Yûnus Emre Dîvânı Karaman Nüshası Yûnus Emre’nin Sağlığında 1300’de Yazıldı
“Geldiydi, gelecekti, satılacaktı, devlet el koydu” haberleri geçen yıl gündemi oldukça meşgul etti. Ağzı olan herkes konuştu. Sonra haberler bıçak gibi kesildi. Şimdi bir başka yönüyle Yûnus Emre Dîvânı Karaman Nüshası yine gündemde! En eski nüsha deniliyorken daha kesin ifadelerle ve güçlü bir sesle “Karaman Nüshası, Yunus Emre’nin sağlığında yazıldı, hatta asıl eser!” diyor, Yusuf Yıldırım. Uluslararası Türk Dünyası Dergisi’nde yayınlanan geniş ve ayrıntılı makalesinde bu görüşü destekleyen birçok tespiti ve gerekçeyi sıralıyor. Ama bu konunun bir de halkın anlayacağı dille söylenmesi gerekli. Ayrıca Karaman Nüshası’na dair bazı sorular da henüz yanıtını almadı, alamadı: Karaman Nüshası, Karaman’a getirilmedi mi getirilemedi mi? Kültür Bakanlığı, elinde bulundurduğu beş ay boyunca eserle ilgili ne yaptı ne yapmadı? Tüm bu konuları Yusuf Yıldırım ile konuşacağız! Karaman Nüshası nedir, diğer Yunus Emre nüshalarından farkı nedir? Yunus Emre Divanı'nın günümüze ulaşmış birçok el yazması nüshası vardır. Bunların en bilinenleri Karaman, Raif Yelkenci, Fatih, Bursa, Yahya Efendi ve Nur-ı Osmaniye nüshalarıdır. Karaman Nüshası ise bu nüshalar arasında mimarisi (metin kurgusu), yazısı, imlası, dili ile ayrı ve üstün bir yerde durmaktadır. Diğer nüshalarda bulunmayan biricik özelliklere sahiptir. Son yayınlanan geniş ve ayrıntılı makalemde sadece imlasına (yazımına) ait özellikler 41 sayfada ele alınmaktadır. Karaman Nüshası’nı aslından son gören uzman siz oldunuz? Evet. Sayın Ertuğrul Kayserilioğlu Bey ile 2025 Mayıs ayı içinde bir süreç değerlendirmesi yaptık. Haziran sonunda da kendisiyle Cihangir’deki evinde buluştuk. Kız kardeşi Neslihan Hanım da vardı. Ben bu toplantıda yaklaşık 5 saat kadar divanı inceledim. Eserin cildi, kâğıdı, filigranı, yazısı hakkında Ertuğrul Bey’e teknik bilgilerimi de aktardım. Maddi değerinin çok çok daha fazla olduğunu da söyledim. Ben divanı inceledikten iki ay sonra da eser, yeni sahibine resmi tutanakla satıldı. Ertuğrul Kayserilioğlu, Yusuf Yıldırım, Yûnus Emre Dîvânı Karaman Nüshası'nı birlike incelerken. 26 Haziran 2025 Cihangir İstanbul Fotoğraf: Yusuf Yıldırım Karaman Nüshası’nın Yûnus’un sağlığında yazıldığı konusuna geçelim mi, ne dersiniz? Ben zaten 2012 yılından bu yana Karaman Nüshası’nın “Yunus Emre’nin asıl divanı” olduğunu cesurca ve açıkça söylüyorum. Son makale ise bunun gerekçelerini ve nedenlerini sadece imlası üzerinden açıklar durumdadır. Nasıl ki, bir ürünün dönemini ya da yılını özelliklerinden tahmin edebiliyorsak Osmanlı Türkçesi ve Eski Anadolu Türkçesi metinlerinin dönemini taşıdığı özelliklerden belirleyebiliyoruz. Karaman Nüshası da özellikle hattı (yazısı) ve imlası ile bir 13. yy yazma eseridir. Hattı bakımından: Son incelemelerime göre Karaman Nüshası'nın yazısı, Yakut el-Mu'tasım hattıyla birebir örtüşüyor. Bu hat 13. yy’da gelişmeye başlamıştır. Bunun yanında Karaman Nüshası, nesihî ve reyhanî hattı birlikte, çift hatla yazılmış bir yazma eserdir. İmlası bakımından: 13. yüzyıl, Anadolu'da Oğuzca’ya dayalı yeni bir dilin inşa edildiği dönemdir. Bu dönemde Eski Türkçe sözcükler hâlâ yaşatılmakta, imla bakımından pek çok yöntem denenmektedir. Karaman Nüshası bu geçiş döneminin tüm izlerini taşır. Birkaç somut örnek şöyle: "Tanrı" sözcüğü için hem “Tenri” hem “Tengri” biçimleri bir arada kullanılmış. Tengri biçimi Eski Uygur İmla Geneleği’ne ait yazımdır. Yine bazı sözcükler çift biçimli yazılmış: hep/heb/hib, hiç/hic, gerçek/gercek/gircek. Eski Anadolu Türkçesinde ç ve p ile yazılan sözcükler, Uygur imlasında c ve b ile yazılır, bu özellik yalnızca 13. yüzyılda görülür, sonrasında görülmez. Aynı sözcüğün Eski Türkçe ve Eski Anadolu Türkçesi biçimleriyle bir arada kullanılması da 13. yüzyıl sonuna, yani geçiş dönemine işaret eder. En iyi örnekler; “görer/görür”, “demir/demür” ve “yavı/yavu” dur. Yazınızda çok önemli bir bulgu var. "Bir ünsüzü çift ünlü ile seslendirme" ne demek, bu neden bu kadar önemli? Bu özellik tek başına Karaman Nüshası'nın 13. yüzyıl yazması olduğunu kanıtlamaya yeter de artar da! Karaman Nüshası'nda bazı sözcükler, biezer (bėzer), garbæ (garbė), biriümüz (birümüz), kaaş (kāş) biçiminde çift ünsüzle yazılmış. “Yanlış yazım mı, neden bir ünsüze iki ünlü yazılır?” diye sorulabilir. İki durum söz konusudur: kapalı e ile uzun a'nın gösterimi ya da bir sözcüğün iki ağızdaki söylenişinin tek yazımda gösterilmesi. Bu yöntem yalnızca 13. yüzyılda ve Türkçe'nin ilk büyük yazılı eseri olan Dîvanü Lügâti't-Türk'te görülür ki, onun günümüze ulaşan tek nüshası 1265 tarihlidir. 1300 sonrasında bu imla yöntemine başka hiçbir Yunus Emre Divanı nüshasında rastlanmaz. Karaman Nüshası, Yûnus’un asıl divanı mıdır? Bilimsel nesnellik “Karaman Nüshası, Yûnus’un sağlığında yazılmış bir 13. yy eseri” tespitiyle sınırlar. Ama şu sorular da tartışmaya açıktır. Karaman Nüshası asıl eser midir, taslağı mıdır ya da ilk eser denemesi midir? Bir de dolaylı deliller ile kaynaklar var. Bilindiği gibi Yûnus Emre üzerine sahadan ve tarih literatüründen en sağlam deliller, belgeler, kaynaklar Karaman ilişkilidir. Yunus Emre Camii’nin mihrabı Yûnus Emre dönemindendir. Yunus Emre Camii Haziresi’nde Yunus Emre döneminden tarihli, tarihsiz mezar taşları vardır. Karamanoğulları vakfiyelerinde ve Osmanlı Arşivi belgelerinde tartışılmaz sağlamlıkta Yunus Emre belgeleri ve bilgileri var. Ayrıca ve çok önemlidir ki, tarihte Yûnus Emre’yi ve Yûnus Emre Dîvânı’nı yerinde tespit eden ilk ve tek kişi Evliya Çelebi’dir. Bu sebeple Evliya Çelebi’nin 1671 yılında geldiği Karaman’da, Yunus Emre Camii’ni ziyaretindeki kaydettiği notları da doğru okumak gerekiyor. Bu çerçevedeki deliller ve kaynaklar eşliğinde Yûnus Emre’nin divanını Karaman’da yazdığını ya da tamamladığını söylemek daha kolaydır. Alanda çalışmaya tepkiler nasıl? Tam da beklenildiği gibi. Çok merak edilen, heyecan veren ve son derece olumlu bulunan bu çalışma, Eski Anadolu Türkçesi, Yunus Emre uzmanları ile doğrudan paylaşıldı. Prof. Dr. İskender Pala Bey (Cumhurbaşkanlığı Kültür Danışmanı), Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç Bey (İRCİCA Direktörü), Prof. Dr. Turan Karataş, Prof. Dr. Erdoğan Boz, Prof. Dr. Haşim Şahin, Doç. Dr. Harun Şahin (Türk Dil Kurumu Başkan Yardımcısı) sadece bazıları. Konuya doğru ve sağlıklı bakanlar için Yunus Emre çalışmalarında doğrultu, “Yunus Emre’nin özgün düşüncesine en uygun nüsha hangisi” olduğundan bu çalışma uzmanlarca memnuniyetle karşılandı. Ayrıca Türkiye’nin en büyük akademik platfromu DERGİPARK’ta makale yayına girdiği gün yüzlerce kişi tarafından indirildi ve okundu. Halen de yüksek ilgiyle indiriliyor ve okunuyor. Bu yoğun ilgi; hem çalışmanın ne kadar özgün hem de Yunus Emre çalışmalarında nitelikli ve üst düzey çalışmalara ne kadar ihtiyaç olduğunu göstermiştir. Bu makaleyi çalışmak iğneyle kuyu kazmak gibi… Makalenin ön hazırlık evresi 6-7 yıllık bir geçmişe sahiptir. Bu makale için Karaman Nüshası sadece son 1 yıl içinde 6 kez baştan sona okundu. 28.300’ü aşkın sözcük tek tek imla bakımından incelendi ve onlarca sayfa not alındı. Makaleyi hazırlamak da bir o kadar sancılı geçti. Öyle ki çalışma için 2.000’i aşkın örnek alındı. Belki 1.000 örnek daha alınabilirdi. Örnekleri sınıflandırmak ve uygun başlıklar altında ele almak için literatürden onlarca kitap ve makale incelendi. Makalede görüleceği üzere bazı örnek toplulukları, 9 katmanlı alt başlıklar altında ele alınmıştır. Sadece bununla yetinilmedi. Eski Anadolu Türkçesinin duayen hocaları ile birlikte çalışıldı. Çalışma, Manisa Celal Bayar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe İlker Hoca’nın danışmanlığı ve denetiminde sonuçlandırıldı. Yine Niğde Ömer Halis Demir Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Meryem Arslan da büyük emeklerle makalenin yayınına katkı verdi. Manevi sahibi benim demiştiniz, bir yazınızda! Bu söz, bencil bir sahiplenme değildir, hem bir adanmadır hem de özverili çalışmanın adıdır. Onu gerçek anlamda ayrıntılı ve derinlikli çalışacak olan ve değerini koruyacak olan benim demektir. Herkes Karaman Nüshası’nı çalışabilir çünkü Karaman Nüshası herkesindir, evrensel değerdir, kültürel mirastır. Ne var ki, şimdiye kadar Karaman Nüshası’nı nitelikli, özgün ve üst düzey çalışma yapan olmadı. Allah mahcup etmesin; tüm özelliklerini ve yönlerini içine alan yaklaşık 1500 sayfalık ve aslından ilk olacak bir yayını da bu yıl içinde yapacağız… Yusuf Yıldırım, Yûnus Emre Dîvânı Karaman Nüshası'nı birlike incelerken. 26 Haziran 2025, Cihangir İstanbul Fotoğraf: Yusuf Yıldırım 2024’ün sonundaki Karaman Nüshası’nın müzayedesi tantanalı ve sancılı geçti. O zaman gerçekte ne oldu? Devlet bu süreçte nasıl bir rol oynadı? Kültür Bakanlığı ne yaptı? Ertuğrul Kayserilioğlu Bey, 2024 yılının Mayıs ayında, uygun şartlarda Karaman Nüshası’nı Karaman’ın alması için teklif etti. İstenilen sonuçlar oluşmazsa müzayedeye gideceğini kibarca söylemişti ve öyle de oldu. Müzayede şirketi 13 Kasım 2024'te eserin müzayede sürecini başlattı. Bu durum kamuoyunda büyük ilgi uyandırdı. İstanbul merkezli bir grup “eser vakıf kaydı var, vakıf malıdır, devlet bu nüshayı almalı” biçiminde gerçek olmayan bir iddia ortaya attı. Kültür Bakanlığı rüçhan hakkını kullanarak eseri incelemeye aldı. Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı bünyesinde oluşturulan kurul, eseri incelemek, değerini belirlemek ve fiyat biçmek üzere birkaç kez toplandı. Ancak Bakanlık, maddi değerinin çok altında bir fiyat teklif etti. Aile bu teklifi reddetti ve 2025 Mart ayı sonunda divan tutanakla sahibine iade edildi. Kurulun kimlerden oluştuğu ve nasıl bir rapor hazırladığı açıklanmadı. Önemli bir eksiklik şudur: Devlette kaldığı beş aylık süreçte eserin kâğıdına ve mürekkebine fiziksel analiz yapılmadı. Bu analiz yapılsaydı Karaman Nüshası'nın tarihlendirme sorunu bilimsel olarak kesin biçimde çözülürdü. Kâğıt ve mürekkep analizinin 1290–1300 tarihleri arasını göstereceğinden eminiz. Bu arada kamuoyunda yanlış bir algı oluştu: “Devlet yazma esere el koydu, artık devletin oldu.” Oysa yasal olarak her Türkiye vatandaşı, tescilli olmak koşuluyla bir yazma eseri elinde bulundurabilir ve alıp satabilir. Devlet bir yazma esere zorla el koyamaz. Sonra Karaman Nüshası bir sessizliğe büründü! Niye konuşulmaz oldu? Cevap çok basit. Karaman Nüshası'nı gündeme taşıyan nedenler ve gerekçeler sonlandı, meraklı alt kitle için ilgi kendiliğinden söndü. Karaman, Karaman Nüshası’nı alamaz mıydı? Şimdi bu acı bir konu, acı bir durum. Karaman Nüshası müzayedesi süreci, Karaman için bir turnusol kâğıdı işlevi gördü. Karaman, Karaman Nüshası’nı nasıl alamayacağını kanıtladı, gösterdi. Bunun altında yatan temel sebep ne acı ki, Karaman’ın bir Yunus Emre politikası olmadığı gibi Yunus Emre Divanı Karaman Nüshası politikası yok. Dolayısıyla kurumsallık yok, profesyonellik yok, liyakat yok. Karaman Nüshası şu an nerede? Müzayede şirketi tarafından yaklaşık dört ay sürdürülen görüşmeler sonunda eser, Kocaeli'nde bir firma sahibi olan iş insanı-yazar-koleksiyonere satıldı. Satış, 2025 Ağustos ayı sonunda Türk İslam Eserleri Müzesi'nde, resmi görevliler gözetiminde gerçekleşti. Böylece 1922–2025 yılları arasında Kayserilioğlu ailesi elinde olan Karaman Nüshası, 103 yıl sonra yeni sahibine geçmiş oldu. Yeni sahibi eserle ne yapacak? Aktarılan bilgilere göre yeni sahibi önce Karaman Nüshası'nı kapsamlı bir restorasyona aldırdı; restorasyon bu tarihlerde tamamlanmış olmalıdır. Sakarya'da kuracağı ve muhtemelen bu Haziran ayında açacağı müzenin önemli eserlerinden biri Karaman Nüshası olacak. Ayrıca yüksek çözünürlüklü dijital kopyası da ziyaretçilerin erişimine açık olacak. Son olarak okuyuculara ne söylemek istersiniz? Şu mesajları akl-ı selimlere gönderelim: "Karaman Nüshası, kâğıdıyla ve mürekkebiyle 1300'den beri konuşuyor. Soru şu: Biz ne zaman dinlemeye başlayacağız?" "Yûnus Emre'yi anlamak için önce onu tanımak gerekir. Karaman Nüshası bunun en doğrudan yolu. Bu yolu açık tutmak, bizim borcumuzdur." “Bilim sabırlıdır. Karaman Nüshası'nın gerçek değeri er ya da geç tescil edilecek, benim işim o günü yakınlaştırmak.” Karaman gerçekten ve samimi niyetlerle Yûnus Emre’ye sahip çıkmak istiyorsa şunları yapmak birincil ve asli görevdir: Yunus Emre Müzesi ve Yunus Emre Araştırma Merkezi. Tabi ki, bütçeli, planlı programlı. Tabela ile değil. Bu çalışmada engin bilgilerini ve manevi desteklerini esirgemeyen Prof. Dr. Ayşe İlker Hanım’a, Doç. Dr. Meryem Arslan’a ve Karaman Nüshası’nı aslından görerek incelememi sağlayan Sayın Ertuğrul Kayserilioğlu’na çok çok teşekkür ederim.