Sağlıkçılar ve Karate
Reklam
Reklam
Osman Nuri Koçak

Osman Nuri Koçak

Sağlıkçılar ve Karate

21 Ocak 2020 - 13:20

Sabah haberlerinde izledim. Sağlıkçılar, kendilerini saldırılardan korumak için yakın dövüş teknikleri öğreniyorlarmış.

İçim yandı.

Şefkat ve sevgi dağıtan ellerin ve yüreklerin, karate ameliyesinin sert yumruklarına dönüşmesi içimi yaktı. Öğrendikleri esasen bir spor olmaktan öte, fiziksel gücü yönetme sanatı…

Bu nasıl olacak? Sert ve acımasız olarak…

Ortalama iki bazen üç yıllık aralar ile bazı kontroller için biraz uzun bir sağlık yolculuğu yaparım. Bu arada kısa süreli de olsa hastanede yatarım. Bunları yaptırmak için tercihim Karaman Hastanesidir.

Gazeteci,  politikacı ve eğitimci kimliğim nedeniyle, verilen hizmetin her aşamasını büyük bir dikkat ile izlerim. Sıraya girme, sıra bekleme, doktorların tavırları ve ilgileri, kan verme, sonuç gösterme ve yatılı hasta hizmetlerini yürüten hemşirelik ve hastabakıcılık, temizlik işleri konusunda bireysel gözlemlerim dışında, bazı sorulara cevap almaya çalışırım. ( Asansör veya çok çabuk aşınmış yer döşemeleri ve cam çerçeveleri gibi) Ayrıca, acil hizmetlerinin kalitesine bakarım uzun uzun.

Tüm bu gözlemlerim sonucunda hastanemizin nasıl yönetildiği konusunda bir kanaate varmaya çalışırım.

Şu günlerde de böyle bir sürecin içinden geçiyorum.

Öğretmen olarak, tüm yukarıda saydığım ameliyelere bir not vermem gerekseydi mutlaka yüz üzerinden doksanın üzerinde bir değerlendirme puanı verirdim.

Genelliği genç olan doktorlarımızın, çok kalabalık bir hasta kitlesine vermeye çalıştığı hizmeti takdir edemezsek, yapılan işin büyüklüğünü anlamıyoruz demektir. Her birisi bir ayrı dünya olan, asabisi, sakini, ağır hastası veya birçok yan sorunları olan yüzlerce insana, onların meşrebince hizmet edebilmeyi kolay bir iş saymak bizi yanılgıya götürür.

“Efendim, o da işini yapıyor. O işin tabiatı da bu. İnsanlar hasta ve doğal olarak da duygusal. Her sakala tarak vuramayacak ise bıraksın gitsin” demek kolay. Siz hiç böyle bir şeyi denediniz mi? Ayrı ayrı tabiatları ve istekleri olan kişilerle ve kafanızı kaşıyacak zaman bulamadan hepsi ile güle oynaya ilgilenen bir işiniz oldu mu?

Bu insanlar okullarında zaten bu ve benzeri durumlara göre ciddi olarak hazırlanan insanlardır. Aksaklıkları mutlaka bizden daha iyi görmektedirler. Ellerinden gelenin azamisini yaptıklarına da eminim. Ama onların da etten, sinirden ve kemikten olduklarını unuttuğumuz zaman, merhem veya neşter tutan eller, boks eldiveni giymek zorunda kalırlar.

Karaman hastanesi, tüm yukarıda saydığım hizmetler ve yığınaklar konusunda, ortalama bir sağlık merkezinin çok üstünde durmakta.

Hastaneyi bu hale getiren kişilere ve kurumlara teşekkür ederim. Onlara kalkan eller kırılsın derim. Onları karate öğrenmeye zorlayan ortamı tel’ in ederim.

Asansörlerin de yapılmaya başladığını biliyorum. İnşaallah başlangıçta bu konularda kusuru olanlardan da gerekli hesap sorulmuştur.

Sağlık çalışanlarının yürekleri hepimize yetecek kadar sevgi dolu.

Sevgi dağıtması gereken yüz ifadeleri, karatenin ürküten korkunç çizgilerini nasıl temsil edecekler bilemem ama onları bu işe zorlayan sistemin ivedi olarak son bulmasını canı gönülden isterim. Onların da, biraz da bizden yana bir sevgiye, en azından saygıya ihtiyaçlarının olmadığını mı sanırsınız?

Olmaz mı? Hem de çoook…

Saygı ile hepsini kocaman yüreklerinden öperim.

Bu yazı 10964 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • HALİL İBRAHİM İNCEKARA
    6 ay önce
    Osman Hocam, düşünce ve dileklerinize katılıyorum. Selam ve Sevgilerimle...