YARIN BAYRAM
Yarın bayram. Bilmem neden, ince bir sızı var içimde. İnce ama çok acıtıyor içimi. Bu da geçen yıllardan, eksilen sıcaklıktan, azalan samimiyetten, dağılan “biz olma” duygusundan kaynaklanıyor sanki. Eskiden bayramlar biraz da aynı sofraya oturabilmenin, aynı kapıyı çalabilmenin, aynı sevinçte birleşebilmenin adıydı. Şimdi ise insanlar kalabalıklar içinde bile yalnız kalabiliyor. Belki özlediğimiz şey tam da o kaybolan birlik ruhu… O ruh tamamen de kaybolmuş değil. Onu yaşatan insanlar var oldukça, yeniden güçlenme ihtimali de hep var… Bayram; sadece yeni elbiseler, kurulmuş sofralar ve kalabalık ziyaretler değildir… Bayram; daha çok, kırgın bir gönlü hatırlamak, bir çocuğun yüzünü güldürmek, yaşlı bir elin sıcaklığını hissetmektir. Umarım bu bayram; sadece sofraları değil, kırılmış gönülleri de bir araya getirir. Bazen bir güzel söz, bir içten ziyaret, bir samimi selam bile insanların birbirine yeniden yaklaşmasına vesile olur aslında. Bayramların en kıymetli tarafı da belki budur. Gelin, bu bayramda eskiden olduğu gibi, yine samimiyetle; kapıları değil gönülleri açalım. Çocuklara sevgiyi, büyüklere saygıyı gösterelim. Birbirimize kardeşliği yaşatalım. Çünkü bayram; insanın insana yeniden “biz” diyebilmesidir. Herkese sağlık, huzur, bereket ve gönüllerin yeniden yakınlaştığı güzel bir bayram diliyorum. Gönlümüzdeki o sıcaklık ve birlik duygusu eksilmesin. Hep birlikte nice huzurlu bayramlara inşallah…