Reklam
Reklam

Canhasan Höyüğü'nde 50 Yıl Aradan Sonra Kazı Çalışmaları Başlıyor

Cumhurbaşkanlığı’ndan Canhasan Höyüğündeki Kazı çalışmaları için izin çıktı. Kazı ekibi Başkanı Doç. Dr. Adnan Baysal “Bu Kazı Karaman’ın Uluslar arası Sesi olacak” dedi. Kazı çalışmalarının 1 Temmuz 2021’de başlayacağı öğrenildi.

Canhasan Höyüğü'nde 50 Yıl Aradan Sonra Kazı Çalışmaları Başlıyor

Cumhurbaşkanlığı’ndan Canhasan Höyüğündeki Kazı çalışmaları için izin çıktı. Kazı ekibi Başkanı Doç. Dr. Adnan Baysal “Bu Kazı Karaman’ın Uluslar arası Sesi olacak” dedi. Kazı çalışmalarının 1 Temmuz 2021’de başlayacağı öğrenildi.

Canhasan Höyüğü'nde 50 Yıl Aradan Sonra Kazı Çalışmaları Başlıyor
Editor: Sultan Akbulut
15 Haziran 2021 - 13:59

Karaman’ın Kuzeydoğusunda yer alan eski adı Can Hasan olan yeni adı Alaçatı Köyü yakınlarındaki Can Hasan Höyüğü’nde 1970’lerdeki Kazı çalışmalarının ardından 50 Yıl sonra yeniden Kazı çalışmaları yapılacak.

Karaman’ın Tarih ve Kültür başta olmak üzere bir çok konusunda önemli fikirler ve projeler oluşmasında öncülük eden KARTAP Topluluğunun ortaya koyduğu ve kişisel ilişkiler ile Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Tarih Öncesi Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Adnan Baysal’ın Kültür Bakanlığı nezdinde yaptığı girişimler sonucu Bakanlığı izni ve desteği ile Cumhurbaşkanlığı’ndan istenen Kazı izninin de alındığı öğrenildi.

Dünya’daki ilk yerleşim yerlerinden biri olarak kabul edilen ve daha önce yapılan kazılarda bu yönde önemli eserler çıkartılan Can Hasan 3 höyüğündeki Kazı çalışmaları ile ilgili Kazı çalışması ekip başı olan Doç. Dr. Adnan Baysal ile yaptığımız görüşmede; “50 Yıl aradan sonra Can Hasan 3 Höyüğünde Kazı çalışmaları için Kültür Bakanlığımızın izni ve desteği, Cumhurbaşkanlığı’mıza yapılan Kazı izni de çıktı.

1 Temmuz 2021 tarihinde Üniversitemiz Arkeoloji Bölümü ekibi ile gelerek öncelikle bölgede bir inceleme, yerel bir organizasyon yapıp plan plan ve projeler oluşturarak kazı çalışmalarına başlayacağız.

Bölgede 70’li yıllarda İngiliz ekibinin yaptığı kazılarda önemli eserler çıkartılmıştı. İnanıyorum ki bu Kazı Karaman’ın Uluslar arası Sesi Olacaktır.” dedi.

CAN HASAN HÖYÜĞÜ (Kaynak Uğur Erkan)

Canasan Höyükleri (I, II ve III), Karaman’ın 15 km kuzeydoğusunda bulunmaktadır. Canasan bölgesinde 3 ayrı höyük bulunmuştur. Canasan I Höyüğü (Tescil ve Karar No: 13.02.1986-1879); Geç Neolitik (M.Ö. 6000) ve Kalkolitik Çağ (M.Ö. 5500-3000), Canhasan II Höyüğü (Tescil ve Karar No: 20.03.2006-808); Hellenistik, Roma ve Bizans dönemleri, Canhasan III Höyüğü (Tescil ve Karar No: 20.03.2006-808); ise Neolitik Çağ’da yerleşime sahne olmuştur.

Canasan I Höyüğü’nün çapı yaklaşık 400×400 metredir. İngiliz Arkeoloji Enstitüsü’nden Dr. David Henry FRENCH (1933-2017) başkanlığında yapılan kazılarda, 7 yapı katı tespit edilmiştir. Bunlardan 7-4 arası Geç Neolitik, 3-1 arası katlar Kalkolitik Çağa aittir. Canasan I’de binalar bölgenin şartlarından dolayı kerpiç kullanılarak, dikdörtgen veya kare odalar inşa edilmiştir. İnşa tekniğinde ağaç destek ve payanda duvarları kullanılmıştır. Evlerde duvar ve tabanlar çamur sıva ile sıvanmış, üzeri kırmızı asi boyası ile boyanmıştır. Evler iki katlıdır. Alt kat depolama için üst kat ise yaşamda kullanılmıştır. Bölgeye yakın diğer yerleşim yeri olan Çatalhöyük’te de görüldüğü üzere binalara girişler tavandan yapılmaktadır.

Kalkolitik çağ yapı katlarında gri veya açık siyah renkli zemin üzerine, kazıma tekniğinde motiflerle bezenmiş çanak çömlek, açık renk üzerine kırmızı renkte boya ile bezenmiş çanak çömlek ve koyu kahverengi veya koyu kırmızı renkte düz parlatılmış çanak çömlek bol olarak kullanılmıştır. Küçük buluntular içerisinde; kıymetli taslardan gerdanlık, midye kabuğundan kolyeler, kemikten yapılmış bilezik ve süs eşyaları ile figürler bulunmaktadır. Burada yasayan insanların Yakın Doğu ve Mersin bölgesi ile ilişkileri saptanmış olup, tarıma ve hayvancılığa dayalı bir ekonomilerinin olduğu bilinmektedir. Höyük M.Ö. 4300 tarihlerinde terk edilmiş, uzun süre boş kaldıktan sonra Hellenistik, Roma ve erken Bizans Dönemlerinde yeniden yerleşime sahne olmuştur.

Canasan II; köyde, Canasan I Höyüğü’nün güneyindedir. Canasan I Höyüğü ile bu höyük arasında Sudurağı yolu geçmektedir. Esasen Canasan II’de yerleşme Canasan III Höyüğü’nde çanak çömleksiz Neolitik çağda başlamış, yerleşme daha sonra Canasan I ve Canhasan II höyüklerinde devam etmiştir. Canasan II Höyüğü’nün çapı yaklaşık 100×100 metre yüksekliği ise 7-8 metredir. Roma ve Bizans dönemi yerleşmesine sahne olmuştur.

Canasan III Höyüğü; 1969-1970 yıllarındaki kazı çalışmaları sonucunda ortaya çıkarılmıştır. Seramik öncesi çanak çömleksiz Neolitik Çağa (M.Ö. 6500-6400) tarihlendirilmiştir. Bununla birlikte radyokarbon tarihleme yöntemi sonucu M.Ö. 7660-6610 olarak görülmektedir.

Yaklaşık 100 m çapında ve 6 m’yi aşan yüksekliğe sahiptir. 2,25 metresi toprak üstünde; 4,5 metresi toprak altında; bunun 2.50 metresi ise yer suyu içinde kalmaktadır. Kesintisiz 7 katlı yapı tespit edilmiş, çanak çömleksiz M.Ö. 6500’lü yıllara Neolitik döneme tarihlendirilmiştir.  Yapılar hiç taş kullanılmadan kerpiç, balçık, bol saz, saman ve ot ile karıştırılan balçık topraklarından inşa edilmiştir. Bir plüvial gölün kıyısında, göl kuruduktan sonra kuruduğu anlaşılmaktadır. Canasan III yerleşmesi; Çatalhöyük kültürünün öncüsü olabilecek buluntu yerlerinden biridir.

Canasan III’de bulunan hayvan varlığı kalıntılarına göre; yerleşme bir göl kıyısından ve ormanlık alandan çok; kuru ve otluk bir arazide yer almaktadır. Kömürleşmiş ağaç kalıntıları ise; bitki örtüsünün step ağırlıklı olduğunu, ormanlık alanların ancak akarsular boyunca bulunduğunu göstermektedir.

Yapılan araştırmalar sonunda, Canasan topluluğunun besin ekonomisi yönünden tahıllara ve evcil hayvanlara bağlı olarak yaşadığı söylenebilir. MÖ. 7. Bin yılın ikinci yarısında besin üreticiliği yönünden ileri düzeyde bir ekonomiye sahip olduğu söylenebilir.

Canhasan III Höyüğü: Kesintisiz 7 katlı yapı tespit edilmiş, çanak çömleksiz Neolitik döneme tarihlendirilmiştir.  Höyükteki yapılarda kerpiç ve tuğla kullanıldığı tespit edilmiş,  dikdörtgen planlı konutlarda genellikle “Pise” tekniğinin kullandığı belirlenmiştir.

Yerel olarak Kanaçyuğ adıyla bilinir. Plüvyal bir gölün kurumasından sonra; kıyısına kurulduğu saptanan Can Hasan III yerleşmesi; yaklaşık 100 m çapında ve 6 m'yi aşan yüksekliğe sahip bir höyüktür. 2.25 metresi toprak üstünde; 4,5 metresi toprak altında; bunun 2.50 metresi ise yer suyu içinde kalmaktadır. Can Hasan III'de bulunan hayvan varlığı kalıntılarına göre; yerleşme bir göl kıyısından ve ormanlık alandan çok; kuru ve otluk bir arazide yer almaktadır. Kömürleşmiş ağaç kalıntıları ise; bitki örtüsünün step ağırlıklı olduğunu, ormanlık alanların ancak akarsular boyunca bulunduğunu göstermektedir.

1969-1970 yılları arasında İngiliz Arkeoloji Enstitüsü adına David H. French başkanlığında kazılar yapılmıştır.  Canhasan III; seramik öncesi bir yerleşimdir. French, yerleşmeyi MÖ 6500-6400 yıllarına tarihlendirmektedir. Bununla birlikte radyokarbon tarihleme yöntemi sonucu MÖ 7660 – 6610 olarak görülmektedir.

Kazı çalışmalarında yaklaşık 70 bin yontmataş malzeme ele geçmiştir. Bunun 3.500 adeti alettir. Kullanılan malzeme genellikle obsidiyendir, çakmaktaşı azınlık olup çoğu orak – bıçakların yapımında kullanılmıştır. Cilalı taş baltalar, cilalı gerdançeler ve boncuklar bulunmuştur.

Kazılarda ulaşılan hayvan kalıntıları, rastlanma sıklığına göre sığır, koyun, keçi, geyik, karaca, yabani eşek, domuz, tavşan, köpek, kurt, kaplumbağa, yılan, kuş, küçük kemirgenler ve balıktır. Höyüğe yerleşen topluluğun evcilleştirme konusunda ulaştığı seviye kesin olarak bilinmemekte ise de sığır muhtemelen evcildir. Diğer yandan domuzun yabani olduğu kesin bilinmektedir.

Yerleşmede yabani einkorn buğdayının tek ve çift tohumlu iki cinsinin tarıma alındığı, emmer buğdayı, ekmeklik buğdayın (Triticum aestivum) iki cinsi, makarnalık buğday (Triticum durum), çavdar otu, iki sıralı kavuzlu ve yalın arpa, mercimek ve büyük taneli baklagiller ile ceviz, çitlenbik, yabani üzüm ve pek çok bitki türünün tüketildiği anlaşılmaktadır.

HABER: Yasemin KÜÇÜKCİCİBIYIK

Bu haber 2894 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum