Reklam
Reklam

İpek gibi bir girişimci hikâyesi

İpek gibi bir girişimci hikâyesi

İpek gibi bir girişimci hikâyesi
Editor: Murat Özünal
11 Temmuz 2020 - 11:22
Reklam

Hangimizin hayali değil, emekli olunca bir sahil kasabasına yerleşmek, ya da köyde bir taş evde yaşamak… Gürler Ailesi bu hayallerine kavuşurken, yaşadıkları bölge için neler yapabilirizin de peşine düşmüşler. Cihangül Gürler “şimdiki aklım olsa daha erken emekli olur gelirdim” dediği Ermenek’in İkizçınar Köyü’nde eşi Mete Gürler ile ipek böcekciliği ile uğraşıyor. Bölge halkı için yeni bir kazanç kapısının kapılarını aralayan Gürler çifti koşar adımlarla yaşadıkları Ankara’yı ise hiç özlemediklerini söylüyor.

EVLİYA ÇELEBİ’NİN SEYAHATNAMESİNDE ADI GEÇEN “ERMENEK BEZİ” YÜZYILLAR SONRA YENİDEN ÜRETİMDE

*Emekli olduktan sonra baba memleketine yerleşen emekli bankacı Cihangül Gürler eşi ile birlikte ipekböceğinden koza üretmeye başladı.

Ermenek İkizçınar Köyü’nde emekli bir girişimci kadın öyküsü, bölge halkı için de umut olmaya aday ipek gibi bir öykü…

Bu umut dolu hikâye; Ankara’da oturan emekli bankacı Cihangül Gürler’in (58)  eşi Mete Gürler ile 50 yıl sonra babasının memleketine yerleşmeye karar vermesi ile başlıyor. Çocukluğunda her yıl ailesi ile birlikte geldiği Ermenek ikizçınar Köyü’ne yerleşen Gürler çifti için yeni bir yaşam başlarken, beraberinde bölge halkına da yeni bir kazanç kapısının kapıları aralanıyor.

Öyle inançlı ve heyecanlı analatıyor ki Cihangül Gürler…

“Her yıl ailemle birlikte gelirdik köyümüze… Çok severdim burada olmayı, o nedenle kendimi buraya çok ait hissediyorum. İnsanın kendisini bir yere ait hissetmesi çok güçlü ve kıymetli bir duygu. O nedenle kendimizi enerjik ve iyimser hissediyoruz. Ankara’da hiç alışık olmadığımız bir duygu diyebilirim. Ankara’da her şey çok sanaldı, koşar adımlarla kavga eder gibi bir yaşamda çok şey kaçırdığımızı fark ediyorum. Büyük şehirlerdeki kariyer hırsı bazı duyguları yok sayıyor. O nedenle Ankara’yı hiç özlemiyorum.”

Küçük yaşlarda kaybettiği babasına hep hayran bir kız çocuğu olduğunu belirten Cihangül Gürler bölgenin ilk öğretmenlerinden birisi olan babasının yarım kalan hayallerini gerçekleştirmek istediğini söylüyor. Gürler “Babamla ilgili köylülerden 50 yıl sonra dinlediğim hikâyelerden çok etkilenip duygulandım. Babamın bu bölgede başlattığı bir misyon var. Yaşadığım bölgeye katma değer sağlayacak projeler ile bu misyonu devam ettirmek istiyorum. 50 yıl sonra köyüme babamın kızı olarak dönmek çok özel bir his…” diyor.

Koza üretiminde hedeflerinin markalaşmak olduğunu belirten Cihangül Gürler hikâyenin geri kalan kısmını şöyle anlatıyor:

“Annemin bir kutu kızıl darıya satın aldığı bahçesine yeni bir yuva yaptık. Ben taş bir evde doğmuşum, yeni yuvamız da taş bir ev, bölgede yeniden taş evlerin çoğalmasını çok isterim. Annemin çeyiz sandığındaki ipek çarşaflarda bir ömür aklım kaldı. Bölgede eskiden ipek kozası üretimi yapıldığını biliyorum. Hayallerim için ilk iş bir dut ağacı dikmek oldu. Bir dönem annelerimizin çeyiz sandıklarındaki ipek çarşafları neden bir Türk markası olmasın düşüncesiyle eşimle birlikte koza üretimine başladık. Burada tonajlı koza üretimi sağlayabilirsek, bunu marka haline getirmek, ihracat etmek gibi büyük hedeflerimiz var.”

Eşi Mete Gürler ise  ipek böcekciliğinin devlet tarafından desteklendiğini, masrafsız ve iyi para kazandıran bir iş olduğunu belirterek, "İpek böcekçiliği devlet desteği kapsamında olan bir iş. Kozabirlik sizin ayağınıza kadar böcekleri getiriyor. Siz sadece yılda 40 gün çalışıyorsunuz. Bir ayını besliyorsunuz, 10 günde de böcekler koza yapıyor. 40 günde işiniz bitiyor. Hiçbir maliyeti yok. Bizim burada böyle bir mekanımız olmadığı için çadır içinde yapıyoruz. Ama köydeki vatandaşlarımız bunu isterlerse evlerinin altında, ahırlarında, depolarında yapabilirler.40 gün sonunda Kozabirlik gelip ürünlerini teslim alıyor ve parayı bankaya yatırıyor" dedi.

Belediye Başkanı Atila Zorlu Gürler ailesinin girişmcilik hikayesini desteklediğini belirterek “ Ermenek'te 50-60 yıl öncesine kadar, evlerinin altında kendi çaplarında amatör ipek böcekciliği yapıldığını biliyoruz. Hatta Evliya Çelebi, seyahatnamesinde İstanbul'a giden ya da bölgedeki en kaliteli ipeklerin Ermenek'te üretildiğinden bahsediyor. Sıfır riskli, çok az çabayla yapılabilecek, sezon anlamında kısa sürede çok para kazanılabilecek bir iştir. Bölgede geçmişte ipek böcekciliği yapıldığından, bunu yaşatmak ve önünü açmak için belediye olarak kendimize görev bilip, yapılması gereken neyse yapacağız" diye konuştu. 

Cihangül Gürler emeklilere toplumsal değerlere sahip çıkılması noktasında çağrıda bulunarak “ emekli vatandaşlarımız eğitim, iş ve girişimcilik gibi tecrübelerini mutlaka iyi değerlendirmeliler. Bu hayat üzerinde tüm dünya insanlığı adına yapılacak çok güzel şeyler var. Evet, emekli olun ama evde oturmayın. Ürettikçe hem kendiniz mutlu olursunuz hem de sizden sonra gelecek kuşaklara faydalı izler bırakırsınız. Dünya hepimizin dünyası, hepimizin farklı görev ve sorumlulukları var. Eğer ölümsüz olmak istiyorsak güzel şeylerle anılmak amacımız olsun. Emeklilik; evde oturup, hiçbir işe yaramadan ölümü beklemek olamaz. Birbirimizden ilham alacağımız çok konu, üreteceğimiz çok iş var. Herkesi Torosların bakir ve şirin ilçesi Ermenek’e gönül rahatlığı ile davet ediyorum. İlçemiz tam bir emekli şehridir. Herkese sağlıklı, huzurlu ve üretimde seferberlik içinde olacağımız bir yaşam diliyorum” dedi. 

Bu haber 9927 defa okunmuştur.