Halka açık olarak gerçekleştirilen programda Dağcı, yapay zekâyı “bilgiyi anlayabilen ve işleyebilen, olaylar arasında ilişki kurabilen, öğrenebilen, analiz yapabilen ve sahip olduğu verilerle problem çözebilen bilgisayar sistemleri” olarak tanımladı.
Yapay zekânın bugün hayatın hemen her alanında yer aldığını vurgulayan Dağcı, “Ekonomi, kültür, teknoloji, din, sağlık, toplum ve doğa gibi pek çok alanda yapay zekâ artık bilgiyi toplayan, depolayan ve gerektiğinde kullanılabilir hale getiren bir araç haline geldi” dedi.
Dağcı, yapay zekâ teknolojilerinin birkaç devlet ve büyük şirketin elinde yoğunlaşmasının tehlikelerine de dikkat çekerek bunun dijital eşitsizlikleri derinleştireceğini ve yeni bir “teknolojik elit” sınıfı doğurabileceğini belirtti.
Yapay zekânın kendi bilinci ve vicdanı olmadığını hatırlatan Dağcı, iyi–kötü ayrımını yapamayacağını, yalnızca verilen veriler ve kurallar doğrultusunda işlem yaptığını söyledi. Bu nedenle ahlaki sorumluluğun algoritmalarda değil, sistemi tasarlayan ve kullanan insanlarda olduğunu vurguladı.
“Yapay zekâ insanlığı kaosa sürüklemez; ancak insan ahlaki ve hukuki sınırlar koymazsa kendi ürettiği teknolojiyle kaosu mümkün kılar” ifadelerini kullanan Dağcı, insanın sorumluluğuna dikkat çekti.
Konuşmasında postmodern bilgi anlayışına da değinen Dağcı, günümüz dünyasında “öznel ben”in merkeze yerleştiğini, bilginin kişisel algılarla şekillendiğini ve yapay zekâ ile birey arasındaki ilişkinin de bu göreceli anlayışı güçlendirdiğini söyledi.
Günlük hayatta kullanılan yapay zekâ uygulamalarının kullanıcının verdiği komutlara göre bilgi ürettiğini belirten Dağcı, bunun insanları farkında olmadan bir “yankı odası” içine hapsedebileceği uyarısında bulundu.
Son olarak yapay zekânın dini bilgiler üzerindeki etkisine değinen Dağcı, insanların artık dini sorulara da yapay zekâ üzerinden cevap aradığını belirterek şu kritik soruyu gündeme getirdi:
“Yapay zekânın dinî konularda verdiği cevaplar insan için ne kadar bağlayıcı ve güvenilir olabilir?” Yorumu siz değerli dinleyicilere ve okuyuculara bırakıyorum...
Yorumlar
Kalan Karakter: