Son yıllarda kuraklık, don olayları ve su kısıtları nedeniyle zor bir üretim sürecinden geçen Karaman’ın, Türkiye’de su kısıtı bulunan 11 il arasında yer aldığı hatırlatıldı. Bölgedeki bazı stratejik ürünlere yönelik desteklerin azaltılması, ekim alanlarının daraltılması ve büyükbaş hayvancılıkta yeni tesislere getirilen kısıtlamaların kırsal ekonomide daralmaya yol açtığı belirtildi.
Bu gelişmelerin hem bitkisel üretimde hem de hayvancılıkta ciddi gelir kayıplarına neden olduğu ifade edilirken, Karaman’ın özellikle elma üretiminde modern bahçe tesisleri, damla sulama sistemleri ve yüksek verimli üretim teknikleriyle güçlü bir üretim merkezi haline geldiği vurgulandı.
Ancak Büyük Ova Koruma Alanları içinde yer alan ve %6 eğim şartını taşıyan verimli tarım arazilerinde meyve bahçesi kurulmasına yönelik kısıtlamaların, sektördeki gelişimin önünde önemli bir engel oluşturduğu dile getirildi.
2025 yılı itibarıyla tarımsal üretim planlamasında bölgesel ürün deseni, su durumu, iklim uygunluğu ve ekonomik verimlilik gibi kriterlerin dikkate alınmasının olumlu bir adım olduğu belirtilirken, Karaman’daki üretim gerçekliğinin de göz ardı edilmemesi gerektiği ifade edildi.
Karaman Ziraat Odası’nın çağrısında ise, “Karaman’ın tarımsal yapısı, iklim avantajı ve elma üretimindeki güçlü potansiyeli dikkate alınarak, Büyük Ova Koruma Alanları içinde yer alan %6 eğim şartına bağlı meyve bahçesi kurulum kısıtlamalarının yeniden değerlendirilmesi” talep edildi.
Açıklamada bu düzenlemenin tarımsal verimliliği artıracağı, çiftçi gelirlerini güçlendireceği, Karaman ekonomisine katkı sağlayacağı ve Türkiye’nin meyvecilikte rekabet gücünü yükselteceği ifade edildi.
Karamanlı üreticiler ise, devletin sahadaki üretim gerçeklerini dikkate alarak Türkiye’nin elma üretiminde lokomotif şehirlerinden biri olan Karaman’ın önünü açmasını beklediklerini belirtti.
Yorumlar
Kalan Karakter: