Reklam
Reklam

Karalgazi Köyünde Mermer Ocağı Eylemi

Mermer ocağı için köylüler eylem yaptı

Karalgazi Köyünde Mermer Ocağı Eylemi

Mermer ocağı için köylüler eylem yaptı

Karalgazi Köyünde Mermer Ocağı Eylemi
Editor: Murat Özünal
23 Eylül 2019 - 10:54
Reklam

Karaman'da merkeze bağlı Karalgazi Köyü civarına yapılması planlanan mermer ocağı için köylüler eylem yaptı.

Eylemde, Karalgazi Köyünde bir araya gelen köylülere civar köylerden ve Karaman merkezden gelen vatandaşlarda eşlik etti.

Ellerinde "Mermer Tozu İstemiyoruz", "Köyümüzde Mermer Ocağı İstemiyoruz" ve "Meramızda Mermer Ocağı İstemiyoruz" yazılı pankart taşıyan çocuklar ve vatandaşlar mermer ocağı yapılmasını protesto etti.

Köylüler, birlik, beraberlik ve dayanışma günü düzenleyerek mermer ocağına tepkilerini dile getirdi. 

Karalgazi Köyü Muhtarı Ali Küçük konuşma yaparak bölgede mermer ocağı istemediklerini söyledi.

Küçük konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Karaman, Karalgazi Köyü Alatepe Mevkiinde 192 Ada 1 parsel sayılı Maliye Hazinesi adına kayıtlı bulunan, taşınmazda; Valilik Makamının ÇED Gerekli değildir Kararı üzerine İşletme İzni ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı verilen, Antalya Merkezli Dekart Madencilik Ltd.Şti'ne ait Mermer Sahasında; Şantiye çalışmaları ve Mermer Çıkarma Ön çalışmalarına başlandı. Toplulaştırma Yollarını kullanarak, Şantiye Çalışmalarına başladı ve hak tanımız bir şekilde zorlama ile faaliyet sürdürme çabası içerisine girdi.

Bölge Bakanlar Kurulunun 12.12.2016 tarih 2016/9620 kararında belirtilen, Büyük Ova Projesinde Tarım arazisi olarak korunması gereken, bölge ile çevreli, Karalgazi köyü sınırları içerisindeki Alatepe Mevkiinde bulunmakla birlikte, Demiryurt Köyü, Mesudiye Köyü, Mecidiye Köyü, Kisecik Köyü, Karalgazi Köylerinde bulunan 1555 nüfusun ektiği, sulak l.sınıf 140.000 Dekar tarım arazisini olumsuz etkileyecek niteliktedir.

Mermer ocakları ile ilgili olarak; ÇED sürecinde bölge insanı hiçbir şekilde bilgilendirilmediği gibi ÇED onayı da bölge insanına duyurulmamış, ilan edilmemiş ve tebliğ edilmemiştir. Bir oldubitti içerisinde; çalışmalar hukuksuz olarak, olağan üstü bir şekilde, idare desteğiyle yürütülmektedir.

Ülkemizde, hiçbir şekilde madenlerin işletilmesine ve bu değerlerin ekonomiye katkısının sağlanmasına karşı değiliz.

Anayasa'nın 2,11,45.MD Tarım, Hayvancılık ve bu Üretim Dallarında çalışanların korunması ve 56.md belirtilen, Çevrenin Korunması, 63.md Tarih, Kültür ve Tabiat varlıklarının Korunması hükümleri ve Çevre Kanunun l.md "Bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin; sürdürülebilir, çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasının sağlanması amacıyla,

Çevrenin Korunmasına ilişkin; Çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasına önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmalar içerisinde,

Sürdürülebilir çevreyi sağlamak ve Gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm çevresel değerlerin her atanda, sosyal, ekonomik, fiziki, ıslahı, korunması ve geliştirilmesi sürecinin sağlanması amacıyla,

Faaliyete geçirilmesi düşünülen Mermer Ocakları ile ilgili olarak her türlü İdari ve adli yola başvurulmuş olup, Konya 2.İdare Mahkemesi'nin 2019/996 Esas sayılı dosyasında ÇED İşleminin iptali ile ilgili dava açılmış ve mahkemece 28.8.2019 tarihli ara kararı ile davalılardan savunma ve Belgeler istenmiş olup, Dekart Ltd.Şti'den 3.9.2019 tarihinde davaya katılma dilekçesi vermiştir.

Söz konusu Arama Ruhsatına konu alanla ilgili hak sahibi Haşan Topuz tarafından yapılan ÇED başvurularının geçmiş süreçte reddedilmesine rağmen, Arama Ruhsatının Dekart Ltd.Şti'ne devrinden sonra, ÇED süreci, İşletme izni, Mermer Ocaklarına ilişkin İşyeri Açma ve Çalışma ruhsatları sürecinin, olağan üstü bir hızla ve çabuklukla yürütülmüş bulunması Açıkça ortadadır. Dekart Ltd.Şti ortalarının kurduğu diğer şirketlerinde Bölgede ve Burunoba köyünde Mermer İşletmesi için ÇED başvurularında bulunduğu sabittir.

Bu bölgede 1555 nüfusun yaşamakta ve sulak l.sınıf 140.000.dekar tarım arazisini işleyerek, geçimini temin etmekte ve tarım üretimine ciddi katkı sağlamaktadır. Tarım üretimi yaşam sürdükçe devam edecektir. İnsan yaşamı için temel gereksinim olan tarım ürünlerinin yok edilmesi, insan yaşamının sonlandırılması demektir. Gıdanın-tarım ürünlerinin insan yaşamındaki önemini bilen herkesin, bu toprakların korunması için her türlü haklı ve hukuki mücadeleyi yapacağı kaçınılmazdır. Bu mücadele anayasa ve kanunlarla korunan hukuksal ve haklı bir mücadeledir.

Mermer üretimi bu bölgede sınırlı olup, 1-2 yıllık süreçte bitecek bir kaynak olup, mermer üretiminden elde edilecek gelirin binlerce katı bir gelirin yok edilmesi ve tarımsal faaliyetlerin, sekteye uğratılması, engellenmesi ve yok edilmesi düşünülemez. Buna hiçbir şekilde müsaade etmeyeceğiz. Bu bölgede mermer ocakları ve diğer maden ocaklarına-taş ocaklarının açılması, üstün kamu yararı ve bölge insanının çıkarlarına ve ülke çıkarlarını aykırıdır.

Bölgede açılacak mermer ocakları, maden ocaklar, taş ocaktan, her bir taşın kayanın içerisindeki otları, böcekleri yok edecek, ekolojik dengeyi, bozarak tarumar edecektir. 

İnsanlık tarihinde bu güne kadar gelmiş geçmiş hiçbir uygarlığın dokunmadığı ve özenle koruduğu, eşsiz doğayı Ve tarım arazilerini yok edecektir. Hayvanlarımızın otladığı tepeler-meralar bitecek bir faaliyet için yok edilecektir. Tepeler ve bölge moloz yığınları ile dolacak doğada yetişen binlerce endemik bitki, hayvan varlığı yapısı ve flora yapısı yok edilecektir. Hayvancılığımız can çekiştiği bir dönemde otlakıyeler ve meralarımız yok edilecektir. İşletme izni alanındaki Kayaların altında bulunan su rezervi ve havzası kirletilecek ve yok edilecektir. Ovada bulunan su kuyularında ciddi su kaybı oluşacaktır. Köyümüzdeki içme suyunu besleyen kuyularda olumsuz etkilenecek, kirletilecek ve yok edilecektir. Binlerce yıllık süreçte oluşan tarım arazi sahiplerinin ve bölge insanının Mermer Ocakları sürecindeki idari işlemlerden hiçbir bilgisi olmadan işlerin yürütülmesi ve söz sahibi olmaması hukuken düşünülemez. 

Dünyada nüfus artışı ve bu artış hızıyla yeterli gıdaya ulaşılmasının gittikçe zorlaşması ve tarım arazilerinin su kaynaklarının ve rezervlerinin, çevrenin öneminin gittikçe arttığı bu dönemde tarım arazilerini ve çevreyi korumak milli bir görevdir.

Çevre Kanunu bu amaçla konulmuş bir yasadır. Bu yasanın amaçlarını yok edecek şekilde hukuksuz ve haksız faaliyet yürütülmesi mümkün değildir. 

Biz bölge insanı olarak sormak istiyoruz. 1555 kişi 140.000 dekar 1.sınıf tarım arazisi insan yaşamı sürdükçe yapılacak tarımsal üretim ve faaliyetler mi önemli 1-2 yılda bitecek mermer üretimi mi önemlidir. Bir bölgenin ve 1555 insanın yaşamı mı önemli iki kişinin sağlayacağı mermer rantı mı önemlidir.

Verimsiz bozkıra döndürülmüş topraklarımızın magnezyum, kalsiyumla kaplanmış tarım üretiminin yok edilmiş yeraltı suları ve havzaları kirletilmiş yok edilmiş hayvancılık üretiminin sona erdirilmiş, hayvan varlığı ve flora yapısı yok edilmiş bu bölge insanı olarak bizler hayatımızı nasıl sürdüreceğiz çocuklarımızın geleceğini nasıl sağlayacağız. Nasıl sağlıklı tarım ürünleri üreteceğiz. 

Bölgemizde ve tarım faaliyetlerin sürdürüldüğü tüm bölgelerde mermer maden taş ocağı faaliyetlerinin ve izinlerinin sonlandırılmasını istemekte ve bu çalışmaların sonlandırılmasını istemekteyiz. Bu konuda her türlü mücadeleyi yasal sınırlar içerisinde sonuna kadar yürüteceğiz. Bu konuda kararlıyız.”

Daha sonra vatandaşlara yemek ikramı yapıldı. 

Bu haber 825 defa okunmuştur.