MAZİ ISITIR İÇİMİZİ
Reklam
Reklam
Reklam
Çoban ATEŞİ

Çoban ATEŞİ

MAZİ ISITIR İÇİMİZİ

07 Nisan 2018 - 14:55

Yazar Özden Uysal Mısırlıoğlu  “Bir Zamanlar Karaman” diye iki güzel esere imza attı. Geçmişle gelecek arasına bırakılmış iki güzel kitabın yazarı Özden Uysal Mısırlıoğlu  okuruyla buluşan kitapların öyküsünü  Çoban Ateşine anlattı.

Özden Uysal Mısırlıoğlu, Konya doğumlu ama çocukluğundan bu yana hep Karaman’da yaşamış ve bütün anılarını Karaman’da biriktirmiş. Evli ve iki çocuk annesi bu şahane kadınla  “ Geçmişten Esintiler” adını verdiği kitaplarını  konuşmak üzere buluştuk.

            Hastalığı nedeniyle uzun süre hastanede tedavi görmek zorunda kalan Özden Uysal Mısırlıoğlu, anılarını kaleme almaya hastane odasında başlar. İlk kitabı “Hayat Güzeldir” beklenenin üzerinde ilgi görünce çok mutlu olduğunu söyleyen Mısırlıoğlu ikinci kitabı “Geçmişten Esintiler” ile yeniden okuyucusu ile buluştu.

            Karaman’ın 70’li ve 80’li yıllarını keyifli bir anlatımla sunan Özden Uysal Mısırlıoğlu,  kaybettiğimiz insani değerleri bize yeniden hatırlatıyor.

            Mısırlıoğlu’nun kitapları çocukluk ve gençlik anılarından oluşan, bir zamanlar Karaman’ı anlatıyor aslında. Kitabı hakkında konuşurken sıkça o günleri çok özlediğinin altını çiziyor. Geçmiş ve bugün arasındaki o incecik çizgiyi ise şu sözleri  ile özetliyor:

            “ Yetmişli yıllarda aile terbiyesi almak çok önemliydi. Varlıklı olmak değil görgülü olmak lazımdı. Paranın gücüyle dostluk kurulamazdı. Ahlak, görgü, nezaket, erdem gibi değerler büyük zenginlikti. Evlerimiz küçük, ailelerimiz büyük, akrabalarımız çok, komşularımız ise önemliydi. Kul hakkı diye bir şey vardı ve kimse kimsenin hakkını yemeye kalkmaz, helalinden kazanılırdı ekmek parası. Acıların, sevinçlerin, arkadaşlıkların gerçek olduğu yıllardı. Övgüler, sövgüler insana dair her şey çok gerçekti. 80’lerde mahalleler son kez duyacaktı çocuk sesini ve 80’lerdeki çocuklar ise çocukluğunu sokakta yaşayan son nesil olarak anılacaktı.”

            Okumayı ve yazmayı her zaman çok sevdiğini ifade eden Mısırlıoğlu’ na soruyorum:

Bu kitapları yazmak hayal ve hedefleriniz arasında var mıydı?

“ Başta ilkokul öğretmenim olmak üzere, öğretmenlerim her zaman yazmam konusunda beni destekleyip yüreklendirdiler. İlk kitabımda 70’li yılları bir çocuğun gözüyle anlatmaya çalıştım. 80’lerde o küçük kız çocuğu büyümüştü artık, günlük denemelerim oldu, geçmişe ise her zaman büyük hürmetim. Bütün bunlar bir araya gelince, ortaya bu eserler çıktı. İlk kitabımın basılmasında bana büyük destek veren Bifa ailesine minnettarım. İkinci kitabımın basımı konusunda söz verenler ise, maalesef kitap basım aşamasına geldiğinde benimle muhatap bile olmadılar.  “Size yardımcı olamayacağız” cevabını verme nezaketini bile göstermediler. Çok garip ama kendilerine bir daha ulaşamadım.  Açıkçası çok üzüldüm, kitabımın mali desteğini bulamamaktan değil, adabı muaşeret kurallarının gittikçe ayaklar altına alınmasından üzüntü duydum. Sağ olsunlar, üzüntümü paylaşan arkadaşlarımın desteği ile ikinci kitabımın yayınını da tamamlayabildim. Bizim kuşağın iyi insanları elini taşın altına koydu ve kitabım okuruyla buluştu”

            Mısırlıoğlu’nun “ Geçmişten Esintiler” kitabı  geçtiğimiz ay  İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından,  Karaman’ın kültürüne  sağladığı katkıdan dolayı ödüllendirildi. Mısırlıoğlu 3 yıl önce de en çok kitap okuyan üye seçilerek yine ödüle layık görülmüştü.

            Gelişen teknolojiyi doğru kullanamadığımız için insanların okuma yazma eyleminden gittikçe uzaklaştığını ve günümüzde geçmişe duyulan özlemin sebebinin bu olduğuna da dikkat çeken Mısırlıoğlu özellikle kadınların mutlaka okumalarını istedi. Dünyayı kadınların güzelleştirebileceğine inanan yazar Mısırlıoğlu son olarak şunları söyledi:

            “ Her şeyi çok hızla tüketiyoruz. Geçmiş ve bugün arasında çok ciddi bir boşluk var. Bu boşluk, başıboş bir neslin yetişmesine de sebep oluyor. Oysa bizim bütün ümidimiz gençlikte, kadında ve çocuktadır. Aynı evin içinde aile birliği bile farklı odalarda televizyon, tablet ve telefondan ibaret olmaya başladı. Ben herkesin okumasını istiyorum. Okudukça hiçbir şey bilmediğimizin inanın farkına varmış olacağız. Okuyan insanın kendisine, evladına, komşusuna, çevresine yaşadığı şehre katkısı olacağına inanıyorum. Yoksa armut piş ağzıma düş gibi bedava yaşama arzusu içinde bir nesil geliyor arkamızdan. Biz kendi kuşağımızı ve yıllarımızı, anılarımızı anlatabildik. Ama maalesef üzülerek söylüyorum şimdiki nesilin  anlatabileceği bir mazisi ve anısı bile olmayacak diye endişe duyuyorum. Okuyan insan koşar yürümez. Bizim daha çok üreteceğimiz günlere ihtyacımız var.”

            Yazar Özden Uysal Mısırlıoğlu,  yayınlanmış iki kitabının yanı sıra çeşitli hobi kurslarına da katılarak sürekli üretmekten yana… Kadınların başarısı ile her zaman övünç duyacak kadar kocaman bir de kalbi var. Müzik korolarında yer almayı seviyor. Kendini sürekli geliştirmeyi de.  Bu sohbetin ana fikrini oluşturacak son cümlesi ise şu oluyor:

            “ Başkalarının hayatlarını merak ederek değil, çalışıp, çabalayarak ve üreterek mutlu olabiliriz. Bilginin ışığında olursak kalkınabiliriz. Okuyan ve sorgulayan bir toplum dileğiyle, Çoban Ateşine ve Uyanış Gazetesine teşekkür ederim.”

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum