Geçmişten Günümüze Ahilik
Reklam
Reklam
Halil İbrahim İncekara

Halil İbrahim İncekara

H. İbrahim İncekara

Geçmişten Günümüze Ahilik

15 Eylül 2020 - 12:32

H. İbrahim İNCEKARA

Karaman Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği

Genel Sekreteri

Esnaf Teşkilatlarının 13. Yüzyıldan 18. Yüzyıla kadar Ahilik adı altında faaliyette bulundukları görülür. Bir sanat ve meslek öncüsü olan Ahiler, Ahiliğin kurucusu olan Ahi Evran’ı Osmanlı İmparatorluğu, esnafların maddi ve manevi piri ve esnaf şeyhi olarak görmüştür. Bu ahde vefa da esnafın birlik ve beraberliğini yüzyıllarca sağlamıştır. Her zaman Esnaf Şeyhlerinin en üstünü Ahi baba vekili olarak hürmet ve sevgi ile kucaklanmış, aynı zamanda esnaf davalarının bir temyiz makamı olarak görülmüştür.

Ancak Osmanlı İmparatorluğunun duraklama zamanlarındaki Osmanlı Müesseselerindeki dejenerasyon Ahilikte de görülür. Esnaf yolu olarak gerek meslek eğitimine gerekse Ahlak eğitimine önem vererek ilk anlardaki kuruluş teşkilatı örf ve adetleri ile 17. Asrın sonuna kadar varlığını sürdürmüştür. Şedde, Peştamal kuşatma, gedik usulü, sanat ve esnaf adedinde kısıtlılık, esnaf sandıkları ve zaviyeleri ile bu zamana gelen Ahilik, Kapitilasyonun memlekete doldurduğu mallar ve yerli gayri müslüm ve ecnebi tüccarların tazyikleri ile adeta değişmeye mecbur edilmiştir. Bir çok adetleri devam etmekle beraber teşkilatın adı lonca olarak değiştirilir, idarecilerin ünvanları değişir. Bu değişmelerle birlikte esnaf içinde bulunan gayri müslümlerin Ahi toplantı yeri olan Tekke ve Zaviyelere girememeleri ve müslüm, gayri müslüm herkesin toplanacağı işlem göreceği yer ihtiyacı da loncaların kurulmasında rol oynamıştır.

Önceleri az kuralla çok ahlakla yürütülen esnaf işlerinin iyi yürümesi için fermanlar, nizamnameler bol bol çıkartılmakta idi. Fakat ithal edilen üstün teknikle imal edilen mallarla rekabet edemeyen ve Kapitilasyonların sömürdüğü Osmanlı iktisadının temel taşları esnaf ve sanatkarlar ve onların

teşkilatı kaderlerine terk edilmişlerdir. Eline, Beline, diline hakim esnaf artık ekonominin acımasız cenderesi altında var olma ve yaşama savaşı vermeye başlamıştır.

Esnaf loncaları 1908 yılına kadar devam eder. Birinci Meşrutiyetten 1925 senesine kadar esnaf cemiyetleri kurulur. Osmanlı İmparatorluğunun ilk dönemlerinde esnaf ve sanatkara önem verdiği için her zaman ileriye gitmiştir.

Türkiye Cumhuriyetinin kurulması ile beraber teknikte, ilimde, bilimde yetişmiş insanın bir çoğunu Kurtuluş savaşı mücadelesinde kaybedilmesi sebebiyle Esnaf ve Sanatkarın hemen toparlanması, ayağa kalkması zor olmuştur. Başlangıçta Dernekleşme, arkasından Esnaf ve Sanatkar bu günkü modern örgütlenmesinin başlangıcı olan 5370 sayılı Esnaf Dernekleri ve Esnaf Birlikleri Kanunu çıkarılmıştır. 1964 yılında 507 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu yayınlanmış ve son olarak da 2005 yılında 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu ile Esnaf ve Sanatkar Teşkilatı bu günkü yapısına kavuşmuştur. Ahilik geleneği, Esnaf ve Sanatkarın tarihinde gerek ruh ve gerekse kurumları ile bu gün hala yaşamaktadır. Bireyden çoğula geçme yani, Oda, Birlik, Federasyon ve Konfederasyon olarak örgütlenilmiştir.

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’ün dediği gibi, “Esnaf ve Sanatkarı olmayan bir milletin baki olması mümkün değildir” sözünden yola çıkarak devletimizin Esnaf ve Sanatkara daha çok sahip çıkarak her yönüyle desteklemesi gerekmektedir.

Esnaf ve Sanatkarın kalkınması ile teknolojinin, sanayinin çok daha ileri gideceği, kalkınmış Ülkelerle rekabet edileceği, kalitenin artacağı, bu gün dışarıdan ithal edilen sanayi mamüllerinin dışarıya ihraç edilir hale geleceği, kalkınmışlığı yakalayarak huzur ve güven veren bir Ülke olacağımız kesindir.

Bu duygularla 33. Ahilik Kültürü Haftasını kutlar tüm esnaf ve sanatkarlarımıza ve ülkemize hayırlara vesile olmasını dilerim.

Bu yazı 10045 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum