DEVİR KAÇAKÇILIK DEVRİ - 1
Reklam
Reklam
Celal Arslan

Celal Arslan

Celal Arslan

DEVİR KAÇAKÇILIK DEVRİ - 1

13 Mayıs 2015 - 08:44


                                                                                                                Celal Arslan

Düşünüyorum da, ey yarabbi;

TÜRK milletene ne mübarek bir coğrafyada yaşamayı nasip etmişsin.

Ne bitmez tükenmez malı varmış.

Ne bereketli topraklarmış bu Anadolu.

Çalan çalana,

Kaçıran kaçırana.

Adamını, Askerini al, çal ve kaçır,

Yeraltından çıkan tarihi eserleri çal ve kaçır.

Denizinden çıkan gümüş balıklarını çal ve kaçır.

Lale, sümbül, nergislerini çal kaçır.

Şimdide sineklerini ve böceklerini çalıp kaçırıyorlar.

Fırsat bu fırsat deyip saldırıyorlar dört bir yandan.

400 yıl önce Osmanlı döneminde başlamış lale kaçırma olayı.

Tarih 12 Temmuz 2011 yine Lalelerimizi kaçırıyorlar.

Bir başkaları da sinek ve böceklerimize göz dikmiş.

Haberi okuyunca aklım karışıyor.

Konya Selçuk Üniversitesinden değerli dostum, hemşerim, Fen bilimleri enstitüsü, biyoloji ana bilim dalı başkanı Prof.dr. Kuddisi ERTUĞRUL hocam aklıma geliyor ve hemen arıyorum. O kadar güzel, o kadar net açıklamalar yapıyor ki şaşıp kalıyorum. Kendisinden aldığım bilgileri de sizlerle paylaşmanın bir görev olduğuna  inanarak  yazımın ikinci bölümünde geniş bir biçimde ele alacağım.

Gelin önce kaynağından haberleri okuyalım.

 

Haber 1:

- Kapıkule Sınır Kapısı'nı kullanarak yurt dışına çıkış yapmak isteyen Hollanda’lı sürücünün kullandığı cipte, sadece Erzurum'un Karayazı ilçesinde yetiştiği belirlenen ve ülkemizde sadece 57 adet kaldığı tespit edilen "Fritillaria Michailovskyi" adlı ters lale ile birlikte toplam 5 bin 236 adet bitki ve tohumu ele geçirildi.

 Edirne Gümrük Muhafaza Başmüdürlüğü'ne bağlı Kaçakçılık, İstihbarat ve Narkotik Gümrük Muhafaza Müdürlüğü ekipleri, tarafından şüphe üzerine arandı. Yapılan aramada, bagaj kısmında küçük saksılarda çiçek fideleri, çeşitli türlere ait bitki kökleri, üzeri numaralandırılarak gazete kağıtlarına sarılmış tohumlar bulununca cip detaylı arama için hangara çekildi ve X-Ray taramasından geçirildi.

Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümünden gelen ekip yaptığı sayımda bitkilerin 160 türde olduğunu ve bitkiler arasında Türkiye'de ihracı yasak ve endemik türler olan çiğdem, yabani soğan, sklemen, ters lale (Adıyaman lalesi), kardelen, zambak, şakayık türleri olduğu belirlendi. Bu bitkiler arasındaki bir türün, dünyada sadece Erzurum'un Karayazı ilçesinde yetişen ve sadece 57 adet kaldığı tespit edildi.

Haber 2:

-Bundan 23 yıl önce Avrupa’da bir ülkenin müzesini geziyordum. Silahların ve kılınçların olduğu bölümde gözüme birden bir yazı takıldı. Kılınçların birinin altında (KARAPALA) yazıyordu ve çalınmıştı. Şimdi aklınıza dünyadaki mevcut müzeleri getirin ve iyice düşünün bu topraklardan kaçırılan kıymet biçilmez tarihi eserleri.

 

Haber 3:

Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden topladıkları böcekleri, yurt dışına kaçırmaya çalışan Çek Cumhuriyeti uyruklu 6 kişi yakalandı. Zanlıların aracında yapılan aramada, kutular içine gizlenmiş uğur böceği, sinek, arı, ağustos böceği gibi 48 türe ait toplam 6 bin 14 adet böcek bulundu.

 

Araçta yapılan aramada, küçük tüp ve kutuların içine gizlenmiş çok sayıda böcek tespit edildi. Gümrük ekipleri, bunun üzerine uzman görüşüne başvurmak amacıyla Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümünden yardım istedi. Üniversiteden gelen Doç. Dr. Zühal Okyar, Doç. Dr. Murat Yurtcan ve Uzm. Dr. Volkan Aksoy'dan oluşan bilirkişi heyeti, toplam 48 türe ait 6 bin 14 böcek olduğunu tespit etti. Böceklerin çoğunun “Coleoptera” familyasına ait halk arasında bilinen adıyla uğur böceği, kara fatma, geyik böcekleri türleri, “Heteroptera” familyasına ait süne, kımıl, ağustos böceği türleri, “Diptera” familyasına ait sinek türleri ve “Hymenoptera” grubuna ait arı türleri olduğu belirlendi.

BÖCEKLERE 500 BİN LİRA DEĞER BİÇİLDİ
Bilirkişi heyetinin düzenlediği ekspertiz raporunda; İç Anadolu'nun kuzeyi ve Karadeniz bölgesinden toplanan böceklerin “etil asetat emdirilmiş talaşlı saklama kaplarında öldürüldüğü ve stoklandığı” belirtildi. Raporda, söz konusu böceklerin maddi olarak değerinin ise 500 bin lira olduğu kaydedildi.

Zanlıların söz konusu böcekleri Türkiye'de 1,5 ayda topladıklarını, bilimsel amaç için yurt dışına götüreceklerini öne sürdükleri öğrenildi.
El konulan böcekler, Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Entomoloji müzesinde korumaya alındı.
“BÖCEKLERİN İÇİNDE TOPLU İĞNE UCU BÜYÜKLÜĞÜNDE OLANLAR VAR”
Zanlıların söz konusu böcekleri, “atrap” olarak tabir edilen fileler yardımıyla, ışık tuzaklarıyla ve toprak eleme yöntemiyle yakaladıklarını belirlediklerini ifade eden Yurtcan, “Böceklerin içinde toplu iğne ucu büyüklüğünde olanlar var. Bunları yakalamak için 6-7 kilo toprağın özel bir elekle eleme yöntemiyle bulunabileceğini ifade etti.

Haber 4:

Dün de Artvin'in Yusufeli İlçesi kırsalında kelebek ve böcek toplayan iki kişi gören köylüler, Jandarma’ya ihbarda bulunmuş ve köylülerin çektiği fotoğraf ve görüntüleri inceleyen Jandarma’nın gözaltına aldığı Rus uyruklu Elena ve Artur Shnip’in çantasında 650 kelebek ve böcek ele geçirilmişti.

Haber 5:

Türkiye'de 4 Ağustos 2007 yılında Makedonya uyruklu 1 kişi Artvin'de topladığı 1450 kelebekle, 2008 yılında da Alman uyruklu 1 kişi yine Artvin'de topladığı 350 adet çeşitli türde böceği yurt dışına çıkarırken İpsala ve Kapıkule gümrük kapısında yakalandı.

Haber 6 :

Gümrüklerde 13 Ekim 2010 tarihinde 10 adet hamam böceği, 8 Kasım 2010'da da 20 cırcır böceği ele geçirilmişti.

Haber 7:

Alman uyruklu bir kişi Türkiye’den kaçırmış olduğu ve özellikle sedef hastalığına iyi gelen, gümüş balıklarını  çoğaltarak tedavi amaçlı kullandığı ve bu yüzden zengin olduğu.

Haber 8:

Ülkemizden definecilerin bulup sadece gümrüklerde yakalanan tarihi eserleri ben burada yazmaya kalksam bırakın köşemizi, gazetemiz almaz. Onları da size havale ediyorum ve bu ülkedeki kaçakçılığın boyutlarını düşünmenizi istiyorum.

Sevgili okuyucularım, ben bu konuda yorum yapmadan evvel, sizleri de yazımın devamı çıkana kadar bu konuda düşünmeye davet ediyorum.

Yazımın devamı var.

 

Bu yazı 21972 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum