Eskiden Karaman'da 'Evlen'mek...
Reklam
Reklam
Durmuş Koçak

Durmuş Koçak

Durmuş Koçak

Eskiden Karaman'da 'Evlen'mek...

17 Mayıs 2020 - 10:40

ESKİDEN KARAMAN'DA "EVLEN''MEK...

Benim hatırlatacağım yıllar 50'li 60'lı yıllar..

Okuma bu kadar yaygın değildi. Evin oğlu veya kızı ilkokulu bitirince genelde ailenin işlerine yardıma başlardı.

Çok az bir kısmı okumaya bir kısmı da sanat öğrenmesi için bir ustanın yanına çırak olarak verilse de, çocukların çoğunluğu aile işlerine yardım ederlerdi.

Ticarette kendi işleri varsa orada veya halkın büyük çoğunluğunun geçim kaynağı çiftçilik olunca tarım işlerine yardımcı olurlardı.

Ziraat makinalaşmadığı için çiftçilere öncelikle insan gücü gerekliydi.

Evin oğlu erken yaşta evlendirilir.

Ebeveynler 17 - 18 yaşına gelen kız veya erkek gençleri evlendirme telaşına düşerlerdi..

Kapalı bir toplum olan Karaman'da bu işler kolay değildi. Hatırladığım kadar işler şöyle yürütülürdü.

Daha kıza veya oğlana sorulmadan ana baba..

- Ee.. Hayırlısıyla oğlana bir kıza baksak gayri..Demeye başlarlar.

Çünkü oğlanın kız bulma şansı hemen hemen yok..

Özellikle oğlan anaları düğünlerde derneklerde kız beğenirlerdi.

Beğendiği bir kız oldu mu hemen beyine gelir,

- Bugün bir kız gördüm maşallah pek güzel ama falanın kızıymış bize verirler mi bilmem..

Yakın eşe dosta tanıdığınız bildiğiniz bir kız var mı? Diye sorarlar, bu işe varsa evin gelini büyük abla vb. Onlarda müdahil olur dört bir koldan kız aranır..

Oğlan nemi yapar ona en son sorulur.

Tek tük de olsa bazı delikanlılar bir yavuklu bulmuştur falanın kızı olursa olur değilse ben evlenmem diye rest çeker.

Ana babada; Karşı taraf zenginse oğlum onlar bize kız vermez..

Fakirse bu defada oğlan ana babası oğlum onlar bizi dengimiz mi...?

Kızı olan bazı ailelerde de, kız anaları boş durmazdı tabii..

Kızını iyi bir aileye hali vakti yerinde bir yere vermek isterler..

Böyle bir anne gözüne kestirdiği bir damat adayının kızını istemesi için o değilden çalışmaya başlardı.

Oğlanın ailesine yakın birine durumu açar oğlan tarafına gidip o değilden..

-Komşu duyduğuma göre oğlanı evlendirecekmiş siniz öyle mi?

- Uygun birini bulursak niyetlendik..Yavaş yavaş bakıyoruz..

- Bak falanlarda da yetişkin bir kız var pek de güzel maharetli isterseniz bir bakın..Sizin oğlanı evlendireceğinizi duyunca bi söyleyeyim dedim.. Allah herkesin evladına hayırlı yazı yazsın zor işler bunlar komşu Allah yardımcınız olsun..

Hasılı kız ve oğlan ana baba ekmeği yiyince onlar aileler ne uygun görürse çoğunluk ona uyarlar.

Gelelim kız isteme faslına..

Önce kayınvalide müsait bir ortamda kızı görür.

Sonra kız evine müsait bir zamanda ziyaret edecekleri haberi gönderilir.. Belirlenen günde;

Aile oğlanı da alıp kıza bakmaya giderler giderken evde oğlanın yengesi varsa özellikle gider. Bunun amlamı " bakın ben bu ailenin geliniyim ve memnunum" demek kahveler içilir. Havadan sudan konuşulur. Biraz beklenir tabii kız evinden ufak tefek işaretler olumlu veya olumsuz gelir ona göre kız evine haber gönderilir bir akşam hayırlı bir iş için size geleceğiz, diye..

O gün gelir gidilir kız istenir..

Kız tarafı verimkar ise hayırlısı olsun bir düşünelim derler.

Verme taraftarı olmayan aile genelde kızımız daha küçük abisi askerde...Ve benzer mazeretler sıralar..

İş olumlu oldu mu artık söz kesilir ağız tadı lokum bisküvi yenir. Şerbet içilir.

Arkasında nişan aile içinde veya küçük bir salonda sadece bayanların iştiraki ile yapılır.

Kız evi oğlan evi çalıp çığırıp oynarlar def çalan hanımlar işi idare ederler.

Sıra düğün tarihini belirleyip eşya alma Altın bozma ve KALIN işine gelir.

Bu dönem sıkı bir pazarlık demeyeyim de anlaşma dönemidir zorlu geçer.

Burada ailelerin görgüsü variyeti belirleyici olur.

Ufak tefek kırgınlıklar olsa da işler yürür.

Önemli bir mevzuda Karaman'a has "KALIN BOZMA"dır. KALIN BOZMA Orta Asya'dan gelme bir adettir. Esvap alımı.

Kızın yakınları oğlanın yakınları üçer beşer kişi belirlenen bir MANİFATURACIDA buluşulur.

Kız evi pahalı esvaba sarıldıkça oğlan anası ablası yengesi homurdanmaya bazen itiraza başlarlar.

Bu işte çoğu zaman biraz mayhoşluk olurdu.

Altın işi önceden sıkı konuşulunca onda pek pürüz çıkmazdı..

Ev serilir gelin kızın çeyizi bir merasimle serilir..

Görücüye çıkardı.

Eee.. Sırada gelin hamamı;

Gelin kızın arkadaşları başta olmak üzere her iki tarafın eşi dostu gelin hamamına çağrılır gençler hem yıkanır hem eğlenirler..Hamam çıkışı herkes evlerine gider o akşam kız evinde yemekte buluşulur genç kızlar hamam şenliğine devam edip eğlenirlerdi.

Sıra kına gecesinde..

Düğünden bir önceki basamak KINA YAKMA Kına yakma adeti bugünlerdeki kına yakma merasimiyle aynı sayılır. Bu adette fazla bir değişiklik yok kızın anasını yakınlarını ağlatan türkülerle kına yakılır..

Sıra gelin almaya gelince;

Bir hafta önceden oğlan evine bayrak dikilir düğün evi olduğu belli olur.

İsteyen aileler veya damadın arkadaşlarının arzusu ile damat tıraşı eğlencesi de olurdu.

Bu adet genelde içkili ve çalgılı düğünlerde ayrıca bir şenlik olurdu tabii kesmeyen ustura sık sık para ile bileylenirdi.

Artık düğün zamanı.

Oğlan evi ve kız evi misafirleri için yemekler hazırlar.

Düğün günü oğlan evinin önünde çalgıcılar çalmaya başlar nadiren de olsa içkide verilirdi..

Öğlen namazından sonra gelin almaya gidilir önceleri atla daha sonra faytonlarla gelin getirilirdi. 70'lerden sonra taksiler devreye girdi.

Gelin kız evinden oğlanın babası tarafından kızın arkadaşlarına bahşiş verilerek gelin ve sandığı kurtarılır gelin evden bineceği taşıta getirilip duası yapılır konvoy hareket eder.

Hatırladığım kadar eski taş belediyesinin önündeki Millet Parkının etrafında üç tur atılır buradaki inceliği bilmiyorum. Gelin oğlan evine gelirdi.

Buradaki en önemli merasim KOLTUK işiydi.

Damat gelini attan veya faytondan alır koluna takar eve girerken içinde bozuk para ve çerez olan bir testiyi fırlatır. Bu an da mahalle çocuklarının bayram anıdır.

Gelin ve damat bir müddet içeride durur damat çıkar sağdıcı ve arkadaşları ile gezmeye çıkar.

Artık damat sağdıca emanettir. Bu zorlu bir üç beş saattir. Taki yatsı namazını bir camide damadın ayakkabılarını kaptırmadan kılıp damadın sırtına kuvvetli yumruklar vurup dua ile gerdeğe katıncaya kadar. İşte burayı okuyan o dönemin evlilerinin ilginç hatıraları olabilir aşağıda yoruma yazabilirler.

Gerçekten zor bir "EVLENME" OLURDU.

Şimdi mi.

Şindi bu işler gençlerin okuması nüfusun çoğalması ve kapalı toplumdan uzaklaşılması ile kolaylaştı ama çoğu ana baba için zorunlu bir evet halini aldı.

Gençler okurken veya çalışırken tanışıyor.

Bazen baba biz evlenmeye karar verdik. O kadar.

Değerli Karamanlı hemşehrilerim oldukça kısa anlatmaya çalıştım bazı merasimleri kısa yazmama rağmen uzun bir yazı oldu.

Sanırım bizim emsallerin hatıraları canlandı.

Yeni nesil okuduysa "Vay anasına" demiştir.

Bizim neslin bu mevzuda anısı çoktur.

Belki aşağıya ilginç anılar yazılır.

Elli altmış yıllık bir zaman diliminde nereden nereye.....

Sevgi ve saygıyla kalın.

Bu yazı 2323 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum