YÖRÜK OĞLUNUN BAŞARISI
Telefonu açtım, yetmiş üç yaşlarında tanıdık bir Yörük oğlu, sesine bütün sevincini ve heyecanını yüklemiş, “Kazandım, hocam kazandım, valla billa kazandım” diyor. Ne kazanmış olabilir? İnsanı bu kadar sevindiren ne olabilir? Leyla’sına kavuşan Mecnun, bu kadar sevinç narası atıp çölü sesiyle titretti mi acaba? Bu sene Türkiye’nin en zengini ilan edileni, bu kadar sevinmiş olabilir mi? Şampiyonluk getiren son gölü atan futbolcu, bunun kadar sevindi mi ki? Tuşla, dünya şampiyonluğunu kazanan güreşçi, birincilik ödülü kürsüsünde, madalyası takılırken bu kadar sevindi mi? Telefonu açan ve sevinen bu adamı, beş yıldır telefondan tanırım. 65 yaşında mahkemede memurluktan emekli olmuş. Emekli olunca boş durmamış, Rabbimizin bize neyi nasıl yapacağımızı öğreten kitabı Kur’an-ı Kerim’in manasını bulabildiği tefsirlerden okumaya başlamış. Ramazan ayında TRT 1’de yayınlanan Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nda 76 yaşında birinin yarışmaya katıldığını, bir senede ezberlediğini duyunca bunda şafak atmış ve hemen o gün, “Ben de hafız olacağım” diyerek karar aşamasında yine telefonda, “Başarabilir miyim” dediğinde, “Sen kararlı bir adamsın, başarırsın” dedim ve hemen başlamış. Bir ilin hafızlık imtihanına katılmış, sordukları her soruyu eksiksiz cevaplamış ama “Sen bu yaştan sonra ne yapacaksın belgeyi” diyerek belge vermemişler. Rekora koşan bir koşucunun önünde beliren havadaki kartalın gölgesi bile engeldir. Jüri, hurufattaki eksikliğini, gayretiyle tamamlayıverselerdi ne olurdu? Verecekleri belge yalnız duvara asılacak, kabirde ona faydası olmayacak ama başkalarına özendirme vesilesi olacaktı. Telefondan tanıdığım bu değerli insanla yüz yüze gelmek 2025’te nasip oldu. Başka bir ilde oturan bu zatı ziyaret için hanımla beraber yola çıktık. Hafızlık hediyemizi de aldık, tanışmak için Ağustos’un sıcağında, dağın en serin yerinde bulduk. Tabii haberli gittik, komşuları da haberdar etmiş hepsi birden karşıladılar ve birlikte sevindik. Ama hâlâ o, Hafızlık Belgesi peşinde. Belge vermemeleri, çok koymuş ona. “Verseler ne eksilirdi” diyor. Tahminime göre kaybetme sebebi harflerin çıkışına dikkat edememesi. Görüştüğüm il müftülerine, “Bunlar yaş nedeniyle imam veya müezzin olmayacaklar, eğer başarmışsa bir belge veriverseniz onu tanıyanları da gayrete getirirsiniz, ezberlemişlerse belgeyi veriniz” diyorum. Dünkü gelen telefonda, “Kazandım, hocam kazandım, valla billa kazandım” diyor. Bir ilimizde imtihana katıldığını, beş yerden soru sorduklarını ve beşini de takır takır okuduğunu, 73 yaşında hafız olduğunu belgeyle ispat ediyor, belgeyi çerçeveletecek, duvara asacak çocuklarına ve torunlarına da gösterecekmiş. Dağlarda yürüyüşe çıktığında, yürürken, otururken, arabada giderken her yerde ve zamanda yanında Mushaf taşımaktan kurtulmuş, ezberden okuyup gidecekmiş. Allah celle celalüh, sayılarını artırsın, iki dünyasını güzel eylesin.