Sevgi, Saygı, Güzel Huy, Güzel Ahlak. Yaratılanı Hoş Gör,...
Reklam
Reklam
Ulvi Emre

Ulvi Emre

Ulvi Emre

Sevgi, Saygı, Güzel Huy, Güzel Ahlak. Yaratılanı Hoş Gör, Yaratandan Ötürü

21 Mayıs 2021 - 14:35

Değerli dostlarım, arkadaşlarım ve sevgili öğrencilerim:

Yüce ALLAH hergün ve her gece yaptığınız ibadetleri, hayır ve hasenatları zikirleri, yardımları ve duaları dergah-ı izzetinde kabul ve makbul eylesin. Bu aylara ve bu günlere cümlemizi sağlık, sıhhat ve afiyet içerisinde tekrar erişmeyi nasip eylesin.

Süleyman Çelebi: “ Bir kez ALLAH dese aşk ile lisan, dökülür cümle günah mislü hazan " der.

Allah'a ait ismi azamlar aşk ile söylenirse, Allah o ismi söyleyenlere icabet eder ve "Ne istiyorsun kulum? söyle ne istiyorsan vereyim” der. Yeter ki bizler nasıl isteneceğini bilelim. Fikirsiz zikirin, zikirsiz fikirin hiç kimseye bir faydası yoktur.

Şeyh-ül İslam Yahya efendi: “Bir alay güzeller olsa, teveccüh yine hep yâredir.” Der. Yani göz binlerce güzel görse de gönül hep yari arar.

Annenizi, babanızı, eşinizi, çocuklarınızı dostlarınızı seversiniz ve sevdiğinizi uygun, güzel bir sözle veya cümleyle ifade edersiniz. Bu ifade etme işi, kendi iç dünyamızda besleyip büyüttüğümüz sevginin dilimizde kelimelerden çiçekler açması gibidir. Gül ağacı özünde taşıdığı çiçegini bülbüle sunamazsa kurur. Bizlerde Allah'a olan imanımızın ve inancımızın zikir çiçeğini açtıramazsak bizim gönüllerimizde kurur ve çöle döner. Ot bitmeyen toprak, meyve vermeyen ağaca döneriz.

Atamız Dede Korkut: “Yücelerden yücesin, kimse bilmez nicesin.

Görklü(güzel) Tanrı, çok cahiller seni gökte arar, yerde ister, sen hod(kendi) mü’minlerin gönlündesin” der.

Şair: “Güzelliğin neye yarar, şu bendeki göz olmasa" der. Göz görür, gönül sever de akıl bu işe şaşar kalır.” Gören gözü, seven gönülü, sevmeyi ve sevilenleri yaratan yine yüce Allah'tır. 

Kedinin gözünde bülbül, bir yudumluk ettir. 

Öküzün gözünde çiçek bir çiğnemlik ottur.

İnsanın gözünde ise binlerce şiirin yazılmasına, binlerce resmin yapılmasına ilham kaynağıdır. 

Askerlik yaparken, bana hizmetle görevli bir erim vardı adı Mehmet di. Okuma yazma bilmezdi. Eşinden mektup gelince bana gelir, komutanım şu mektubumu okurmusun? Derdi. Bende karşıma oturtur, eşinden gelen mektubu ona okurdum. Mektup "Mehmet'im" diye başlardı. Bu kelimenin ve sonundaki "im"ekinin neler ifade ettiğini, ondan başka hiç kimse anlayamaz ve hissedemezdi.

Sevdiklerimize bilgimizin, kültürümüzün, geleneklerimizin ve dilimizin geliştirdiği en güzel kelimelerle ;  “SEVGİLİM-CANIM-MELEĞİM-SULTANIM-AHU GÖZLÜM-SELVİ BOYLUM” gibi sözlerle, kelimelerle hitap edelim. Dil bilimi bu kelimelerin hangi çağlardan, hangi dağlardan, hangi pınarlardan süzülerek aktığını belirler.

Değerli dostlarım, arkadaşlarım, sevgili öģrencilerim; “GÖNÜL PINARIMDAN” süzülüp akan düşüncelerimi, hissiyatımı sizlerle paylaşmak istedim. 

Hepinize hayırlı, huzurlu ve sağlıklı güzel günler diler, sevgi ve saygılarımı sunarım.


Bu yazı 7330 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum