TFF 2. Lig’de üçüncü sezonunu geçiren Karaman Futbol Kulübü, tarihinin en zorlu süreçlerinden birini yaşıyor. Sahada futbolcular, kulübede teknik ekip, masada ise birkaç fedakâr yönetici ayakta kalma savaşı verirken; Karaman’da tribünler boş, protokol sessiz, şehir tepkisiz.
Takımın içinde bulunduğu tablo, Karaman dışındaki sporseverlerin büyük tepkisini çekerken, şehirdeki duyarsızlık her geçen hafta daha fazla tartışma konusu oluyor. Sosyal medyada, spor programlarında ve dijital platformlarda Karaman FK için destek çağrıları yükselirken, Karaman’dan yükselen ses neredeyse yok denecek kadar az.
Bu sessizlik, Transfer Merkezi YouTube Kanalı’nda yayınlanan “Kırmızı – Beyaz Dünya” programında sert sözlerle gündeme taşındı. Programın yorumcularından Ahmet Karaca, Karaman FK’nın sahipsiz bırakıldığını söyleyerek adeta isyan etti.
Karaca, futbolun artık sadece 90 dakikalık bir oyun olmadığını vurgulayarak, “Futbol bugün başlı başına bir marka değeridir. Ulusal kanallar, dijital platformlar, YouTube yayınları… Bunların tamamı reklamdır, tanıtımdır, şehir vitrini demektir. Ama ne hikmetse Karaman’daki büyük firmalar bu markaya sırtını dönmüş durumda” dedi.
Karaman’ın bir fabrika kenti ve aynı zamanda güçlü bir gurbetçi nüfusa sahip olduğunu hatırlatan Karaca, “Potansiyel var, para var, imkân var. Ama destek yok. Çünkü Karaman’ın ileri gelenleri öne çıkmıyor, taşın altına elini koymuyor” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Karaca’nın en dikkat çeken sözleri ise protokol tribünleriyle ilgili oldu. Geçtiğimiz haftalarda Karaman FK’nın yaptığı bir paylaşımı hatırlatan Karaca, “Protokol tribünü özel çocuklarımıza ayrılmış. Neden? Çünkü protokolde kimse yok. Bu fotoğraf çok acı, çok düşündürücü ve Karaman adına utanç verici” ifadelerini kullandı.
Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından Karaman’a kazandırılan UEFA standartlarındaki modern stadyumu da gündeme getiren Karaca, “Birçok şehir böyle bir stadyumu hayal bile edemiyor. Şimdi soruyorum: Bu takım bu statta amatör kümeye mi düşürülecek? Bu bir kamu yatırımıysa, bunun hesabı da sorulmalı” dedi.
Eski başkanlar Mehmet Ali Han ve Süleyman Han’ın kulüp için büyük fedakârlıklar yaptığını vurgulayan Karaca, “Bu yük bir kişinin, hatta iki kişinin taşıyabileceği bir yük değil. Maddi külfet, baskı, yalnızlık… Doğal olarak bırakmak zorunda kaldılar. Ama Karaman’ın yaptığı çok daha tehlikeli: Sessiz, tepkisiz, duyarsız bir blok oluşturmak” diyerek sert konuştu.
Programın bir diğer yorumcusu Hüseyin Karabacak ise durumu tek cümleyle özetledi:
“Sahipsizliğin adı Karaman Futbol Kulübü.”
Karabacak, ligin ikinci yarısında ağır yenilgiler alan bir takımın bugün yokluk ve imkânsızlık içinde 6 puanlık maçlara çıktığını belirterek, “Cuma-cumartesi alelacele lisans çıkarılan futbolcular, boşta kalan tecrübeli isimler… Yapılan transferler belki ideal değil ama bu bir çare arayışı. Bu çocuklar ‘biz buradayız’ demek için sahaya çıktı” dedi.
Mustafa Murat Uslu örneğini veren Karabacak, “Son ana kadar lisansı yetiştirilen, buna rağmen sorumluluk alıp sahaya çıkan oyuncular var. Bu mücadele alkışı hak ediyor” ifadelerini kullandı.
Ancak asıl yıkıcı tablonun tribünlerde yaşandığını vurgulayan Karabacak, “Bir zamanlar 8 bin, 9 bin, 10 bin kişiye oynayan Karaman’da, son maçta tribünlerde şehrin yalnızca yüzde beşi vardı. Bu rakam utanç verici olmaktan öte, alarm verici” dedi.
Karaman FK’nın ağır borç yükü altında bir kulüp olmadığını da hatırlatan Karabacak, “Ortada iflas etmiş bir kulüp yok. Ama sahipsizlikten kıvranan bir takım var. Belgeleriyle, dosyalarıyla mücadele eden bir yönetim ve yalnız bırakılmış futbolcular var. Buna rağmen ligde kalma umudu hâlâ canlıyken bu kayıtsızlık kabul edilemez” sözleriyle çağrıda bulundu.
Yorumcular, Karaman’daki yöneticilere, bürokrasiye ve iş dünyasına net mesaj verdi:
“Vali, belediye, bürokrasi, sanayici… Herkes sorumluluk almalı. Gerekirse kapılar çalınmalı, gerekirse şehir ayağa kalkmalı. Çünkü para yok belki ama hâlâ mücadele eden insanlar var. Ve bu durum insanın içini gerçekten acıtıyor.”
Yorumlar
Kalan Karakter: