Doğurmayı annelik, doyurmayı da babalık zannetme!-1
Reklam
Reklam
İbrahim Yıldırım

İbrahim Yıldırım

İbrahim Yıldırım

Doğurmayı annelik, doyurmayı da babalık zannetme!-1

27 Temmuz 2021 - 11:06

Başkanlığını yürüttüğüm Karaman Yetimler Eğitim Derneğine 13-14 yaşlarında kız çocuğuyla birlikte bir kadıncağız çıka geldi. Kızının derse çalışmadığını veya çalışamadığını; çalışsa da dersleri anlayamadığını dolayısıyla da okulda başarılı olamadığını anlatmaya çalıştı. Neyi nasıl yapacaklarını bilmeseler de belli ki anne kız bir arayış içindeler.

Anne fabrikalarda vardiyalı (gece gündüz dönüşümlü) çalışmış, kızıyla pek ilgilenememiş, çocuğu annesinin yokluğunda ablası bakmaya çalışmış. Baba asalak, çalışmamış, belli bir işi mesleği yok. Kızcağız böyle bir ortam ve şartlarda 13-14 yaşına gelmiş…

Anneyi bizi duyamayacağı bir noktaya gönderdikten sonra kızcağıza haydi anlat bakalım diyerek epeyce bir uğraştan sonra sohbete koyulabildik.

Bir saatten fazla kâh ağlayarak kâh gülmeye çalışarak(kızcağız gülmesini bile unutmuş) ANLATTIKLARI niçin derslere çalışamadığını niçin dersleri anlayamadığını, niçin başarılı olamadığını apaçık ortaya koyuyordu. Zira yoğun, sürekli endişe, kaygı ve korku içindeki hali anksiyete (endişe, korku ve kaygı) bozukluğu, depresyon içinde travma tik durumda olduğunu yansıtıyordu.

Kızcağız özetle şunları ANLATTI VE YAKINDI “Babam beni hiç sevmiyor, hiçbir şeyimi beğenmiyor. Babamın bana bir defa olsun sarılıp kızım dediğini hatırlamıyorum. Sürekli bana aptal, salak, beyinsiz, öküz.. gibi hakaretler ediyor. Okumazsan veririm kocaya defolup gidersin diye hakaretler ediyor. Sadece babam değil ki; ablam abim de beni itip kakıyor, horluyor beni hiç kimse sevmiyor..” diye devam etti.

Soruyorum kaç arkadaşın var? Son derece korkunç bir cevap “Hiç Yok!” ilkokulda da hiç arkadaşın olmadı mı? “Hayır, olmadı yoktu. Sınıftaki çocuklar da bani hep deli, salak, sümüklü.. diye kızdırırlardı.”

Sevgili dostlar,

Olayın vahametini görüyor muyuz?

AİLESİ İÇİN DEĞERLİ OLMAYAN HORLANIP AŞAĞILANAN, AİLESİ TARAFINDAN SEVİLMEYEN ÇOCUK BAŞKALARI İÇİN DE DEĞERLİ OLMUYOR, SEVİLMİYOR VE BAŞKALARINCADA KABÜL GÖRMÜYOR, BAŞKALARI TARAFINDANDA AŞAĞILANIP HORLANIYOR.

Senin bulaşık bezi yaptığını çok kaliteli ve değerli kumaşı kimse vitrine süs olarak koymaz!

Önce sen değer vereceksin ki başkaları da değer versin. Sen çocuğuna nasıl davranıyorsan herkes öyle davranır. Sen çocuğunu hangi olumsuz ve kötü sözlerle nasıl etiketliyorsan insanlar o etiket üzerinden muamele eder. Elindeki taş istediğin kadar değerli olsun eğer onu pisliğe buladıysan kimse onun ne kadar değerli bir taş olduğunu nasıl görsün anlasın.

HAKARET ETTİĞİMİZ, AŞAĞILAYARAK ETİKETLEDİĞİNİZ ÇOCUKLARIMIZIN İNANILMAZ MUTSUZ VE BAŞARISIZ OLACAKLARINI VE DE OLDUKLARINI HİÇ AKLIMIZDAN ÇIKARTMAYALIM.

Ailede çocuğun başarılı, huzurlu ve mutlu olabilmesi için ailede her ferdin sorumluluklarının farkına varması gerekir. Çocuk doğurmayı annelik, çocukların maddi ihtiyaçlarını gidermeyi babalık sanmaktan vazgeçmek zorundayız.

“DOĞURMAK ANNELİK DOYURMAK BABALIK DEĞİLDİR” diyor Eğt.Yazar Sait Çamlıca.

Anne ve Babanın en büyük ortak sorumluluğu çocukların sağlam bir kişiliğinin oluşturulmasıdır. Çocuklarımızın kişiliklerinin yoğrulması için bilgi gerekir. Bu bilgi bizde yok ise en azından çocuklarımıza onların değerli olduklarını, sevildiklerini hissettirelim. Horlamayalım, hakaret etmeyelim, korku ile terbiye etmeyelim, cesaretlendirelim, bu bile çocuğun kendisinin değerli olduğunu hissettirecek ve de BAŞARACAKTIR.

Kadıncağıza( kızın yanımızda olmadığı bir anda) dedim ki: Kızına birisi yalancıktan da olsa sevgi gösterse evden kaçar. Telafisi mümkün olmayan bela ve sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Eşinle birlikte gelin de çözüm yollarını birlikte tartışıp bulalım. Aylar oldu hala gelecekler. Ne kadar beklesem de gelmeyecekler çünkü adamcağız son derece duyarsız. Çocuğun doğmasını, çocuğun suçu olarak gören kendini hesaba katmayan bir beşer. Çocuklarının geleceği için bir ilgi ve kaygı duymuyor ki gelsin.

MAALESEF BAZI EBEVEYNLER ÇOCUĞUN VARLIĞI SANKİ ONUN SUÇUYMUŞ GİBİ DAVRANIYORLAR.

Sevgili Dostlar,

Çocuklarımızın Başarısında Aile İçi Eğitimle ilgili paylaşımlarımız devam edecek. Sizlerden istirhamım bu bilgileri paylaşalım. Ola ki zihinlerde filizlenerek yarınlara ışık olur. Hoşça, Dostça ve Sevgiyle kalın. İnşallah tekrar görüşmek dileğiyle.

Bu yazı 3118 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum