Ölmekten Değil,Üzmekten Korkardım
Reklam
Reklam
Ali Algın

Ali Algın

Ali Algın

Ölmekten Değil,Üzmekten Korkardım

06 Ekim 2020 - 10:39

Ezan sesiyle başlayan, sela sesine doğru zaman denen meftunun girdabında sürüklendiğimiz, bazen kederli, bazen neşeli bir yolculuktur hayat.

Dünya, bu yolculukta yorulup gölgesinde soluklandığımız ağaç gölgesi gibidir.
Gurbet, Dünya’ya gözlerini ilk açtığında gördüğün melekten, vatandan ayrı yaşamanın adıdır.
Hasret elemdir. Hasret ölüm, bir ömür gözlerinden gitmeyen nemdir.
Gurbet acıdır. Gurbette ölmek daha acıdır.
Hasta olmak insanı üzer. Gurbette hastalanmak daha çok üzer.
Gurbette bir sabah kardeşimin acı haberiyle uyanmıştım. Annemin figanları, babamın inleyerek ağlaması unutamadığım acı günlerdi.
*****
Gurbette 48 yaşında kaybettiğim kardeşimi, vatan toprağına teslim etmiştim.
Her tenha bulduğum yerde ağlıyordum.
Kardeşimin vefatından 4 ay sonra, bende kalp krizi geçirdim.
Den Helder hastanesi, oradan ambulansla Alkmaar hastanesine sevk ettiler.
Anjiyo yapan doktor, telefonla birisiyle konuştu konuştu, sonra bana uzattı telefonu,
buyurun konuşun dedi. Ben kendime gelmiştim.
Alo dedim.
Kadiyolog olan oğlum, Baba, babam benim, korkma emin ellerdesin. Baypas olman gerekiyor.
Ben yoldayım geliyorum diyordu.
Doktorlar toplanmıştı başıma.
Hafif gülümsedim, bağrımı yarıp acımı çıkarabilirler mi ki dedim.
Sonra Anam, canım anam geldi aklıma, ya ben de ölürsem?
Babam dirayetliydi ama Anam ne yapacak?
Beni Alkmaar’dan Amsterdam VU hastanesine sevk ettiler.
Alkmaardan ambulansa binerken, hayat arkadaşım, kadınım, torunlarım bana bakıyorlardı.
Onları görünce gözlerimden yaşlar süzüldü birden.
Amsterdam da sabah erkenden ameliyat edeceklerini söylediler.
Oğlularıma tembih ettim, aman ha kalp krizi geçirdiğimi anam duymasın, duyurman anama dedim.
Amsterdam da sabah hemşireler geldi, ameliyata hazırlıyorlardı.
İki oğlum, damadım, bir tanem kızım geldiler.
Hepsinin bir yuvası vardı, kendi ayakları üzerinde duruyorlardı.
3 ü de karşımdaydı. Oğullarım, kızım ölebilirim, bir birinize sımsıkı sarılın.
Birlik olun. Annenizi sizlere emanet ediyorum.
Ölürsem Ona iyi bakın üzmeyin. Anneniz size emanet dedim.
Gözlerimden yaş boşandı birden.
Kadınımı evlatlarına emanet ettim.
Ya benim Anamı, garip anamı kimlere emanet edebilirim ki.
Anam dedim..Anam .Vallahi ölmekten korkmuyordum.
Anamın halini düşünüp üzmekten korkuyordum.
Sadece kafamda, zihnimde yeni acı gören ciğeri, yüreği yaralı Anam vardı.
Aman oğlum ,anam duymasın dedim..
Anam her zaman Ayetül Kürsü oku kuzum derdi.
İçimden Ayetül kürsü okumaya başladım.
Kaç kere okudum bilmiyorum. Sonra kelime-i şahadet getirmeye başladım. Uyumuşum.
6 Saatlik ameliyattan sonra, ölmedim.
Günlerce hastanede yattım.
Tabi anama telefonda edemiyordum.
Babamın haberi vardı.
Annem, babama Allah Allah Ali'm beni günlerdir aramaz oldu be hacım, sen bi arasan diyormuş.
Babam da işi vardır, arar yahu acele etme deyip geçiştiriyormuş.
Hastaneden evime gelmiştim artık.
Babam anneme anlatmış, ameliyat olduğumu ve eve geldiğimi.
Telefon çaldı.
Allo dedim,
Kuzum, kuzum ciğerparem hastalandın mı? Anam ağlıyordu.
Anam ben iyi oldum. Çok iyiyim valla iyiyim anam, ağlama dedim.
*****
Yıllar hüzünle geçti. Anam hafta da bir kaç defa arardı. Her telefonumuz da mutlaka anamın gözyaşı olurdu.
Bu yıl Koronadan dolayı izini iptal etmiştim.
4 Eylül de Cuma günü telefonda konuştuk.
Kuzum, seni çok ama çok özledim. Amma bu sene gelmediğin iyi oldu virüs pek çoğalmış dedi.
Evine nurlar, bereketler yağsın dedi. Helalleştik. Dualarla vedalaştık.
5 Eylülde annem beyin kanaması ve kalbin pıhtı atması sonucu fenalaşıyor.
Hastaneye götürüyorlar.
Sıladan gurbete acı haber geldi. Annen hastalandı dediler.
Vatana uçtum.
Anam yoğun bakımdaymış. Doktorlara yalvardım, bir kere görüyüm.
Göstermediler.
Ambulansla Konya’ya sevk ederken gördüm.
Anam, anam ben geldim dedim.
Gözlerini açtı baktı tekrar yumdu gözlerini.
3 gün yatak 4. gün toprak diyen canım anam.
12 Eylül’de kalbin hızlanması, ritmin bozulup durması sonucu Hak a yürüdü.
Ölmekten değil, üzmekten korktuğum, kimselere emanet edemediğim, yüreği sevgi dolu meleğimi kendi ellerimle toprağa emanet ettim.
Şimdi, dilimde bir şiir.
Koronadan iptal ettim izini,
Telefonda görüyordum yüzünü,
Neden koyup gittin hasta kuzunu,
Aah, böylemi ayrılacaktık anam..
Çocukluğum, yoksul günlerimiz, gençliğim annem ile geçirdiğim günler film gibi geçti düşüncelerimden.
Bizim kuşak çok çile çektik, Annelerimize, babalarımıza da çile çektirdik.
80 öncesi o netameli yıllarda,
Jandarmalar bileğime kelepçe taktığında,
Babasız büyüttüğüm Ali'm diyen feryadın hala kulaklarımda.
Mekanın cennet olsun.
Tüm analarımızın, dünyaya gözümüzü açtığımızda ilk gördüğümüz meleklerimizin, mekanları cennet olsun. Kabirleri nur dolsun.

 

 

 

Bu yazı 2419 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Nazım Demircan
    2 hafta önce
    Sevgili Ali Algın beyefendi bizleri yine hüzünlendirdi. Yüce rabbimden merhum valide’sine rahmet dilerim. Mekanı cennet olsun. Sabır ve selamet dilerim.
  • Ali Algın
    2 hafta önce
    Amin.Çok teşekkür ederim Nazım bey.Allah razı olsun. Saygı ve selamlar.