KARAMANOĞULLARININ ORTA ASYA STEPLERİNDEN GELİRKEN BERABERİNDE...
Reklam
Reklam
Şerafettin Güç

Şerafettin Güç

KARAMANOĞULLARININ ORTA ASYA STEPLERİNDEN GELİRKEN BERABERİNDE GETİRDİĞİ ORTA ASYA YER ADLARI – ADAŞLARI (1)

26 Kasım 2018 - 14:21

Sülek Yaylası: Aslında Ahırlı’nın yaylası olan Sülek’e, yetmişli yıllara kadar Erdoğan’lılar (Ahırlı İlçesine bağlı köy) da çıkardı. Sülek ve Sarot yaylasına, Manavgat’ın Hocalı (Hoca-ali ?), Sülek Yörükleriyle Bozkır’ın Köylüleri bu yaylalara çıkar.

1. Sıraçlı ve Sülekli Türkmen Aşiretleri hep birlikte anılıyor

2. Sülek Yaylası adı, bu Sülekli Aşireti’yle ilgili olmalıdır.

Oğuz Kağan’ın buyrukçusu (veziri) Kara Sülek’ti. Oğuz Kağan, onu bütün ulusun yurtçusu yapmıştı. Yurtçu bir ilden ötekine göçülürken Türk boylarına öncülük eden “kondurucu” ve “yerleştirici”lere denir.

3. Demek Torosların Yörükleri Oğuz Kağan Destanı’na yabancı değillerdi! Karamanoğullarının torunları Nure Sofi karındaşları olsa gerek, halen Babai inancına sahip Türkmen alevileri, Tahtacı Alevileri geleneklerine bağlı şekilde hayatlarını sürdürüyorlar.

Orta Asya’da Sulek adında bir dağ da var. Bu dağ İrtiş’in kolu Ob’un Kuznetskiy Alatav’dan (Aladağ) çıkan Çulum suyunun Kuzeydeki kolunun yamacındaki dağın adıdır. Burada yaklaşık 400 x 200 metrelik bir kaya üzerine serpiştirilmiş Türk runik alfabeli yazıtlara, üzerinde bulunduğu dağ nedeniyle “u” harfiyle “Sulek Yazıtları” denilmiştir.... [(Leonid R. Kızlasov-İgor L. Kızlasov, Sayan-Altay Türkleri’nin Yeni Runik Yazısı, Çev. Muvaffak Duranlı, Türk Dili Araştırmaları Yıllığı, Ankara: TDK Yayınları, 1994, s. 85-136)]

Eski Orta Asya Türkçesi’nde “sü/su” “er, asker” anlamında kullanılırdı. Osmanlı döneminde kullanılan “su-başı: kaymakam, yüzbaşı” ve bu gün kullandığımız “su-bay” aynı köktendir. Buna göre sülek; erce, askerce, ordulu, askerli anlamına gelmiş olmalı.

Bir Türkmen Türküsünde Sülek Yaylası şöyle anlatılır: [(Bahaeddin Ögel, Türk Mitolojisi (Kaynakları ve Açıklamaları ile Destanlar), Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2. b. 1989, s. 523, 633)]

“lacabelinden aşar Süleğin yolu

Dipsiz gölde biter şu ipar gülü

Sene vardım, sene derim

Ildızlı Dağı Hep güzeller üstüne çekilip gelir

Tülülerin önü ala beşikli

Göktepe’ye sahraya dökülüp gelir

Yasıl ölen Göktepe, ay yasıl

Hep güzeller üstüne çekilip gelir

Üstü ala beşikli mayalar bütün sahraya dökülüp gelir

Gelesandra’yla Gurucadır şu Dağların eteği

Yenibazar’la Göktepe güzeller yatağı

Susambelinin yolları enerdir daşdır

Ağlamış ağlamış gelinler gızlar da gözleri yaştır

Ölüm Allahın emri ay sevdiğim

Ayrılık güçdür ay hey hey

Aman Beymuarı (Beypınarı) gürleyip çıkar

Gatran oluğu harlayıp akar

Gelinler Gızlar durmuş seyrine bakar.”

İpar/Yipar: Güzel kokulu bir çiçek; misk. Toroslarda Geyik ve Tanrı Dağları’yla Dipsiz gölde biter.

Tülü (deve): İki hörgüçlü puğur ile Arap cinsi dişi deveden olan deve.

Yasıl: Yaslı (?) Maya: Fasıllar’ın şimdiki Beyşehir’in kenti Roma adında Dalisandes yerde birleştiği ırmağın katılan kuzeyden Ermenek Çayı’na kadar güneydoğusunda, engebeli 15 kilometre Ermenek’in Dalisandes: Gelesandros Gelesandra ?

Çukur, Ener: deve dişi Sopran? Bozkır’ın köylerinden, adı 1960 yılında Bağyurdu’na çevrilen Sopran. XI-XIII. Yüzyıllarda Seyhun Nehri vadisindeki Oğuz şehirlerinden birinin adı da Sabran’dı. [(Faruk Sümer, Eski Türklerde Şehircilik, Ankara, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Tarih Kurumu Yayınları VII. Dizi-Sa. 137, 1994, s. 79, 80, 87, 88)]

Eğer bu bir ses benzeşmesinden ibaret bir rastlantı değilse köyü kuranların geldikleri yerin bir işareti olabilir

Not: Kaynaklar parantez içerisinde pragraf sonunda verilmiştir.

(DEVAM EDECEK)

Bu yazı 14916 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Ciftbaslikartal
    1 yıl önce
    Hocam allah razi olsun..... güzel bir yazi... Almanydan ve Toroslarun Oguzun sanli evlatlarina selam olsun...