Bayramımız Bayram Ola!
Reklam
Reklam
Yurdagül Küçükbasmacı Yanar

Yurdagül Küçükbasmacı Yanar

Bayramımız Bayram Ola!

23 Mayıs 2020 - 10:29

Mübarek Ramazan ayının son günlerindeyiz ve artık bu yıl buruk geçen on bir ayın sultanını uğurluyoruz. Uzun bir zaman nefsimizin isteklerine bilerek, isteyerek gönüllü olarak ‘dur’ dedik. Farklı kısıtlamalar yaşayarak sahip olduklarımızın değerini anlamaya ve bu yoksunlukları yaşayan diğer insanlar ile empati kurmaya çalıştık. Yaşadığımız bu kısıtlama sürecinin sonunda ise; adeta bir ödül töreni misali ‘BAYRAM’a kavuştuk.

Peki bizim için ‘Bayram’ nedir?, Neyi ifade eder?

Bayramlar bizim için bazen mutluluktur, bazen şenliktir, bazen vuslattır, bazen taptaze başlangıçlardır ya da bazen buruk bir tebessümdür…

Kültürümüzde olduğu gibi insanın bireysel ruh dünyasında da bayram günlerinin özel bir yeri vardır. Çünkü insanların sağlıklı bir beden ve ruh sağlığına sahip olması; içinde yaşadığı toplum tarafından kabul görmesi, sahiplenilmesi ve desteklenmesi ile yakından ilişkilidir. Bu kabul görme duygusu Psikoloji literatüründe sosyal destek olarak ifade edilir. Yakınlarımızdan ve içinde yaşadığımız toplum tarafından algıladığımız sosyal destek bizleri daha mutlu kılar, özgüvenimizi geliştirir, bize yaşama sevinç, verir ve kendimizi değerli hissettirir. İşte kültürümüzün temel değerlerinden birisi olan ‘Bayram Günleri’ bu sosyal destek algısının en üst düzeyde yaşandığı zaman dilimlerinden bir tanesidir.

Mesela; Arefe gününden başlayan hummalı ama bir o kadar da tatlı olan telaş asla bir iş yükü olarak görülmez. Yoğun bir iş temposuyla geçen günün hissettirdiği bitkinliğin aksine mutlu anların sevimli sancıları olarak görülür ve insanı yormaktan ziyade enerjik hissettirir. Sabahın erken saatlerinde kılınan bayram namazları ve camii bayramlaşmaları da yediden yetmişe hepimizi heyecanlandıran mutlu anlardan bir diğeridir. Yine aile büyükleri ile yapılan bol kahkahalı ve neşeli kahvaltıların tadı ise hiçbir yerde bulunamayacak cinstendir.

Şimdi bir düşünün: bu anlarda hepimiz günlük streslerimizden, kaygılarımızdan olumsuz düşüncelerimizden sıyrılıp yeni bir dünyaya adım atmış gibi hissetmez miyiz?

Bayram günlerinde adeta ömrümüz yavaşlar, geçen her bir anın tadını doyasıya yaşarız ve ruhumuz vücudumuzu yakalar…Bayramlarda küskünlükler, kızgınlıklar, haset ve kıskançlıklar son bulur, yerini yepyeni, taptaze mutlu başlangıçlar alır.

İşte bundandır ki; bütün bu mutluluğun, coşkunun, heyecanın, hazın ve zevkin adı ‘BAYRAM’….

Ama hepimizin bildiği üzere bu bayramımız diğer bayramlarımızdan epey farklı olacak… Hiç yaşamadığımız bir Ramazan ayının sonunda yine hiç deneyimlemediğimiz bir bayram bizi bekliyor.

 AMA; her şeyi bir tarafa bırakmaya çalışıp, içinde bulunduğumuz bu günlerin bir ‘BAYRAM’ günleri olduğunu asla aklımızdan çıkarmayarak bayramımızı bayram yapmaya çalışalım… Çünkü bu günler BAYRAM olmayı hak ediyor…

Nasıl mı?

Nerdeeee o eski bayramlar? diye hayıflandığımız, özlemle andığımız, hayallerimizde yaşatıp masal gibi neslimize anlattığımız bayramları tekrar evimize davet ederek…(Hepimizin de hatırlayacağı üzere maalesef son zamanlarda bayram günleri tatil olarak algılanmaya başlanmıştı ve hak ettiği değeri göremez olmuştu).

En güzel, en temiz kıyafetlerimizi giyip, ayna karşısında süslenerek ve gözlerimiz ışıl ışıl enerji saçarak güne başlayabiliriz…

Aile içinde sade ama içinde bayram coşkusunun olduğu bir bayramlaşma yapıp birbirimize bayram şekeri ikram edebiliriz…

İçinde çeşit çeşit yiyeceğin olduğu kocaman bir kahvaltı hazırlama kaygısından ziyade evimizdeki imkanlarla bol kahkahalı, neşeli, heyecan ve coşkulu bir kahvaltı ile güne devam edebiliriz…

Belki yüz yüze bayramlaşmalarımız olmayacak, aile büyüklerimizin mübarek ellerinden ton ton yanaklarından öpemeyeceğiz ama telefonla, online imkanlarla onlara ulaşmaya çalışabilir, onların hayır dualarının ruhumuza tesir ettiği olumlu etkiden mahrum kalmayabiliriz… Onların hayır duaları bizlerin ruhunda adeta bir kalkan oluşturup kendimizi daha güvende hissettirecektir.

Kısacası bu günleri ev kapatılmış, kısıtlanmış, mahrum bırakılmış gibi hissederek yoğun stres altında geçirerek değil, BAYRAM gününe yakışan ve yaraşan bir bicinde hoşgörünün, iyimserliğin hâkim olduğu     coşku ve neşe içinde geçirebiliriz.

Tıpkı BAYRAMIMIZI BAYRAM yaparak….

Bayramlarınızın BAYRAM olması dileğiyle, Mutlulukla Kalın…

Yurdagül KÜÇÜKBASMACI YANAR

Uzman Psikolojik Danışman


Bu yazı 5514 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 11 Yorum
  • Elif Demir
    1 ay önce
    Çok güzel ifade etmişsin canım her koşulda ve şartlarda hayatın güzelliklerinin farkına varmalıyız ve şükretmeliyiz.Nice güzel bayramlara...
  • Yurdagül Küçükbasmacı Yanar
    1 ay önce
    Teşekkür ederim hep birlikte inşallah
  • Ahmet yanar
    1 ay önce
    Müthiş tesbitler ..gönülden tebrikler
  • Yurdagül Küçükbasmacı Yanar
    1 ay önce
    Teşekkür ederim☺️
  • Yurdagül Küçükbasmacı Yanar
    1 ay önce
    Teşekkür ederim değerli müdürüm ☺️
  • Tahsin Altın
    1 ay önce
    Önce gönlüne sağlık gönlünden geçenleri yazmakla diline ve kalemine sağlık sizlerin bayramı da bayram tadında olsun.
  • Gülten Tiske GENÇER
    1 ay önce
    Kalbi güzel arkadaşım kalemine yüreğine sağlık. Başarılarının devamını dilerim
  • Yurdagül Küçükbasmacı Yanar
    1 ay önce
    Canım benim teşekkür ederim
  • ufuk ozkan
    1 ay önce
    Her zaman hayififletir,sikayet eder ve birbirimize sebeplerini sorariz.Hic kendimizde onun hataları, vurdumduymazliklari yargılamaz ustune gidecegimize maalesef üstünü örtme geregi duyarız. Neden? Nefismize yenildigimizden, kibire bulastigimizdan, Haramlardan kacinmadigimizdan,neme lazimciligimizdan,fitne yayiciligimizdan, hasetligimizden...vs.Eskiden komsularimiz vardi.Neredeler? Halbuki yine komsularimiz var ama biz gormezden geliyoruz. Mahallede oynayan cigliklar atan coxuklarimi vardi neredeler? Tabiki odaya hapsettik bir bilgisayar verdik eline bizden uzak Allah'a yakin evlat degildenher hangi bir canli besler gibi yemek zamani onune yemegi ver tamam. Yesil yesil agaclar vardi her sey cok ucuzdu ne oldu?Yesillikleri katlettik devesa insaatlar yaptik agaclar yesillikler kalmadi tabiki atını alan uskudari gecince her sey pahalandi ekenomik düzen sarsıldı. Aile duzenlerimiz sisteme gore yok edildi.Aksam erkek calisiyor gunduz kadin calismak zorunda aile denilen cekirdek yapida bozuldu boylelikle.
  • Mehmet EPBAYGÜN
    1 ay önce
    Tebrik ve teşekkür ederek,Bayramınızı kutlar,SAĞLIK ve mutluluklar dilerim.
  • Yurdagül Küçükbasmacı Yanar
    1 ay önce
    Ben teşekkür ederim desteğiniz için değerli öğretmenim☺️