İl Divan Toplantısına Yeniden Refah Partisi MKYK üyesi Mustafa SARI, Karaman İl Başkanı Şaban KÖYLÜ, yönetim kurulu ve partililer katıldı.
Son yıllarda aile yapısında yaşanan çözülmelere ve gençlerin karşı karşıya kaldığı ahlaki sorunlara ilişkin yaptığı açıklamada, güçlü bir toplumun temelinin güçlü ailelerden geçtiğini belirten Yeniden Refah Partisi Karaman İl Başkanı Şaban KÖYLÜ, teknolojinin ve iletişim imkânlarının gelişmesinin insan hayatına birçok kolaylık getirdiğini, ancak aynı zamanda gençlerin değer dünyasını olumsuz etkileyen bazı tehditleri de beraberinde getirdiğini ifade etti.
İl Başkanı KÖYLÜ, “Bir toplumun geleceği, yetiştirdiği gençliğin karakteri ve sahip olduğu aile yapısının sağlamlığı ile ölçülür. Bugün ekonomik sorunlar kadar üzerinde durulması gereken bir başka mesele de manevi ve ahlaki değerlerde yaşanan aşınmadır. Çünkü ahlakın zayıfladığı yerde huzur azalır, aile bağları zayıflar ve toplumsal dayanışma zarar görür. Aile, milletimizin en güçlü kalesidir. Sevgi, saygı, merhamet, fedakârlık ve sorumluluk gibi değerler ilk olarak aile içerisinde öğrenilir. Aile bağlarının zayıfladığı bir toplumda sosyal problemlerin artması kaçınılmaz hale gelir. Bu nedenle aileyi güçlendirecek sosyal politikalar geliştirmek ve gençlerimizi milli ve manevi değerlerle buluşturmak zorundayız. Gençlerin büyük çoğunluğunun ülkesini seven, çalışkan ve başarılı bireyler olduğunu ifade eden Köylü, ancak dijital dünyanın kontrolsüz etkileri, zararlı alışkanlıklar, tüketim kültürü ve bireyselliğin aşırı teşvik edilmesinin gençler üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabilir.
Gençlerimizi eleştirmek yerine onlara sahip çıkmalı, doğru rol modeller sunmalı ve geleceğe umutla bakabilecekleri bir ortam hazırlamalıyız. Ahlaklı, dürüst, çalışkan ve vatanına bağlı bir gençlik yetiştirmek hepimizin ortak görevidir.
Milli Görüş hareketinin kurucusu merhum Necmettin Erbakan'ın "Önce ahlak ve maneviyat" anlayışının kalkınmanın yalnızca ekonomik göstergelerle sağlanamayacağını, manevi kalkınmanın da en az ekonomik kalkınma kadar önemlidir.
Güçlü aile, güçlü toplumun temelidir. Değerlerine bağlı, ailesine saygılı, ülkesini seven ve sorumluluk sahibi gençler yetiştirmek zorundayız. Türkiye'nin geleceği yalnızca ekonomik yatırımlarla değil, aynı zamanda sağlam karakterli nesillerle inşa edilecektir. Ailemize, gençliğimize ve milli-manevi değerlerimize sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir." dedi.
Bugün milyonlarca vatandaşımız daha adil bir gelir dağılımı, daha güçlü bir ekonomi ve daha müreffeh bir gelecek istemektedir. Esnafın rahat nefes aldığı, çiftçinin ürettiğinin karşılığını alabildiği, işçinin emeğinin değer gördüğü ve gençlerin umutla geleceğe bakabildiği bir Türkiye özlemi her geçen gün daha da büyümek olduğunu söyleyen Yeniden Refah partisi MKYK üyesi Mustafa SARI Milli Görüş Lideri Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın yıllar önce ortaya koyduğu Adil Ekonomik Düzen anlayışı, yalnızca bir ekonomik model değil; aynı zamanda sosyal adaletin, kalkınmanın ve milli bağımsızlığın da yol haritası olduğunu belirtti.
MKYK üyesi Mustafa SARI, Adil Düzen'in temelinde üretim vardır. Çünkü gerçek zenginlik para basmakla değil, üretmekle oluşur. Bir ülke fabrikalarını çalıştırıyorsa, tarımını güçlendiriyorsa, sanayisini geliştiriyorsa ve insanına iş imkânı sağlıyorsa zenginleşir. Ancak üretim yerine faiz, rant ve spekülasyon ön plana çıktığında toplumun geniş kesimleri ekonomik yük altında kalmaktadır.
Erbakan Hocamızın yıllarca anlattığı gerçeklerden biri de faizin ekonomide oluşturduğu ağır yük olmuştur. Adil Düzen anlayışına göre faiz, üretim yapmadan kazanç elde edilmesine yol açan bir sistemdir. Bu nedenle ekonomik kaynakların önemli bir kısmı üretime değil, finansal maliyetlere gitmektedir. Hâlbuki üretime ayrılan her kaynak yeni fabrika, yeni istihdam, yeni yatırım ve yeni kalkınma demektir. Adil Düzen bu sebeple faiz merkezli değil, üretim ve ortaklık merkezli bir ekonomik anlayışı savunmaktadır.
Peki devlet gelirleri nasıl sağlanacaktır?
Adil Ekonomik Düzen anlayışında temel hedef vatandaşın sırtındaki ağır yükleri azaltmak, üretimi artırmak ve devlet gelirlerini ekonomik büyümeden elde etmektir. Üretimin arttığı bir ekonomide fabrikalar daha fazla çalışacak, ticaret büyüyecek, ihracat yükselecek ve devletin gelir kaynakları doğal olarak genişleyecektir.
Bugün birçok vatandaşımız kazancının önemli bir kısmını dolaylı vergiler, yüksek maliyetler ve ekonomik yükler nedeniyle kaybetmektedir. Adil Düzen anlayışı ise kaynakların daha verimli kullanılmasını, kamudaki israfın önlenmesini ve ekonomik büyümenin toplumun tamamına yayılmasını hedeflemektedir.
Merhum Erbakan Hoca'nın sık sık ifade ettiği gibi Türkiye fakir bir ülke değildir. Türkiye; yer altı kaynaklarıyla, genç nüfusuyla, sanayisiyle, tarımıyla ve stratejik konumuyla dünyanın en güçlü ülkelerinden biri olabilecek imkânlara sahiptir. Sorun kaynak eksikliği değil, kaynakların doğru kullanılmamasıdır.
Adil Düzen'de devlet önce üretimi destekler. Çiftçiye üretim imkânı sağlar. Esnafı güçlendirir. Sanayicinin önünü açar. Gençlere istihdam oluşturur. Böylece ekonomi büyür, işsizlik azalır ve milletin alım gücü yükselir.
Bu modelde amaç yalnızca rakamsal büyüme değildir. Amaç; emeklinin huzurla yaşayabildiği, memurun geçim sıkıntısı çekmediği, işçinin emeğinin karşılığını aldığı, çiftçinin borç altında ezilmediği ve gençlerin gelecek kaygısı yaşamadığı bir ekonomik yapıyı inşa etmektir.
Adil Ekonomik Düzen aynı zamanda milli bağımsızlığın da temelidir. Kendi üretimini yapan, kendi sanayisini geliştiren ve kendi kaynaklarını değerlendiren ülkeler dış baskılara karşı daha güçlü durabilir. Bu nedenle ekonomik bağımsızlık olmadan tam bağımsızlıktan söz etmek mümkün değildir.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; karamsarlık değil, milletimizin gücüne inanmaktır. Türkiye'nin kaynakları vardır, insan gücü vardır, üretim kabiliyeti vardır. Yapılması gereken; bu potansiyeli harekete geçirecek adil, üretim odaklı ve insan merkezli bir ekonomik anlayışı hâkim kılmaktır.
Çünkü güçlü Türkiye; faizle değil üretimle, borçla değil yatırımla, rantla değil alın teriyle yükselecektir.
Milli Görüş'ün ortaya koyduğu Adil Ekonomik Düzen hedefi; sömürünün değil paylaşımın, ayrıcalığın değil adaletin, faiz düzeninin değil üretim ekonomisinin hâkim olduğu yaşanabilir bir Türkiye idealidir. Daha güçlü bir ekonomi, daha müreffeh bir millet ve yeniden büyük Türkiye için çözüm; üretimi, adaleti ve milli kalkınmayı esas alan Adil Ekonomik Düzen'dir.” dedi.
Mayıs Ayı 2026 il divan toplantısı birim başkanlarının raporlarını sunmasıyla son buldu.
Yeniden Refah Partisi Mayıs Ayı İl Divan Toplantısı Yapıldı
Yeniden Refah Partisi Karaman İl teşkilatı Mayıs Ayı 2026 il divan toplantısını Karaman İl Başkanlığı parti binasında gerçekleştirdi.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: