Çok Basit


Aslında çok basit... Yanlışa yanlış, doğruya doğru diyeceğiz. İyiye iyi, kötüye kötü diyeceğiz. Objektif olacağız, olaylara sübjektif bakma hastalığından kurtulacağız.

Yanlış yapılanları eleştirmekten çekinmeyeceğiz. Eleştirinin olmadığı yerde, yanlıştan kurtulma imkânımız da ortadan kalkar bunu bileceğiz.

            Sadece nefsimizi, düşünmeyeceğiz. Ailemizi, toplumumuzu, insanlığı da düşüneceğiz.

            Dünyanın sadece bize ait olmadığını, orayı hayvanlarla ve bitkilerle birlikte paylaşmak zorunda olduğumuzu kabul edeceğiz. Onlara merhametle bakarak, karda kışta “aç mı, tok mu?”, diye düşüneceğiz, ilgileneceğiz.

            Diğer gam olacağız, dostlarımızı, arkadaşlarımızı, akrabalarımızı, öncelikle düşünüp, onlar için fedakârlık yapacağız.

            Kendimize de zaman ayıracağız, bazen nefis muhasebesi yapacağız. Ruhumuzu dinlendireceğiz onun için bazen tabiata açılıp, doğada yürüyeceğiz.

            Spora her gün mutlaka (hiç olmazsa bir saat) zaman ayıracağız. Spor sağlıktır, üşenmeyeceğiz. Mümkünse bu işi planlı ve bir arkadaş grubuyla yapacağız.

            Her yaşta ve öncelikle üreten biri olmaya çalışacağız. İşimize mesleğimize, yeteneğimize uygun olan neyse o alanda sürekli üreteceğiz. Üreten insan mutlu olur.

            Boş laftan, slogandan, şekil ve gösterişten uzak olacağız, kendimize ve topluma olan saygımızı kaybetmeyeceğiz.

            İbadet ediyorsak, halis bir kalple tat alarak, zevk duyarak yapacağız.

            İnsanlara karşı peşin hükümlü olmayacağız, ön yargılarımızdan kurtulacağız.

            İnsanlara sözden ziyade yaşayışımızla örnek olmaya çalışacağız.

            Hasıl-ı kelam, dürüst olacağız, ahlaklı olacağız, mert olacağız, adam olacağız.

            Evet basit, çok basit, yeter ki isteyelim…

            Haa, bu bir öğüt yazısı değil, sadece hatırlatmadır.