57 YIL DİMDİK AYAKTA

Yayınlanma: 29.08.2025 09:47 Güncelleme: 29.08.2025 09:47

Yaşam kazançlar ve kayıplar manzumesidir. Kazanırsınız çünkü koşullar sizi o yöne itelemiştir. Koşullar ile ortam uyumu denk düşmüştür. Kaybedersiniz çünkü talepleriniz için ortam hazır değildir. En büyük kazançlar ise kayıpların doğru analizi ile ulaştığımız doğru sonuçlar sayesinde kapımızı çalmıştır. Basın Yayın dünyasında kazanç ve kayıp savaşı başka hiçbir alanda görülmeyecek kadar sıcak ve amansız yaşanır. Kazanç ve kayıpları salt maddi boyut ile değerlendirmek bizi doğru sonuçlara götürmez. Siyaset ve yönetim ameliyesi iktidar gücünü elindeki araçların gücü ile sürdürebilir.  Bu güçlerin Yasama, yürütme ve yargı olduğunu biliyoruz. Bu ana üç gücü denetiminde tutabilen yönetimler, halkın kaynaklarını sınırlı sayıda bir sömürgen sınıf lehine kullanarak yapay bir hayal dünyası yaratmışlar ve halklarını manipüle etmeyi başarmışlardır. Fakat buna karşı muhalif dünya basın ve yayın ile halkı söz konusu zorbalıklara karşı bir araya getirmeyi başarabilmişlerdir. Yani basın asıl olarak muhalif dünyanın bir aracı olarak dünyaya gelmiştir. Ahlâkı da ilkeleri de muhalif dünyanın talepleri doğrultusunda gelişmiştir.  Egemenler istemese de dördüncü güç olarak protokolde yerini almıştır. Kısa sürede basın ve yayının kudretini anlayan muktedirler o alanı da çok kısa sürede kirletmeyi başardılar. Ekonomik güçleri ile basını bültene döndürmeyi başardılar. Bu durum Kurtuluş Savaşı dönemlerinde olduğu gibi ihanete varan sonuçlar doğurdu.  Mütareke Basını denilen ve İngiliz sermayesinin yönettiği iğrenç bir topluluğa dönüştüler. Bugün de o günlerin havasını teneffüs ediyor gibiyiz. * Muhalif dünyanın 57 yıl önce yarattığı Karaman’ da Uyanış Gazetesi ve Medya Grubu ilk günün heyecanı ve kararlılığı ile yoluna devam etmektedir. Medyanın kazancı halkın kazancı ile ölçülür. Ahlâkı ve ilkeleri 57 yıldır halkına olan sevgisi be bağlılığı ile dokunmuş olan Uyanış, bir bataklık çiçeği gibi ışıldamaya devam etmektedir. Kendisine yabancılaşmış ve bu vasfı ile de halkının taleplerinin tercümanı olmaktan uzaklaşmış bir dünyanın ortasında kalarak değerini korumaya çalışana bataklık çiçeğinden başka ne denir bilemediğim için öyle söyledim.  Ahmet Küçükcicibıyık’ın ve ailesinin olağanüstü çabaları ile şu ana kadar ahlâkını koruyarak dimdik ayakta kalmayı başardı. Yarınlar ne getirir bilemem ama yüksek sesle “iyi olacak” demekte zorlanıyorum. Uğurlar olsun Uyanış…  

Devamını Okumak İçin Tıklayınız