VAH GARİP TÜRKÇE'M
Gazetedeki dünkü köşe yazımda “ters ayıklama” diye bir kavram kullandım. Zaman zaman günün ruhuna uygun olarak bazı terim ve kavramları özellikle kullanırım. Hem yazının anlatım gücünü nesnel olarak etkilesin hem de çok kullanılmayan bu kavramlar dolaşıma girsin isterim. Hani Atila İlhan’ a demiler ya; “Hocam, biraz ağır olmuyor mu yazılarınız? Gençler bazı yerleri anlamıyorlar galiba” demişler, o da “öğrensin keratalar” demiş ya. Biraz da yazar olarak böyle bir süreci istiyoruz. Okuyucu bazen sözlük, yazım kılavuzu veya terim ve deyimler sözlüklerine bakmak zorunda kalsalar ne olur? Kendisi kazanır. Yazıyı yazdıktan sonra merak ettim ve internette “ters ayıklama” nın karşılığına bakayım dedim. Ara ki bulasın. “Negatif Seleksiyon” yazarak tekrar aradım. Bir sürü var. Birisi Türkçe sözcükler kullanılarak yazılmış, diğeri Avrupa dillerinde. Türkçe olan sözlüklerde yok. Yabancı olanı var. Niye? Çünkü Türkçe olanı kullanımda değil. TDK’ nın da pek umurunda olmamış belli. Ters ayıklama “iyi olanın cezalandırılması, kötü olanın ödüllendirilmesi” diye izah edebileceğimiz bir kavram. Örneğin, devlet, şirket yönetimlerinde ehil olanın değil taraf olanın yer alması gibi durumlar için kullanılır. Kullanım alanı geniştir. Ama Türk aydını Türkçe’ yi sevemiyor bir türlü. Ruhunda bir sorun var. Vah garip Türkçe’m. Toplumu omuzlarından tutup sarsmak bile artık kâr etmiyor. Savaşı cehalet kazanıyor. Umudum da artık negatif (!) sinyaller veriyor.