İkinci Sultan Mahmut devrinde, Yanikapı Mevlevihane’si şeyhi olan Ali Nutku Dede efendi, sözü sohbeti dinlenir, içi dışı temiz bir Allah dostu idi. Meşhur şairimiz Şeyh Galip buranın dervişlerindendi.
Sultan Mahmut sık sık tekkeye gelir ve yapılan sohbeti dinler ve dervişlere ihsanlarda bulunurdu.
Şeyh efendi dervişlere yapılan bu ihsanı hoş görmüyor ve bir sebep de bulamadan, nazik ve terbiyeli padişaha bu hissini açıklayamıyordu. Bir gün padişah yine dergâha geldi ve sohbetten sonra Nutki Dede Efendi ile konuşmaya başladı:
-Şeyhim bana bir şey emretmez misiniz?
Dede Efendi padişaha teşekkür etti ve bir şey istemediğini söyledi. Sultan Mahmut çok ısrar edince ona şöyle dedi:
-Var amma yapamazsınız.
Bu cevap, padişahın hayretine gitti ve dedi ki:
-Nasıl olur, siz lütfen söyleyiniz.
Dede efendi yerinden doğruldu:
-Öyle ise bir daha bu tekkeye gelmeyiniz...
İkinci Mahmut büsbütün şaşırmıştı:
-Beni Evliyaullah kapısından kovuyor musunuz?
Dede efendi, sükûnet içerisinde şu cevabı verdi:
-Buraya ''Mahmut Efendi'' olarak gelirseniz gelin, yoksa Sultan Mahmut olarak gelip dervişlere ihsanlarda bulunarak, onların kalplerini Allah'tan sizin kesenize çevirecekseniz gelmeyin, çünkü kudret sahibi bir insan için en büyük günah, hakikat âşıklarını maddeye bağlamaktır, Sizi böyle bir günahtan korumak isteri.
Her devirde Sultan Mahmutlar bulunur, fakat Nutki dedeler yoktur.
Değerli dostlarım, birde durumu bugünkülerle kıyaslayınız. Geçenlerde Hollanda'da çalışmakta olan bir öğrencim ziyaretime geldi ve bana şöyle dedi: ''Hocam benim şeyhim Avrupa da bulunan müritlerine haber göndermiş her birinden üç bin avro istiyor, göndereyim mi?''
Ona şöyle cevap verdim: Üç kuruş dahi vermeden oradan kaç ve devam ettim: Gittiğiniz bir dergâhta, sohbette sizden para talep edilirse oraya bir daha ayak basmayın.
HAYIRLARIN YANLARINIZDA, ŞERLERİN UZAKLARINIZDA OLAN GÜNLER GEÇİRMENİZİ DİLER SEVGİ VE SAYGILAR SUNARIM.
Yorumlar
Kalan Karakter: