlılar kendi kasabaları öksüz yurduna şimdiye kadar sekiz yüz lira iane (yardım) vermişler ve bundan maada (başka) eşraftan (ileri gelenlerden) Ahmed Efendi öksüz yurduna iki yüz okka (okka: 1,3 kg) halis boya hediye etmiştir. Karaman Öksüz Yurdu’nda sepet imalini (yapımını) öğrettirmek için teşebbüslerde (girişimlerde) bulunulduğu gibi kız şubesinde dokumacılık, dantelacılık, nakışcılık,konservecilik ve terzilik gibi kadınlığa lazım olan sanatları talim (öğretmek)icin Almanya’dan bir muallime (kadın öğretmen) celbine (çekilmesi, getirilmesi) karar verilmiştir. Ereğli’de bir Öksüz yurdu açılmış ve Beyşehir’de bir öksüz yurdu tesisine karar verilerek yurdun masarıf-ı tesisiyesine (kuruluş masrafları) esas olmak üzere yerli eşraf, tüccar ve memurlar tarafından beş yüz liraya yakın iane toplanmıştır. (Türk Yurdu, Türklük Şuûnu, S 143, 13 Eylül 1917)

Buradan birçok anlam çıksa da Türk Ocağı bakımından; bir şehirde şubeleşmeden de faaliyet planlayıp gerçekleştirdiği çok açıktır.

Peki Karaman Türk Ocağı ne zaman kuruldu?

1924 yılı bittiğinde Türk Ocağı şube sayısı 128’dir. Kuruluşunu tamamlayan 11 şube de onay almak için genel merkeze başvuru yapmıştır. Bu ocaklar arasında Mut, Ermenek, Ereğli, Akşehir gibikazalar da vardır.  Bir de Kasaba Türk Ocağının adı geçmektedir. Yalnız buradaki Kasaba, Manisa Turgutlu’dur. Toplamda 139 Tür Ocağı şubesi 1924 yılı sonu itibarıyla kurulmuş iken Karaman bunların içinde yoktur. (Türk Yurdu Sayı 165/4, Kânûnısânî 1341-Ocak 1925)

Ermenek ve Mut kazaların da bile ocak kurulu iken Karaman’da 1924 yılı itibarıyla Türk Ocağının olmaması hiç de doğal değildir. Türk Yurdu’nun 167. sayısındaki (1925 Mart) bir bilgi duruma bambaşka bakmamıza yardımcı olmaktadır. Bu sayının Türk Ocakları Şuûnı (Faaliyetleri) bölümünde; “Türk Ocakları Genel Merkezi: Yeniden açılması için müracaat edilen Tokat, Bartın ve Karaman ocaklarının küşâdına (açılmasına) müsaade etmiştir.” biçimindeki bilgiye göre eskiden var olan ama kapatılmış Karaman Türk Ocağı şimdi tekrar açılacaktır.

Kurtuluş Savaşı’nın çetin geçtiği 1919-1922 arası Türk Ocaklarının faaliyetlerine zoraki ara verdiği bilinen bir gerçektir. Buna göre de Türk Ocağının Karaman şubesinin de 1919 öncesi kurulduğu çok rahatlıkla söylenebilir. Konya Türk Ocağının1917 yılında faaliyetlerine rastlanıldığından Karaman Türk Ocağının da en geç 1919’da açılmış olabileceği aksi bir belge-bilgi ortaya çıkmadığı sürece düşünülebilir.

Karaman Türk Ocağını yeniden kuranlar

Türk Yurdu’nun 1925 Eylül’de çıkan 172. sayısında Karaman Türk Ocağının yeni heyet-i idaresi (yönetim kurulu) şöyledir: Başkan Emin, Katip İsmet Yılmaz, Murahhas (delege)Emin Agâh, Muhasip Abdullatif, Veznedar Vehbi, Aza Halil İbrahim ve Ömer Lütfi Beyler

Adlar tamam da hiçbiri çağrışım yapmıyor değil mi?Türk Ocağı şube kurucuları arasında devlet memurları kadar yerel eşraf ve esnaftan kişiler de yer almaktadır. Bunların içinde Karamanlı birileri var ise de lakap ve sülale adları yazılmadığından bilebilmek mümkün değil. Ancak sözlü kaynak yoluyla gelmiş bilgi var ise buradaki adlarla eşleştirme ve teyit edebilme olasılığı vardır.

Bu yazı 1452 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Yunus Turan
    2 hafta önce
    Sevgili Yusuf hocam... Her araştırmanızda daha bilgileniyoruz ve şaşırıyoruz... Bilgileniyoruz... Teşekkür ederiz... Türk Ocağı Karaman Şubesi